<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kilo - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/kilo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Feb 2025 18:21:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Kilo - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yanlış sırayla yemek yiyorsanız kilo vermeniz zorlaşabilir!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 18:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Karbonhi̇drat]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Lifli Gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2347</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Soydemir, yemekleri belirli bir sırayla yemenin kan şekerini dengelemeyi ve kilo kontrolünü sağladığını söyledi. Buna göre önce lifli gıdaların, ardından proteinlerin ve en son olarak da karbonhidratların yenilmesini ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir/">Yanlış sırayla yemek yiyorsanız kilo vermeniz zorlaşabilir!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Soydemir, yemekleri belirli bir sırayla yemenin kan şekerini dengelemeyi ve kilo kontrolünü sağladığını söyledi. Buna göre önce lifli gıdaların, ardından proteinlerin ve en son olarak da karbonhidratların yenilmesini tavsiye etti.</p>
<p>Yemek yeme sıralamasının tokluk mekanizması ve kilo verme süreci üzerindeki etkileriyle dikkat edilmesi gereken önemli bir konu olduğunu vurgulayan Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Soydemir <strong>&#8220;Yapılan bilimsel araştırmalar, yemekleri belirli bir sırada tüketmenin kan şekerinin dengelenmesine, tokluk hissinin uzatılmasına ve kilo kontrolünü kolaylaştırılmasına yardımcı olduğunu göstermektedir&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Öncelikle lifli gıdaları tüketmek, daha sonra proteinlere ve en son karbonhidratlara yer vermenin sıralamada en etkili yöntem olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Soydemir bu sıralamanın, kan şekerindeki ani yükselişleri önlerken sindirimi daha yavaş ve kontrollü hale getirdiğini söyledi. Sebzeler ve tam tahıllar gibi lifli gıdaların mideyi doldurarak tokluk hissinin erken başlamasına yardımcı olduğunu; proteinlerin ise sindirimi yavaşlatarak uzun süre tokluk sağladığını belirten Diyetisyen Soydemir en son tüketilen karbonhidratların ise bu denge sayesinde kan şekerini ani bir şekilde yükseltmeden enerji verdiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>&#8220;KAN ŞEKERİNİ DÜZENLER, KİLO KONTROLÜ SAĞLAR&#8221;</strong></p>
<p>Bu yöntemin pratikteki uygulamasına örnek veren Diyetisyen Soydemir <strong>&#8220;Bir öğünde önce sebze yemeği veya salata gibi lif açısından zengin gıdalar tüketilebilir. Ardından protein kaynağı olan tavuk, balık, yumurta ya da et tercih edilebilir. En son ise pilav, makarna veya ekmek gibi karbonhidrat içeren gıdalar yenmelidir&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Bu sıralamanın faydalarının sadece kan şekerini düzenlemekle sınırlı olmadığının altını çizen Diyetisyen Soydemir <strong>&#8220;Aynı zamanda kilo kontrolüne de katkı sağlar. Kan şekerindeki ani dalgalanmaları önlediğiniz zaman, vücut daha az insülin salgılar. Daha az insülin salgılanması, yağ depolanmasını azaltarak kilo alımını zorlaştırır. Bunun yanında, mide boşluğunun daha uzun süre dolu kalması, gereksiz atıştırmaların ve fazladan kalori alımının önüne geçer&#8221;</strong> diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;LİFLİ GIDALAR ÖNCE YENİLİRSE, KARBONHİDRATLARIN SİNDİRİMİNİ YAVAŞLATIR&#8221;</strong></p>
<p>Bir başka önemli konunun ise yemek sıralamasının sindirim sırasındaki etkileri olduğuna değinen Diyetisyen Soydemir lifli gıdalar öncelikle tüketildiğinde, mide ve bağırsaklarda bir bariyer oluşturarak karbonhidratların sindirimini yavaşlattığını, bunun da hem diyabet hastaları hem de insülin direnci olan bireyler için büyük bir avantaj sağladığını anlattı.</p>
<p>Her bireyin metabolizmasının farklı işlediğini hatırlatan Diyetisyen Soydemir <strong>&#8220;Bu bilgiler genel bir öneri niteliğindedir. Herkeste aynı etkiyi oluşturacağını söyleyemeyiz. Dolayısıyla, bireysel ihtiyaçlarınızı anlamak ve buna uygun bir beslenme planı oluşturmak için bir diyetisyenden destek almalısınız&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Soydemir, sağlıklı bir yaşam sürmek için yemek yeme sıralamasına dikkat etmenin, hem kısa hem de uzun vadede çok faydalı bir alışkanlık olduğunu; daha dengeli ve bilinçli bir öğün planlaması ile hem fiziksel sağlık hem de yaşam kalitesinin artacağını sözlerine ekledi.</p></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir/">Yanlış sırayla yemek yiyorsanız kilo vermeniz zorlaşabilir!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/yanlis-sirayla-yemek-yiyorsaniz-kilo-vermeniz-zorlasabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birçok kadın PCOs&#8217;u tanımıyor!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bircok-kadin-pcosu-tanimiyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 08:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Pcos]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hormonal bir hastalık olan Polikistik Over Sendromu’nun özellikle üreme çağındaki kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar “Ancak PCOS belirtileri pek çok hastalıkla karıştırıldığı ve hastalar tarafından yeterince tanınmadığı için geç fark ediliyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Polikistik Over Sendromu (PCOS) kadınlarda sık görülen bir hormon dengesizliğidir. Adet düzensizliği ya da adet görmeme, olağan dışı kanama, aşırı tüylenme, ciltte sivilce artışı, saç dökülmesi, kısırlık ve kilo alımı gibi belirtilere neden olur. Ancak bu semptomların benzer birçok hastalıkta görüldüğünü ve PCOS&#8217;un da genellikle bilinmediğini belirten Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<div><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-erkutattar.jpg"/></p>
<p>Prof. Dr. Erkut Attar</p>
</div>
<p><b><span>Teşhisi kolay değil</span></b></p>
<p>PCOS&#8217;un kadınlarda görülme sıklığı yüzde 5 ile 25 arasında değişiyor. Genellikle üreme çağında görülen bu hastalıkla bize başvuranların PKOS hakkında bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. Hastalar ya sık adet gördükleri ya da hiç görmedikleri için bize başvuruyor. Bu hastalarda yumurtlama sorunu yaşandığı için kısırlık nedeniyle de başvurular oluyor. PCOS belirtileri diğer pek çok hastalıkta da görülebildiği ve yeterince tanınmadığı için hastalar hekime geç başvuruyor. Tanısı pek kolay olmadığı gibi, tanı koyabilmek için profesyonel bir ekibe ihtiyaç vardır. Biz de endokrinoloji uzmanları, dermatoloji ve beslenme uzmanları olarak doğru tanı koyabilmek ve hastalığın doğru tedavisi için birlikte çalışıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-18.jpg"/></p>
<p><b><span>Tehlikeli olabiliyor</span></b></p>
<p>PCOS daha çok yumurtlama kusurlarına neden olan hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle de kadınlar yumurtlama kusurları, adet düzensizliği ya da yumurta kalitesinde gerçekleşen düşmelere bağlı olarak infertite yani kısırlık sorunuyla bizlere geliyor. Bunun dışında kıllanma, tüylenme, akne, aşırı kilo gibi kozmetik kusurlar nedeniyle de hastalar bize ulaşıyor. Ancak bahsi geçen bu şikayetler aslında hastalığın kısa dönem semptomlarıdır. Uzun dönemde yani menopoz döneminde bu kadınlarda rahim kanseri, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riski artmaktadır ki bu çok daha ciddi bir durumdur. Dolayısıyla hastalığın erken dönemde tedavi edilmesi çok önemlidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-6.jpg"/></p>
<p><b><span>Gebelik mümkün</span></b></p>
<p>Yumurtlama kusurlarına bağlı sorunların yaklaşık yüzde 50&#8217;si PCOS&#8217;a bağlıdır. Ancak bununla birlikte bu kadınlar da gebe kalabilir. PCOS hastalarının hepsinde yumurtlama bozukluğu olur diyemeyiz. Dolayısıyla PCOS hastaları da kendiliğinden gebe kalabilir. Ancak bu noktada kadının kilosu çok önemlidir. Çünkü kilo artıkça yumurtlama kusurları daha belirgin hale gelir. Bu hastalarda kadının kilosu ile kısırlık arasında ciddi bir ilişki vardır. Bu nedenle tedavi başladığında öncelikle beslenme uzmanlarıyla birlikte çalışarak hem doğru beslenmesinin sağlanması hem de varsa fazla kilosundan kurtulmasını sağlıyoruz. Normal kiloya ulaşan kadının ikinci basamak tedaviye geçmeden doğal gebe kalmasını amaçlıyoruz.</p>
<p>Erkekte de problem olan çiftlerde tedaviye  aşılamayla devam edebiliyoruz. Bazen de aşılamaya gitmeden yumurtlamayı artırmayı sağlayan basit ilaçlarla hastayı tedavi ediyoruz. Anlaşılacağı üzere kişiye özel tedavinin uygulandığı bu süreç 6 ay kadar sürebilir. Bu nedenle hastanın sabırlı olması ve umutsuzluğa kapılmaması gerekir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-9.jpg"/></p>
<p><b><span>Tüp bebekte acele edilmemeli</span></b></p>
<p>Doğru tedavi edildiği takdirde başka herhangi bir neden yoksa PKOS hastasının çocuk sahibi olma ihtimali çok yüksektir. Şimdiki görüşe göre tüm kısırlık hastaları iki ya da üç kere aşılama yapılmasına rağmen yine gebe kalınmadıysa tüp bebek tedavisine başvurulur. Ancak PKOS olgularında tüp bebek tedavisinde komplikasyon oranı diğer hastalara, göre çok daha yüksek olduğu için bu hastalarda tüp bebek tedavisi kararı vermeden önce normal yollarla gebe kalması için özen ve gayret gösterilmelidir. En ciddi komplikasyon yumurtalıkların aşırı uyarılması sonucunda ortaya çıkabilen ve Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak adlandırılan durumdur. Bu durumda çatlatma iğnesi verildikten sonra vücut boşluklarına su toplanmaya başlar ve kanın akışkanlığı bozulur. Akciğerlerde ve karın boşluğunda aşırı miktarda sıvı birikir ve solunum güçlüğüne ortaya çıkar. Bu durum şiddetine göre üç aşama olarak ele alınır. Özellikle üçüncü aşama yoğun bakım gerektirecek kadar ciddi bir aşamadır. Dolayısıyla bu hastaların tüp bebek tedavisinin deneyimli merkezlerde uzman kişiler tarafından yapılması uygundur.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-14.jpg"/></p>
<p><b><span>İŞTE NEDENLERİ</span></b></p>
<p>Hastalığın nedenleri arasında genetik faktörler ilk sıralarda geliyor. Bunu çevresel etkenler takip ediyor. Ayrıca beslenme alışkanlıkları, bağırsaklardaki bakterilerin iyi fonksiyon göstermemesi, obezite ve hormon dengesizlikleri de hastalığın ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Boztosun: Küçük değişiklikler kalp sağlığı için büyük fark yaratabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Apr 2023 11:34:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[Riski]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2075</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, kalp sağlığına ilişkin uyarılarda bulundu. Sigara ve alkol bırakma, tuzu azaltma, diyet ve kiloya dikkat etme, aktif olma, stres yönetimi, kan basıncı ve kolesterol seviyesi kontrolü, aile öyküsü öğrenme gibi küçük değişiklikler kalp sağlığı için büyük fark yaratabilir.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir/">Prof. Dr. Boztosun: Küçük değişiklikler kalp sağlığı için büyük fark yaratabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[</p>
<p>Her 4 ölümden birinin kalp hastalığı nedeniyle gerçekleştiğine dikkati çeken Prof. Dr. Bilal Boztosun, &#8220;Hayatımızda yapacağımız küçük değişiklikler kalp sağlığımız için büyük fark yaratabilir. Bunun için sigarayı ve alkolü bırakın, tuzu azaltın, diyetinize ve kilonuza dikkat edin, aktif olun, stresinizi yönetin, kan basıncınızı ve kolesterol seviyenizi kontrol ettirin, aile öykünüzü öğrenin, koroner kalp hastalığının erken belirtileri konusunda farkında olun&#8221; dedi. </p>
<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, 10-16 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında kalp sağlığının korunmasına ilişkin uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Bilal Boztosun, kalp hastalığının dünya çapında önde gelen ölüm sebeplerinden biri olduğunu vurgulayarak &#8220;Kalp hastalığı her 4 ölümün birinden sorumludur. Kalp hastalıkları her yıl, tüm kanser türlerinin toplamından daha fazla insanın ölümüne yol açıyor. Bununla birlikte kalp hastalığından korunmak için sağlıklı kiloyu koruma, fiziksel aktivitede bulunma ve kalp sağlığına uygun bir diyet izleme gibi alışkanlıklar sayesinde mucizeyle çığır açan bir tedavi gerektirmeden de önlenebilir&#8221; diye konuştu. </p>
<p>EN ÖNEMLİSİ SİGARAYI BIRAKIN, TUZU AZALTIN, HAREKETE GEÇİN </p>
<p>Günlük yaşamda yapılacak küçük değişikliklerle büyük fark yaratabileceğimizi ve bu nedenle farkındalığın önemine dikkati çeken Prof. Dr. Bilal Boztosun, 10 basit değişikliği şu şekilde açıkladı: </p>
<p>&#8220;Sigarayı bırakın. Sigarayı bırakmak, bir insanın daha uzun yaşamak için yapabileceği en önemli şeydir. Sigara içiyorsanız, kalp krizi geçirme olasılığınız sigara içmeyen birine göre iki kat daha fazladır. Ancak sigarayı bıraktığınız andan itibaren kalp krizi riski azalmaya başlar. Halka açık yerlerde sigara içme yasakları sigarayı bırakmak için insanlara çok büyük bir motivasyon sağladı.</p>
<p>Tuzu azaltın. Çok fazla tuz, koroner kalp hastalığı geliştirme riskini artıran yüksek tansiyona neden olabilir. Cips, tuzlu yemişler, konserve ve paket çorbalar ve soslar, kuru fasulye ve konserve sebzeler, etli turtalar, pizzalar ve hazır yemekler gibi yiyeceklerden kaçının. Sağlıklı görünen birçok kahvaltılık gevrek ve ekmek aynı zamanda yüksek düzeyde tuz içerir, bu yüzden bunlara da dikkat edin.</p>
<p>Diyetinize dikkat edin. Sağlıklı bir diyet, kalp hastalığı geliştirme riskini azaltmaya yardımcı olabilir ve ayrıca kalp krizinden sonra hayatta kalma şansını artırmaya yardımcı olabilir. Bol miktarda taze meyve ve sebze, yağlı balık, tam tahıllı ekmek, makarna ve pirinç gibi nişastalı yiyecekler içeren dengeli bir beslenmeye çalışmalısınız. Bisküvi, kek, hamur işleri ve süt ürünleri gibi doymuş yağ ve şeker oranı yüksek yiyeceklerden kaçının&#8221; </p>
<p>&#8220;ÇOK FAZLA ALKOL KALP KASINA ZARAR VEREBİLİR&#8221; </p>
<p>&#8220;Alkolü bırakın. Çok fazla alkol kalp kasına zarar verebilir, kan basıncını artırabilir ve ayrıca kilo alımına neden olabilir. Aşırı içme kalp krizi geçirme riskinizi artıracaktır. Daha önceleri ılımlı alkol tüketimi kalp sağlığına faydalı olabileceği ifade edilse de son yayınlar ışığında günde bir kadeh içecek bile kalp sağlığı üzerine olumsuz etki gösterebiliyor. Bu nedenle alkolü alıyorsanız mutlaka bırakmalısınız&#8221; </p>
<p>&#8220;Aktif olun. Kalp bir kastır ve her kalp atışında vücudunuza verimli bir şekilde kan pompalayabilmesi için formda kalması için onun da egzersiz yapması gerekir. Günde 30 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmayı hedeflemelisiniz. Bu zor gibi görünüyorsa, yavaş tempoda başlayın ve kademeli olarak artırın. Formda kalmak sadece fiziksel sağlığınıza fayda sağlamakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel sağlığınızı ve esenliğinizi de geliştirir&#8221; </p>
<p>&#8220;Kilonuzu kontrol edin. Tüm Dünya&#8217;da aşırı kilolu insanların sayısı hızla artıyor &#8211; yetişkin nüfusun yarısından fazlası zaten aşırı kilolu veya obez. Yağ olarak çok fazla ağırlık taşımak sağlığınızı büyük ölçüde etkileyebilir ve koroner kalp hastalığı ve diyabet gibi yaşamı tehdit eden hastalıkların riskini artırır. Fazla kilolu veya obezseniz, yediklerinizde küçük ama sağlıklı değişiklikler yaparak başlayın ve daha aktif olmaya çalışın&#8221; </p>
<p>&#8220;KAN BASINCINIZI VE KOLESTEROL SEVİYENİZİ KONTROL ETTİRİN&#8221; </p>
<p>Prof. Dr. Boztosun önerilerine şöyle devam etti: </p>
<p>&#8220;Kan basıncınızı ve kolesterol seviyenizi kontrol ettirin. Kan basıncınız ne kadar yüksekse, yaşam beklentiniz o kadar kısadır. Yüksek tansiyonu olan kişilerde inme veya kalp krizi geçirme riski daha yüksektir. Karaciğer tarafından doymuş yağlardan üretilen kandaki yüksek kolesterol seviyeleri, koroner arterlerinizde koroner kalp hastalığı, felç ve dolaşımı etkileyen hastalıklar riskinizi artıran plak birikintilerine yol açabilir. Egzersiz yaparak ve yulaf fasulye, bakliyat, mercimek, kuruyemiş, meyve ve sebze gibi yüksek lifli yiyecekler yiyerek kolesterol seviyenizi düşürmeye yardımcı olabilirsiniz&#8221; </p>
<p>Stres seviyenizi yönetmeyi öğrenin. İşlerin üstünüze geldiğini fark ederseniz, doğru dürüst yemek yiyemeyebilir, çok fazla sigara ve içki içebilir maalesef bu da kalp krizi riskinizi artırabilir.</p>
<p> <strong>Aile</strong> geçmişinizi kontrol edin. Özellikle birinci derece akrabanız yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet ya da bazen hiçbir neden bulunamasa bile koroner kalp hastalığına yakalanmış ise o zaman siz de risk altında olabilirsiniz.</p>
<p>Koroner kalp hastalığının erken belirtilerinin neler olduğu konusunda farkındalık. Göğüste, boyunda, kolda veya midede efor sarf ettiğinizde ortaya çıkan ancak istirahatle geçen gerginlik veya rahatsızlık, tedavi edilmediği takdirde kalp krizine yol açabilen kalp ağrısının ilk belirtisi olabilir.&#8221;</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir/">Prof. Dr. Boztosun: Küçük değişiklikler kalp sağlığı için büyük fark yaratabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-boztosun-kucuk-degisiklikler-kalp-sagligi-icin-buyuk-fark-yaratabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyadaki diyetlere dikkat!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 17:06:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1969</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medya geniş kitleye sahip olan, kullanıcılar arasında çift yönlü etkileşim imkânı sağlayan ve internet temelli platformları kapsar ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat/">Sosyal medyadaki diyetlere dikkat!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya geniş kitleye sahip olan, kullanıcılar arasında çift yönlü etkileşim imkânı sağlayan ve internet temelli platformları kapsar. Günümüzde yaklaşık 3,5 milyar sosyal medya kullanıcısı bulunmaktadır. Sosyal medyada kişiler her bilgiye rahatlıkla ulaşabilmektedir. Sağlık alanında da birçok bilgiye sosyal medya sayesinde erişim sağlanır. Hastalıkların önlenmesi, hastalıklar hakkında bilgi, beslenme veya diyet gibi birçok bilgi sosyal medya sayesinde elimizin altındadır. Sosyal medya sayesinde her ne kadar sınırsız bilgiye ulaşsak da zayıflamaya yönelik bilinçsizce paylaşılan şok diyetlerin insan sağlığı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. </p>
<p><strong>Diyetisyen Rıdvan Arslan, konuya ilişkin şöyle konuştu:</strong></p>
<p>Sosyal medyadaki yeni güzellik anlayışı kişilerin yeme tutum ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Obezite prevalansının da günden güne artmasıyla zayıflama diyetlerine olan ilgiyi artmıştır. Özellikle genç kullanıcıların zayıflama ve diyet hakkındaki merakları oldukça fazladır. Sık sık beslenme ile ilgili bilimsel olmayan sadece dikkat çekmek amacıyla yazılan birçok yazıya rastlamaktayız. Çoğu insan ise popülerleşen bu bilgileri hayatlarına uyarlamaktan kaçınmayıp sağlıklarıyla oynamaktadır. </p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/11/14/105530947-screenshot3.jpg"/></p>
<p>Beslenme alanında uzman olmayan rastgele insanlar şok diyet adı altında maalesef ki düşük kalorili diyetleri sosyal medya aracığı ile insanlarla paylaşmaktadır. Ne yazık ki her yaştan bireyin olduğu gibi gençler de bu oyuna geliyor. Haftada 3-5 kilogram vaat eden diyetleri uygulamaktan kaçınmıyorlar. Şok diyetler düşük kalori ve tek tip diyetlerdir. Kişiler bu diyetler sonucunda hızlıca kilo verse de kas ve su kay kaybettiklerinin farkında değiller. Şok diyetler ciddi anlamda insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu tür diyetler sürdürülebilir değildir. Şok diyetler sonucunda verilen kiloların ise kat ve kat daha fazlası kısa süre içerisinde geri alınmaktadır. Hızlı verilen kiloların hızlı bir şekilde geri alınacağı unutulmamalıdır. Özellikle hızlı kilo verme kişinin metabolizmanın yavaşlamasına ve bağışıklığının düşmesine neden olur. Vücudun hastalıklara karşı direnci azalır ve hasta olmaya yatkın hale gelir. Hızlı kilo alıp verme saç dökülmesi, kalp ritim bozuklukları, düşük tansiyon, kansızlık, adet düzensizliği, uyku bozuklukları, depresyon ve elektrolit dengesinde bozukluk gibi birçok sağlık sorununa olur. Ayrıca bu tür diyetlerde kas kaybı yaşandığından uygulayan kişide güç kaybı gözlemlenir.  </p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/11/14/105530519-screenshot2.jpg"/></p>
<p>Kilo verme süreci emek isteyen bir süreçtir ve sağlıklı beslenme yaşam tarzına uyarlanmadığı sürece verilen kiloların geri alınması kaçınılmaz bir durumdur. Sağlıklı ve sürdürülebilir diyetler uygulanmalıdır. Kilo verme sürecinde diyetisyenden destek almaktan kaçınılmamalıdır. Diyet listeleri kişiye özeldir ve her diyeti herkesin uygulamaması gerektiği bilinmelidir. </p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat/">Sosyal medyadaki diyetlere dikkat!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/sosyal-medyadaki-diyetlere-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fazla kilo kanser riskini artırıyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2022 13:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Bel]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fazla kiloların kalp damar sistemi, sindirim, solunum, bağışıklık sistemi gibi pek çok sistemi etkilediğini belirten uzmanlar, obezitenin ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor/">Fazla kilo kanser riskini artırıyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fazla kiloların kalp damar sistemi, sindirim, solunum, bağışıklık sistemi gibi pek çok sistemi etkilediğini belirten uzmanlar, obezitenin vücudumuzdaki pek çok hormonal sistem ve hücre yapısını da etkileyerek bazı kanser risklerini artırdığına ve pek çok kanserin gelişmesini tetikleyebileceğine dikkat çekiyor. </p>
<p>Uzmanlar, tanı konulan tüm kadın kanserlerinin yüzde 50’sinin, tüm erkek kanserlerinin yüzde 25’inin şişmanlık ve obezite ile ilişkili olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, kanser riskini azaltmak için ideal kiloya erişilmesini, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi ve düzenli egzersiz yapılmasını tavsiye ediyor. </p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Koca, kanser ve obezite arasındaki ilişkiye dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://kadinvekadin.net/wp-content/uploads/2022/03/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor_0.jpg"></p>
<p>Aşırı kilo tüm sistemleri etkiliyor</p>
<p>Op. Dr. Murat Koca, kilo fazlalığı, şişmanlık veya obezitenin gün geçtikçe en önemli sağlık problemi olmaya başladığını belirterek<strong> “Kilo probleminin yanında sağlıkla ilgili problemler de arttı. Kilo kalp damar sistemi, sindirim, solunum, bağışıklık sistemi gibi pek çok sistemi etkilerken vücudumdaki pek hormonal sistem ve hücre yapısını da etkileyerek bazı kanser risklerini de arttırdı. Pek çok kanserin gelişmesini tetikleyebilir.”&nbsp;</strong>uyarısında bulundu.</p>
</p>
<p>Obezite kansere bağlı ölümleri artırabilir</p>
<p>Dünya üzerinde yapılan pek çok araştırmada kilolu ve obez kişilerde kanserlerin daha sık olduğu ve sonuçlarının daha yıkıcı olduğunun görüldüğünü kaydeden Op. Dr. Murat Koca, <strong>&nbsp;“Aşırı kilo veya obezite kansere bağlı olan ölümlerin artmasına neden olabilir. Kilo ve kanser arasındaki bağlantılar karmaşık ve henüz tam olarak anlaşılmamasına rağmen çevre ve beslenme bozuklukları kanseri tetikleyebiliyor. Tabii ki bundan şişman/obez olmak kesin kanser yapar anlamı çıkarılmamalıdır.”&nbsp;</strong>dedi</p>
<p>Kanser türleri ve obezite ilişkisi</p>
<p>Risk faktörlerini ortadan kaldırmak ve hayatı bir dengeye sokmakla kanser riskinin azaltılabileceğini ifade eden Op. Dr. Koca, bazı kanser türlerinin obezite ile ilgili olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:</p>
<p><strong>– Bazı sindirim sistemi kanserleri: Yemek borusu, mide, kalın bağırsak, pankreas, karaciğer, Safra Kesesi</strong></p>
<p>– Meme (Postmenepoz)&nbsp;</p>
<p><strong>–&nbsp;Kadın Kanserleri: Yumurtalık, Rahim kanseri.</strong></p>
<p>– Tiroid</p>
<p><strong>– Böbrek</strong></p>
<p>– Prostat&nbsp;</p>
<p><strong>–&nbsp;Beyin tm ( Menengioma)</strong></p>
<p>– Myeloma (MM)</p>
<p>Op. Dr. Koca, <strong>“Tanı konulan tüm kadın kanserlerinin %50’sinin, tüm erkek kanserlerinin yüzde 25’inin şişmanlık/obezite ilişkilidir. Obezite ilişkili oluşan yeni kanserlerin %80&#8217;den fazlası 50 yaş ve üzerinde görülmektedir.”</strong> dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://kadinvekadin.net/wp-content/uploads/2022/03/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor_3.jpg"></p>
<p>Aşırı vücut yağı önemli riskler oluşturuyor</p>
<p>Op. Dr. Murat Koca, aşırı vücut yağının, vücutta iltihaplanmayı arttırıcı göstermesi, hücre beslenme, damarlanma, gelişim hızı ve hücre yaşam süresini etkilemesi, insülin, östrojen, androjen gibi vücutta belli hormonları, ayrıca kanser hücre yayılıma hızını etkilemesi ile kanser riskini ve yayılımını artırabileceği uyarısında bulundu.&nbsp;</p>
</p>
<p>Kanser riskini önlemek için Op. Dr. Murat Koca, kanser riskinin azaltılması konusunda şu önerilerde bulundu:</p>
<p><strong>– Öncelikle hayatımızın analizini yapıp belli bir düzen ve denge kurmalıyız</strong></p>
<p>–&nbsp;Risk analizimizden sonra kilo sorunumuzu çözerek ideal kiloya ulaşmalıyız</p>
<p><strong>– Bel çevresi yağlarını azaltmalıyız</strong></p>
<p>– Sağlıksız yiyeceklerden ve sağlıksız beslenmeden uzak durmalıyız</p>
<p><strong>– Sadece kişi değil ailesi de bilinçlendirilmeli. Çocukluk çağından itibaren eğitimler vermeliyiz</strong></p>
<p>–&nbsp;Sağlık için hareketimizi arttırmalı ve düzenli egzersiz yapmalıyız</p>
<p><strong>– Riskli hastalarda iyi bir muayene ve tarama testleri de yapmalıyız.</strong></p>
<p>Bu yukarıda sayılan belli başlı basit önlemlerle ve yapacağımız küçük değişikliklerle obeziteye bağlı kanser riskinizi azaltabiliriz.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor/">Fazla kilo kanser riskini artırıyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/fazla-kilo-kanser-riskini-artiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
