<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kan - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/kan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Apr 2025 19:49:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Kan - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diyabet riskiniz var mı?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/diyabet-riskiniz-var-mi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=diyabet-riskiniz-var-mi</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/diyabet-riskiniz-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 19:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapılan çalışmalara göre; ülkemizde yaklaşık her 8 kişiden birinin diyabeti var ama pek çoğu bundan habersiz. 8 sorudan oluşan diyabet testi hazırlayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, bu belirtilerden birinin bile olması durumunda mutlaka doktora başvurmak gerektiğini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/diyabet-riskiniz-var-mi/">Diyabet riskiniz var mı?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<figure>
<div></div>
<p><b>1- Çok sık su içme ihtiyacı hissediyor musunuz?</b></p>
<p>Aşırı susama ve sık su içme ihtiyacı, diyabetin erken belirtilerinden biri olabilir. Yüksek kan şekeri, vücudun dengeyi sağlamak için daha fazla suya ihtiyaç duymasına ve susuzluk hissine neden olur.</p>
<p><strong>2- Sık idrara çıkıyor musunuz?</strong></p>
<p>Özellikle geceleri sık sık idrara çıkıyorsanız, bu durum kan şekerinizin yüksek olduğuna işaret edebilir. Kan şekeri belli bir seviyenin üzerine çıktığında (genellikle 180 mg/dL&#8217;nin üzerinde), böbrekler fazla şekeri idrarla dışarı atmaya çalışır. Bu sırada glikoz, suyu da beraberinde sürükler; bu da idrar miktarını artırır ve vücut daha fazla su kaybederek susuz kalır.</figure>
<figure>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/67ee76a9a3644265fe0d8a54.jpg" /></div>
<p><b>3- Ani kilo kaybı yaşıyor musunuz?</b></p>
<p>Son zamanlarda bilinçli bir diyet yapmadan kilo kaybı yaşadıysanız, bu durum insülin eksikliğine bağlı olarak vücudun enerji üretiminde yağları kullanmaya başlamasından kaynaklanabilir. Normalde, hücreler enerji üretmek için kandaki glikozu kullanır. Ancak diyabette insülin hormonu yeterince etkili çalışmadığında veya üretilemediğinde, glikoz hücrelere giremez ve vücut enerji sağlamak için yağları ve kas dokusunu yakmaya başlar. Bu durum, hızlı ve ani kilo kaybına neden olabilir. Diyabetle ilişkili kilo kaybı genellikle iştahın artmasıyla birlikte görülür, çünkü hücreler yeterli enerjiyi alamadığı için beyin sürekli açlık sinyali gönderir.</p>
<p><strong>4- Sürekli tatlı yeme isteği mi duyuyorsunuz?</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Sürekli şekerli gıdalara yönelme isteği, kan şekeri düzeylerinizdeki dalgalanmaların bir göstergesi olabilir. Vücut yeterince insülin üretemediğinde ya da mevcut insülin etkili şekilde kullanılamadığında, hücreler enerji için ihtiyaç duyduğu şekeri düzenli alamaz. Bu da beynin acıkma sinyali ile birlikte tatlı isteğini artırır. Özellikle yemekten kısa bir süre sonra yeniden acıkma ya da enerji düşüklüğü hissediyorsanız, bu durum diyabetin habercisi olabilir” diyor.</figure>
</div>
</div>
<div>
<div>
<figure>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/67ee76cba3644265fe0d8a56.jpg" /></div>
<p><b>5- Yaralarınız geç mi iyileşiyor?</b></p>
<p>Diyabet, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve kan dolaşımını olumsuz etkileyerek yaraların daha geç iyileşmesine neden olabilir. Yüksek kan şekeri, damar yapısını bozarak yaralanan bölgelerde yeterli oksijen ve besin maddelerinin taşınmasını engeller. Aynı zamanda bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltarak enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle ayak yaraları ve enfekte kesikler diyabet hastalarında dikkatle takip edilmelidir.</p>
<p><strong>6- Sürekli yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz?</strong></p>
<p>Vücudunuz şekerden yeterince enerji üretemediğinde, kendinizi sürekli yorgun hissedebilirsiniz. Diyabet hastalarında bu belirti oldukça yaygındır ve genellikle insülin direnciyle ilişkilidir. Kan dolaşımında yeterince glikoz olsa bile, hücreler bu glikozu etkili bir şekilde enerjiye dönüştüremez. Bunun sonucunda kaslar ve organlar yeterli enerjiyi alamaz ve kişi gün boyunca halsiz ve bitkin hisseder. Uyku düzeninde bozulmalar da bu yorgunluğu artırabilir.</figure>
<figure>
<div><img decoding="async" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/0x0/67ee76e9a3644265fe0d8a5c.jpg" /></div>
<p><b>7- Ellerde ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma hissediyor musunuz?</b></p>
<p>Sinir hasarı (nöropati), diyabetin erken ve yaygın belirtilerindendir. Ellerde, ayaklarda veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma ya da yanma hissi varsa dikkatli olmalısınız. Yüksek kan şekeri, sinir uçlarına zarar vererek his kaybına yol açabilir. Özellikle uzun yıllar diyabeti kontrolsüz şekilde seyreden hastalarda sinir hasarı gelişebilir. Düzenli kan şekeri kontrolü, bu tür komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşır.</p>
<p><strong>8- Aile bireylerinizde diyabet hastası var mı?</strong></p>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Diyabet, genetik yatkınlıkla da ilişkili bir hastalıktır. Anne, baba veya kardeşlerinizde diyabet öyküsü varsa, risk altında olabilirsiniz. Özellikle birinci derece akrabalarda Tip 2 diyabet bulunması, kişinin ilerleyen yıllarda diyabet geliştirme ihtimalini artırır. Ancak genetik yatkınlık tek başına hastalığı belirlemez; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü bu riski azaltmaktadır. Bu nedenle risk grubunda olan kişilerin düzenli olarak doktor kontrolünden geçmesi önemlidir” diyor.</figure>
</div>
</div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/diyabet-riskiniz-var-mi/">Diyabet riskiniz var mı?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/diyabet-riskiniz-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aman dikkat: Tedavi edilemeyen diyabet sessizce ilerliyor!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2025 19:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[İnme]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2381</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabet kontrol altına alınmadığında kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği ve sinir hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ümit Çınkır, diyabet hastalarının düzenli kontrollerini aksatmamaları gerektiğini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor/">Aman dikkat: Tedavi edilemeyen diyabet sessizce ilerliyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde milyonlarca insanın mücadele ettiği diyabet, yalnızca yüksek kan şekeriyle sınırlı kalmayıp, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Son yıllarda, diyabetin inme ve körlük gibi ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda sağlık uzmanları uyarılarda bulunuyor.</p>
<p>Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ümit Çınkır, diyabetin kontrolsüz seyrinin yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürdüğünü vurguladı.</p>
<p>Çınkır, diyabetin, göz sağlığını doğrudan etkileyerek görme kaybına yol açabileceğini aktararak, &#8220;Diyabetik retinopati, tedavi edilmemiş diyabetin en yaygın göz komplikasyonudur. Yüksek kan şekeri, gözdeki küçük damarları zayıflatıp tıkayarak kanamaya neden olur. Erken aşamalarda belirgin bir semptom göstermese de, zamanla bulanık görme, gece görme zorluğu ve görme kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Diyabet hastalarının yılda en az bir kez göz muayenesinden geçmesi gerektiğine dikkati çeken Çınkır, erken teşhisle diyabetik retinopati ve diğer göz komplikasyonlarının kontrol altına alınabileceğini vurguladı.</p>
<p>Çınkır, diyabetin damarları etkileyerek arterlerin sertleşmesine ve daralmasına yol açabileceğinin altını çizerek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Bu durum, kanın beyne ulaşmasını zorlaştırarak inme riskini artırır. Ayrıca yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon ve kolesterol de inme riskini artıran faktörlerdendir. Diyabetik hastalarda kan pıhtılaşma oranı arttığından, beyin damarlarında tıkanmalar görülebilir. Yapılan araştırmalar, diyabetli bireylerin inme geçirme olasılığının, diyabeti olmayanlara göre üç kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Özellikle tip 2 diyabet hastalarında bu risk daha yüksektir.&#8221;</p>
<p>Diyabetin inme ve körlük gibi komplikasyonlara yol açmasını engellemenin en etkili yolunun erken teşhis olduğuna işaret eden Çınkır, diyabet riski taşıyan bireylerin yıllık kontrolleri aksatmamasının ve belirtiler ortaya çıktığında doktora başvurulmasının önemli olduğunun altını çizdi. </p>
<p>Çınkır, &#8220;Erken tedavi, bu komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar. Diyabetin önlenmesi için sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri önemli. Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve sigara ile alkolün sınırlanması, diyabetin kontrol altına alınmasını sağlar. Ayrıca aşırı kilolu bireylerin kilo vermesi, diyabetin gelişmesini engelleyebilir veya mevcut diyabetin ilerlemesini yavaşlatabilir. Tedavi edilmeyen diyabet, yalnızca yüksek kan şekeri ile kalmaz, aynı zamanda inme ve körlük gibi hayati komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle diyabet hastalarının düzenli kontrolleri aksatmamaları, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri ve doktorlarının önerilerine uymaları çok önemlidir&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor/">Aman dikkat: Tedavi edilemeyen diyabet sessizce ilerliyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/aman-dikkat-tedavi-edilemeyen-diyabet-sessizce-ilerliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 18:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2341</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Beklenen yaşam süresinin uzaması hastalığın önemini artırdı"</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/">Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp kapağı hastalıklarının son yıllarda görülme sıklığının arttığına işaret eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. <strong>Selim İsbir</strong>, toplumun giderek yaşlanması ve beklenen yaşam süresinin uzamasının bu tabloyu ortaya çıkaran en önemli etken olduğunu söyledi. Sorunun yeterince tanınmaması nedeniyle en önemli belirtilerden biri olan nefes darlığı ve kalp ritim bozukluğunun atlanabildiğini söyleyen Prof. Dr. İsbir, &#8220;Kalp kapak hastalıkları erken teşhis edilmediğinde yalnızca sağlığı değil, ekonomiyi de etkiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetler günlük yaşam içinde sık karşılaşıldığı ve birçok soruna işaret edebildiği için hafife alınabiliyor. Kapak hastalıkları için sessiz bir uyarı olabilecek bu işaretlerin bu anlamda yeterince dikkate alınmadığını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi&#8217;nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, &#8220;Kalp kapak hastalıkları, zamanında fark edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmekle kalmıyor, hayati riskler de doğurabiliyor. Türkiye&#8217;de her yıl binlerce insan bu hastalıklar nedeniyle tedavi görmek zorunda kalıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;Beklenen yaşam süresinin uzaması hastalığın önemini artırdı&#8221;</b></p>
<p>Yaşam süresinin uzamasıyla kalp kapağı hastalıklarının daha da önem kazandığına işaret eden Prof. Dr. Selim İsbir, &#8220;Dünyada yüzde 2 civarında görülen kalp kapak hastalıkları 75 yaş ve üzerindeki kişilerde yüzde 15&#8217;e kadar çıkabiliyor. Özellikle ileri evrelerde hastanın yaşadığı nefes darlığı, çabuk yorulma ve göğüs ağrısı gibi semptomlar hastanın günlük yaşantısını da etkiler. Bu nedenle bireylerin sosyal yaşamdan izole olmasına hatta depresyon, aksiyete gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bununla birlikte çalışma çağındaki bireylerde de hastalığın ilerleyen aşamalarında işlerini sürdüremedikleri için sosyal izolasyonları da artar. Dolayısıyla kalp kapak hastalıkları yarattığı sosyal ve ekonomik etkileriyle birlikte değerlendirildiğinde oldukça önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kalbin sol tarafında yer alan mitral ve aort kapakları yaşa bağlı kireçlenmeye çok müsait kapaklardır. Kalp kapak hastalıklarının prognoz açısından birçok kanser türünden daha kötü olduğunu söyleyebiliriz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;Bu belirtiler varsa acilen hekime başvurulmalı&#8221;</b></p>
<p>Prof. Dr. Selim İsbir, şikayetlerin kapak hastalıklarının etkilendiği kapağa göre farklılık gözlense de göğüs ağrısı ve nefes alamama hissi, aniden yaşanacak bayılma ve şiddetli çarpıntı durumunda vakit kaybedilmeden hekime başvurulması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. İsbir, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Kalp kapaklarını bir kapı gibi düşünebiliriz. Nasıl ki bir kapının bir çerçevesi ve kanadı varsa, kalp kapaklarının da bir çerçevesi (anulus) ve kanatları (yaprakçık) mevcuttur. Bu kapakların yaşa bağlı kireçlenmesi ile kapının kanatları yani yaprakçıklar tam olarak açılıp kapanamaz ve bu durum kalp içindeki kan döngüsünde olumsuzluklara yol açar. Zaman içerisinde kalp kası zayıflar hastada nefes darlığı ortaya çıkar. Kalp kapak hastalıklarının bir diğer önemli bulgusu da kalpte oluşan düzensiz atımlardır. Aritmi adını verdiğimiz bu durumda kalp içerisinde düzensiz atıma bağlı pıhtı oluşabilir. Bu pıhtının beyne gitmesi ise felçle sonuçlanabilir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;Erken tanıyla tedavi şansı yüksek&#8221;</b></p>
<p>&#8220;Eğer nefes darlığınız oluyorsa ve ara ara düzensiz kalp atımları hissediyorsanız, mutlaka kalp kapakları kontrol ettirilmeli&#8221; diyen Prof. Dr. İsbir, &#8220;Zira kalp kapak hastalıkları tanısı konulduktan sonra tedavi şansı olan ve tedavisi oldukça yüz güldürücü olan hastalıklardır. Kalp kapaklarının protez kapaklarla değiştirilmesi en sık yapılan kalp ameliyatları arasında yer almaktadır. Özellikle kalp kası zayıflamamış bir başka deyişle kalp yetmezliği gelişmemiş, ritim bozukluğu henüz ortaya çıkmamış hastalarda yapılan kalp kapak ameliyatlarında başarı şansı çok yüksektir ve bu hastalar ameliyat sonrası normal bir hayat sürebilirler. Eskiden bu hastaların ileri derece kalp yetmezliği gelişene kadar takip edildikleri ve sonrasında ameliyat için refere edildikleri ancak bugün için bunun hastanın tedavisi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu aksine erken cerrahi tedavinin çok daha iyi sonuçlar verdiğini açıkça görmekteyiz&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>&#8220;Tedavide uygulanacak yöntemi hastanın durumu belirler&#8221;</b></p>
<p>Son yıllarda oldukça popüler hale gelen kasıktan kapak değişimi işleminin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini belirten Prof. Dr. İsbir, &#8220;Bu işlem aslında tam bir kapak değişimi değildir. Mevcut hasar görmüş kapağın içerisine kateter yardımı ile yeni bir kalp kapağı konmasıdır. Ancak hangi hastada kapak değişimi hangi hastalarda ise kateter ile bir kapak yerleştirme işlemi yapılacağı hastadan hastaya değişmektedir. Bunun belirli kriterleri vardır. Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde en önemli basamak erken tanı ve tedavidir. Erken tanı konulduğunda ve tedavi uygulandığında birçok önemli komplikasyonun önüne geçilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Kapak ameliyatı olan hastalar enfeksiyona dikkat&#8221;</b></p>
<p>Kalp kapağı olan hastaların ameliyat sonrası en fazla dikkat etmeleri gereken konunun enfeksiyon olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selim İsbir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>&#8220;Bu hastaların ayrıca kan sulandırıcı ilaçları belirli bir düzen içerisinde kullanmaları gerekir. Enfeksiyon ve kanama ile ilgili sorunlar en sık diş tedavileri sırasında karşımıza çıkmaktadır. Kalp kapak değişimi yapılan hastalarda özellikle diş tedavisi öncesi enfeksiyon ve kanamaya yönelik uygun tedavinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca benzer şekilde herhangi bir girişimsel işlem veya ameliyat durumunda mutlaka bu önlemlerin alınması gerekmektedir.&#8221;&nbsp;</p>
<div> </div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/">Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin anevrizma nedir ve belirtileri nelerdir? Beyin anevrizmanın tedavisi var mıdır?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2023 11:02:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anevrizma]]></category>
		<category><![CDATA[Ani]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aktör Tom Sizmore evinde geçirdiği beyin anevrizmasından sonra  apar topar hastaneye kaldırıldı. Oyuncudan görülen beyin anevrizması araştırılmaya başlandı. Aort damarların hasar almasıyla ortaya çıkan ve sonucu ölüme kadar giden bu hastalık hakkında merak edilenler haberin detayında yer alıyor. Peki beyin anevrizması nedir ve belirtileri nelerdir? Beyin anevrizmanın tedavisi var mıdır?</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir/">Beyin anevrizma nedir ve belirtileri nelerdir? Beyin anevrizmanın tedavisi var mıdır?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Peki beyin anevrizması nedir ve belirtileri nelerdir? Beyin anevrizmanın tedavisi var mıdır? </p>
<div>
<div>
<div> </div>
</p></div>
</p></div>
<div> </div>
<p>Anevrizma, atardamarın ya da aort damarlarının zayıf bir noktasının genişleyerek balonlaşmasıdır. Genellikle anevrizma 40 yaşından sonra ortaya çıkar. Ancak son zamanlardaki metropol yaşam bu hastalığın gençlerde bile çıkmasına neden olmuştur. Aşırı yorgunluk stres ve yeterli beslenememe sonucu yaşanan anevrizma beyinde ortaya çıkar. Anevrizma damarların çatallanma bölgelerinde oluşur. Bu bölge yoğun kan ya da hava basıncına maruz kalınca genişler. Genişleyen damarlar patlamaya sebebiyet verir. Beyin içinde küçük kanamalar yaşanmasına neden olur. Beyindeki kan oranı artıkça ciddi hasarlar yaşanır. Erken müdahale edilmediğinde vücutta hasarlara neden olan anevrizma, ölüm ile sonuçlanabilir. İrili ufaklı kanamalar beyin içinde yayıldığından bu hastalığı yaşayan hastanın sürekli kontrol altına tutulması lazım. Çok nadiren belirti gösteren anevrizma özellikle aile öyküsünde bulunanların sürekli sağlık tetkiklerinden geçmesi gerekir. Özellikle sıcak havalar beyin anevrizmasını tetikleniyor.&nbsp;</p>
</p>
<div><strong style="font-size: 1rem;">BEYİN ANEVRİZMASININ NEDENLERİ NELERDİR?</strong></div>
<p><strong>&#8211;</strong> Yüksek tansiyondan kaynaklanan ani beyin basıncı,</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Ciddi beyin hastalıkları sırasında ya da sonrasında,</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Beyindeki kan oranını yükselten ani duygu değişimleri,</p>
<p><strong>&#8211; </strong>Aşırı ilaç, kokain veya uyuşturucu kullanımı,</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Doğuma giren bir kadının fazla ıkınması,&nbsp;</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Ailede daha önce yakın bireylerden birinin yaşaması,&nbsp;</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Sigaradaki nikotinin beyin damarlarını genişletmesi gibi nedenler anevrizmanın oluşmasına ve patlamasına neden olur.</p>
<p><img decoding="async" src="http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/tEB7T_1553761562_6764.jpg"></p>
<div><strong style="font-size: 1rem;">ANEVRİZMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></div>
<p><strong>&#8211;</strong> Anevrizması patlayan insanların %20’si aniden ölür.</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Birkaç saat veya birkaç gün süren şiddetli baş ağrısı olur.</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Bulantı veya kusma gibi durumlar görünür.</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Boyun hareketinde şiddetli kasılmalar meydana gelir.</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Bilinç bozukluğu konsantre eksikliği,</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Migren nöbetlerine benzer nöbet geçirme,</p>
<p><strong>&#8211; </strong>Görme kaybı ile beraber yaşanan görsel bozukluk,</p>
<p><strong>&#8211;</strong> Ani gelen uyku hali, göz kapaklarının ağırlaşması ve gözlerin içinin kan toplaması gibi nedenler ortaya çıkabilir.&nbsp;</p>
<p><strong>&#8211; </strong>Beyinde başlayan kanamanın vücudu denetleyen nöronlarının işlevini yitirmesiyle kol veya bacaklarda kuvvet kaybı görülür.</p>
<p><img decoding="async" src="http://i2.haber7.net//haber/haber7/photos/2019/13/XUVAa_1553761590_3711.jpg"></p>
<div><strong style="font-size: 1rem;">ANEVRİZMANIN TEDAVİSİ NEDİR?</strong></div>
<p>Beyinde anevrizma kanaması hasar yaratmışsa bunun tedavi edilmesi zorlaşır. Kanamış anevrizmanın tedavisi yeniden kanama oluşmasını ve ani ölümü engellemek için yapılır. Kanamaya bağlı kaybedilen beyin fonksiyonları rehabilitasyon yöntemiyle yeniden kazandırılmaya çalışılır. Cerrahi müdahale ile anevrizmayı besleyen damarlara klipleme yerleştirilir. Ancak hiç cerrahi müdahale edilmeden de yapılan yöntemler vardır.&nbsp;</p>
<div>
<div> </div>
</p></div>
<div> </div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir/">Beyin anevrizma nedir ve belirtileri nelerdir? Beyin anevrizmanın tedavisi var mıdır?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/beyin-anevrizma-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-beyin-anevrizmanin-tedavisi-var-midir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göbek yağını eritmek için 10 süper yiyecek</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2022 17:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Yağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göbek kısmında biriken karın yağları birçok kişi için büyük bir problemdir. Göbek yağı sadece görsel bir problem değil, aynı zamanda yüksek ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek/">Göbek yağını eritmek için 10 süper yiyecek</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Göbek kısmında biriken karın yağları birçok kişi için büyük bir problemdir. Göbek yağı sadece görsel bir problem değil, aynı zamanda yüksek tansiyon, diyabet ve karaciğer hastalığı riskini de artıran bir sağlık sorunudur.</p>
<p>Birçok insan daha düz bir karın için diyete başlar, ancak sadece diyetinizi akıllıca planlayarak ve günlük egzersiz yaparak göbek yağlarından kurtulabilirsiniz.</p>
<p>Viseral yağ dokusu, yani karın boşluğundaki yağ hücreleri kan yağlarının ve kan şekeri seviyelerinin yükseldiği metabolik süreçlerin başlamasına veya artmasına yol açar. Süreç metabolik sendrom ve diğer hastalıkların gelişmesini tetikler.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/11/03/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek_7383.jpg"/></p>
<p><b>Bel çevresi ölçümü</b></p>
<p>Göbek yağının artmasıyla ortaya çıakn abdominal obezitenin varlığı veya derecesi sayısal olarak değerlendirilebilir. Bel çevresi, nefes verdikten sonra bel yüksekliğinde (alt kaburga ile kalça bıçağının ortasında) ölçülmelidir.</p>
<p>Erkekler için bu sayı 94 cm&#8217;nin üzerinde patolojiktir ve 102 cm&#8217;nin üzerinde kalp ve damar hastalıkları riski artar. Kadınlarda anormal değer 80 cm&#8217;nin üzerindedir ve 88 cm&#8217;nin üzerindeki bir değer kalp ve damar hastalıkları riskinin artması anlamına gelir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/11/03/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek_5359.jpg"/></p>
<p><b>Göbek yağının tehlikeleri</b></p>
<p>Göbek bölgesinde yağ birikmesi yüksek tansiyonu tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Obezite ve tansiyon değerleri arasında açık bir bağlantı vardır. Yüksek tansiyon hastaları için kilo kaybı her zaman önerilir.</p>
<p>Birçok ek sorunu (örneğin kısırlık, diyabet) içeren insülin direnci de göbek yağının tehlikeleri arasındadır. Artan kan şekeri seviyesine ek olarak, hücrelerin insüline duyarlılığı bozulur ve bunun sonucunda pankreas hücrelerinden daha fazla insülin salınır. Göbek yağı birikimi ile diyabet geliştirme ve kötüleşme riski, temel olarak insülin direnci mekanizması yoluyla önemli ölçüde artar. Tip 2 diyabet kalıcı kilo kaybı ile ilk aşamalarda iyileştirilebilir ve tersine çevrilebilir.</p>
<p>Göbek çevresinde yağ birilmesi ile kandaki yağ değerleri olan kolesterol ve trigliserit seviyeleri yükselerek dolaşım üzerinde zararlı etkilere nden olur. Birikmiş yağ ve yüksek trigliserit seviyeleri karaciğer yağlanmasına yol açar. Bu, uzun bir süre boyunca fibrozis ve karaciğer sirozuna yol açabilen zamanımızın popüler bir hastalığıdır.</p>
<p>Kalp ve koroner arter hastalıklarının görülme sıklığı önemli ölçüde artmakta olup, dünya çapında önde gelen ölüm nedenidir. Aynı şekilde başta kireçlenme, tıkanıklık ve felç olmak üzere serebral damar hastalıklarının görülme sıklığı da artmaktadır. Tüm bu hastalıklar, göbek yağının fazlalığıyla doğru orantılıdır.</p>
<p>Göbek bölgesinde yağ birikmesi durumunda kadınlarda adet ve yumurtlama bozuklukları ve kısırlık gelişebilir.</p>
<p>Hareketsiz bir yaşam tarzı ile birlikte göbekte yağ birikmesi hemoroid gelişimine de katkıda bulunur. Obezite ve abdominal obezite ile kanser gelişme riski de artar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/11/03/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek_96.jpg"/></p>
<p><b>Göbek yağını eritmek için en iyi 10 süper gıda</b></p>
<p><span>Düzenli olarak ne yiyeceğinizi bilmek göbek yağına karşı savaşın yarısıdır. Diğer bir faktör de günlük egzersizdir. </span>Etkili bir diyet ve egzersiz ile göbek bölgesinde biriken yağlar kararlı bir şekilde kaybedilebilir.</p>
<p>İşte diyetinizde göbek yağının yakılmasına destek olacak 10 süper gıda:</p>
<p><strong>Badem</strong></p>
<p>Badem çok sayıda sağlıklı yağ içerir. Bunlar tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlardır ve bu yağlar aşırı yemekten kaçınmanıza yardımcı olur. American Journal of Clinical Nutrition&#8217;da yapılan bir araştırma, badem yemenin açlığı bastırdığını ve ayrıca kalp hastalığına karşı koruduğunu kanıtlamıştır.</p>
<p>Bademdeki yüksek magnezyum içeriği, sağlıklı kasların korunmasına yardımcı olur ve daha fazla yağ yakmak istediğiniz içni sağlıklı kaslar size fayda sağlar.</p>
<p>Ayrıca bademin yüksek lif içeriği daha uzun süre tok kalmanızı sağlar. Bademleri her zaman evde tutun ve atıştırmalık olarak, salatada veya başka yemeklerde yiyin.</p>
<p><strong>Karpuz</strong></p>
<p>Uzmanlar, karpuzun göbek yağını azaltmak için mükemmel bir meyve olduğunu söylüyor. Bu meyve yüzde 91 sudur, bu nedenle doğal bir idrar söktürücü görevi görür. Tükettikten sonra daha uzun süre tokluk hissi verir ve ayrıca detoks etkisi gösterir.</p>
<p>Bu sulu bitki B1, B6 ve C vitaminlerinin yanı sıra magnezyum ve potasyum açısından son derece zengindir. Kalorisi düşüktür ve kolesterol içermez.</p>
<p>ABD&#8217;de yapılan bir deney sırasında, 8 hafta boyunca günde 2 bardak karpuz suyu içmenin vücut ağırlığını ve özellikle göbek çevresinde biriken yağları azalttığı belirlendi. Düzenli karpuz tüketimi, koroner arter daralması ve kalp hastalığı riskini de azaltır.</p>
<p><strong>Fasulye</strong></p>
<p>Çeşitli baklagiller düzenli tüketimi, göbek yağlarından kurtulmaya, kasları güçlendirmeye ve sindirimi iyileştirmeye yardımcı olur.</p>
<p>Fasulye, büyük bir çözünür lif kaynağıdır. Bu lif türü özellikle göbek yağını hedefler ve yağın vücuttan atılabilmesi için parçalanmasına yardımcı olur. Ayrıca fasulyedeki protein vücuda enerji sağlar. Salatalar, çorbalar veya diğer fasulye yemekleri hazırlayarak bu sebzeyi kolayca diyetinize dahil edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Kereviz</strong></p>
<p>Düz bir karın için tabağınızı kereviz gibi yeşil yapraklı sebzelerle doldurun. Kereviz, neredeyse hiç kalori içermez, ancak kilo vermenize yardımcı olan lif, kalsiyum ve C vitamini bakımından zengindir.</p>
<p>Sindirim sisteminizi temizlemek için öğle veya akşam yemeklerinden önce yarım bardak kereviz suyu için. Salatalara veya çorbalara kereviz de ekleyebilirsiniz. Kerevizde bulunan apigenin maddesi yumurtalık kanseri riskini de azaltır.</p>
<p><strong>Salatalık</strong></p>
<p>Salatalık, kalorisi az olan son derece ferahlatıcı bir sebzedir. Salatalığın yüzde 96&#8217;sı sudur ve mineraller, lifler ve vitaminlerle doludur.</p>
<p>Günlük salatalık tüketimi, vücuttaki toksinleri atmanın etkili ve sağlıklı bir yoludur ve aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olur. Salatalık ayrıca yüksek B ve C vitamini içeriği sayesinde parlak bir cilt verir.</p>
<p><strong>Domates</strong></p>
<p>Büyük bir domates sadece 33 kaloriye sahiptir. Öte yandan, kandaki yağ seviyesini azaltan ve böylece göbek yağını kontrol etmeye yardımcı olan 9-oxo-ODA adlı bir bileşik içerir. Bu bileşik ayrıca obezite ile ilişkili kronik hastalıkların tedavisinde de yardımcı olur.</p>
<p>Domateslerde bulunan antioksidan likopen kırışıklıkları azaltır, kolesterolü düşürür ve kanserle savaşır. Domatesler harika bir demir ve potasyum kaynağıdır ve ayrıca A ve C vitaminleri içerir. Sağlığınız için her gün çiğ veya pişmiş domates tüketin.</p>
<p><strong>Avokado</strong></p>
<p>Avokado, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar ve lesitin yardımıyla vücut ağırlığını düzenlemeye yardımcı olur.</p>
<p>Yüksek lif içeriğinden dolayı açlığı bastırır. Ayrıca avokadonun birçok iyileştirici (antibakteriyel, antifungal) ve güzelleştirici (yaşlanma önleyici) etkileri vardır.</p>
<p><strong>Elma</strong></p>
<p>Elmalar, mideyi doldurmaya yardımcı olan çok sayıda lif, flavonoid, fitosterol ve beta karoten içerir. Elma tüketimi, gün içinde aşırı yemeyi önler. Yapılan bir araştırmaya göre, günde 3 veya daha fazla elma yiyen kadınlar, yemeyenlere göre daha hızlı kilo veriyor.</p>
<p>Elmanın doğal bileşenlerinden biri olan pektin kilo vermenize yardımcı olur. Pektin açısından zengin meyveler genellikle daha fazla çiğneme gerektirir ve bu bileşik midede çözündüğünde kolesterol ve yağı bağlayan jöle benzeri bir maddeye dönüşür. Ayrıca pektin, kolon kanseri gelişme riskini azaltır ve elmadaki antioksidanlar ve C vitamini kırışık önleyici etkiye sahiptir.</p>
<p><strong>Kiraz</strong></p>
<p>ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, kiraz içeren bir diyetin kalp hastalığı ve metabolik sendrom semptomlarını azalttığını bulmuştur. Metabolik sendrom, göbek yağı, kalp hastalığı ve diyabet geliştirme riskini artırır.</p>
<p>Kirazlar vücudun kolesterol seviyelerini düşürür ve vücut yağını büyük ölçüde azaltır. Antioksidan özellikleri gençleştiricidir ve genel olarak sağlığı iyileştirir.</p>
<p><strong>Ananas</strong></p>
<p>Bu tropikal meyve, iltihap önleyici özelliklere sahip olan bromelain adı verilen bir enzim içerir. Bu enzim proteinleri parçalar ve aşırı yemeye karşı çok etkili bir koruma sağlar. Böylece göbek yağının azalmasına yardımcı olur.</p>
<p>Yapılan araştırmalar, bromelainin antibakteriyel özelliklerinin ishale neden olan bakterileri yenerek zararlı bakterilerin büyümesini durdurabildiğini göstermektedir. Ananas ayrıca bol miktarda manganez, tiamin, bakır, lif, B6 ve C vitaminleri içerir.</p>
<p>Bu bitkiler ile göbek yağlarından daha kolay kurtulabilirsiniz ancak bu yöntemlerin ancak düzenli egzersiz ile etkili olduğunu unutmayın.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek/">Göbek yağını eritmek için 10 süper yiyecek</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/gobek-yagini-eritmek-icin-10-super-yiyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oksitosin Hormonu nedir?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/oksitosin-hormonu-nedir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=oksitosin-hormonu-nedir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/oksitosin-hormonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 10:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vücutta hipofiz bezleri tarafından salgılanan ve sadece fizyolojik açıdan değil, psikolojik açıdan da çok büyük önem taşıyan hormonlardan biridir ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/oksitosin-hormonu-nedir/">Oksitosin Hormonu nedir?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oksitosin, vücutta <strong>hipofiz bezleri</strong> tarafından salgılanan ve sadece fizyolojik açıdan değil, psikolojik açıdan da çok büyük önem taşıyan hormonlardan biridir. Toplumda ‘<strong>aşk hormonu</strong>’ olarak da bilinen bu hormon özellikle kadınlarda davranışları da etkileyebilme özelliğine sahip ve oldukça güçlü etkilerle kendini gösterebiliyor. <strong>Hipofiz bezleri</strong>nin oksitosin hormonunu olması gerekenden daha az salgılaması ise onlarca farklı soruna davetiye çıkarıyor. Aynı zamanda yaşam sevinciyle ilgili sıkıntılara da sebebiyet verebiliyor. Depresif bir ruh halinde olmak, <strong>anksiyete problemleri</strong> yaşamak,<strong> uykuya dalamamak</strong>, sürekli uyanmak bu sorunlardan sadece birkaçıdır.</p>
<h2>Oksitosin (Aşk Hormonu) Ne İşe Yarar?</h2>
<p>Halk arasında <strong>oksitosin hormonu</strong> neden<strong> aşk hormonu</strong> olarak adlandırılıyor sorusunun yanıtı aslında bu hormonun ne işe yaradığını da kısmen açıklıyor. Aşk, sadakat, mutluluk, sevgi, umut gibi duyguların en temel kaynağı aslında bu hormondur. Bazı araştırmalarda psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde umut vaat eden çeşitli sonuçlara ulaşılması, bu hormonun önemini bir kez daha ortaya koydu. Ruh hali ile ilgili etkileri daha çok konuşuluyor olsa da bu hormonun fizyolojik açıdan da son derece önemli faydalar sunduğunun bilinmesi gerekir.</p>
<p>Genel olarak <strong>oksitosin hormonu</strong> ne işe yarar sorusunu küçük bir liste halinde açıklayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Merkezi sinir sisteminde nörotransmitter görevini üstlenen bu hormon kan dolaşımının düzenlenmesinde de etkilidir.</li>
<li>Duygu durumunu dengeler ve farklı duygu durumlarında davranışların düzenlenmesinde de önem taşır.</li>
<li>Olumlu duyguların yaşanmasına yardımcı olur.</li>
<li>İltihap önleme özelliği bulunur ve bu özelliği vücuttaki yaraların iyileşme hızını da artırır.</li>
<li>Kortizol seviyesini düşürerek stresi azaltır.</li>
<li>Ağrı eşiğini yükseltir.</li>
<li>Sosyalleşmeyi sağlar, içe kapanık bir ruh haline girmeyi engeller.</li>
<li>Cinsel uyarılmayı artırır.</li>
<li>Empati kurmayı kolaylaştırır.</li>
</ul>
<p>Hamilelikte Oksitosin Hormonu</p>
<p><strong>Gebelik döneminde oksitosin hormonu</strong> önemini daha fazla belli edebiliyor. Örneğin doğum esnasında kadınların yaşadıkları şiddetli ağrıya dayanabiliyor olmalarının nedeni bu hormondur. Çünkü ağrı eşiğini yükseltebiliyor ve bu sayede doğum sancılarına katlanmayı kolaylaştırıyor. Hamilelik döneminde anne adayı ile bebek arasında bir bağ kurulmasını sağlayan da bu hormonun vücutta yaptığı etkilerdir. Hatta hormonun üreme noktasında da belirleyici faktörlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü cinsel ilişki esnasında da salgılanan bu hormon, döllenmeyi kolaylaştırıyor. Bu sayede gebe kalma olasılığını da artırıyor.</p>
<p>Yapılan araştırmalar doğum sancılarının başlamasında da <a href="https://renklikadinlar.com/ask-hormonu-oksitosin-hormonu-nedir/"><strong>oksitosin hormonu</strong></a> etkisini ortaya koydu. Söz konusu hormon doğum zamanında rahmin kasılmasına yardımcı oluyor. Doğum sonrasında, <strong>emzirme dönemi</strong>nde de sütün süt kanallarından geçerek meme ucuna ulaşmasında yine rol oynayan bir hormon olduğunu belirtebiliriz.</p>
<h3>Oksitosin Hormonu Nasıl Arttırılır?</h3>
<p>Öncelikle <strong>oksitosin hormonu</strong> dışarıdan takviye olarak alınabiliyor. Bununla birlikte içerisinde bu hormonun bulunduğu yiyeceklerin tüketilmesi de hormon seviyesini artırmanın yollarından biridir. Bazı yaşamsal faktörlerin de hormon seviyesini yükseltebildiğini belirtelim. Oksitosini artıran unsurlara şu örnekleri verebiliriz:</p>
<ul>
<li>Sosyalleşmek ve insanlar ile iletişim kurmak bu hormonun atmasını sağlayabiliyor. Özellikle sohbet etmek hormon seviyesinin artışa geçmesini sağlıyor.</li>
<li>İyilik yapmak da oksitosini artırmanın yollarından biridir.</li>
<li>Cinsel ilişki ve orgazm söz konusu hormonun vücutta daha fazla salgılanmasını sağlıyor.</li>
<li>Kişinin keyif aldığı aktiviteler de bu listede yer alıyor. Tempolu yürüyüşler, yoga ya da meditasyon gibi egzersizler de hormonu artırmanın bir yoludur.</li>
<li>Oksitosini artırmanın yollarından biri de evcil hayvan beslemektir.</li>
<li>Aşık olmak da bu listede yer alıyor. Aşık olmanın söz konusu hormonu artırdığı çeşitli araştırmalar ile de kanıtlandı.</li>
<li>Listede yer alan unsurlardan biri de hayal kurmaktır. Kişiyi mutlu edecek hayaller kurmak ya da güzel anıları hatırlamak da vücuttaki oksitosin hormonu seviyesini yükseltiyor.</li>
</ul>
<h3>Oksitosin İçeren Besinler Neler?</h3>
<p>Genel olarak A, B1, B2, B6 ve D vitamini içeren gıdaların oksitosin hormonu seviyesini artırdığını belirtmek mümkün. Beslenme yolu ile vücudundaki bu hormonu yükseltmek isteyenler bazı yiyecekleri düzenli olarak tüketmeyi tercih edebilir. Bu yiyecekleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Yumurta</li>
<li>Süt ve süt ürünleri</li>
<li>Tüm yeşil yapraklı sebzeler</li>
<li>Kuru yemiş çeşitleri</li>
<li>Zeytin</li>
<li>Kırmızı biber</li>
<li>Buğday, pirinç, çavdar ve yulaf</li>
<li>Avokado, elma, muz, çilek ve nar</li>
</ul>
<p>Özellikle hamile kalma noktasında sorun yaşayanların yanıtını merak ettiği bu soruya yanıt ‘evet’ olmalıdır. Çünkü <strong>hipotalomus</strong>a ulaşan sinirsel uyarıların döl yatağına iletilmesi oksitosin hormonu sayesinde gerçekleşiyor. Bu sinirsel uyarılan döl yatağında kasılmayı meydana getiriyor ve erkek üreme hücrelerinin döl yatağına ulaşması da hızlanıyor. Sperm hücreleri kadın üreme hücrelerine daha kolay ulaşıyor.</p>
<p>Döl yatağında bulunan asitlerin sperm hücrelerinin aktifliğini ortadan kaldırdığını belirtmeliyiz. Ancak <strong>oksitosin hormonu</strong> bu geçişi hızlandırdığından sperm hücrelerinin zarar görme olasılığı da azalıyor. Bu sayede gebe kalma olasılığı da güçleniyor ancak elbette oksitosinin tek başına hamile kalmayı sağladığından ya da vücutta bu hormonun eksik olması durumunda hamilelik olasılığının da tamamen ortadan kalktığından söz edemeyiz.</p>
<h3>Oksitosin Hormonunun Yan Etkileri Neler?</h3>
<p>Vücutta tüm hormonlar belirli bir denge içerisinde olmalıdır. Nasıl ki hormonların ideal seviyeden az olması bazı sorunlara yol açıyorsa, fazla olması da çeşitli sıkıntılar doğurabiliyor. Dolayısıyla <strong>oksitosin hormonu</strong> da fazla alındığında ya da vücutta fazla salgılandığında bazı yan etkilerin ortaya çıkması da kaçınılmaz oluyor. Bu yan etkiler arasında en yaygın görülenleri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<ul>
<li>Rahimde aşırı kasılma olması</li>
<li>Vücutta ödem oluşması</li>
<li>Kan basıncının düşmesi</li>
<li>Ciltte döküntüler oluşması</li>
<li>Çarpıntı</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Bazı görme bozuklukları</li>
<li>Doğum sonrasında kanamada artış</li>
<li>Vücudun alerjik reaksiyon göstermesi</li>
<li>Mide bulantısı, kusma</li>
<li>Bazı konuşma bozuklukları</li>
<li>Halsizlik</li>
<li>Hafıza sorunları</li>
</ul>
<p>Bu yan etkilerin genellikle vücut tarafından salgılanan oksitosin hormonu seviyesinin yükselmesi durumunda değil, dışarıdan destek olarak hormon alındığında ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Herhangi bir nedenle dışarıdan oksitosinin destek olarak alınması durumunda, şayet bu yan etkiler ortaya çıkarsa mutlaka doktorunuza bilgi vermelisiniz.</p>
<h4>Oksitosin Hormonu Eksikliği Nasıl Giderilir?</h4>
<p><strong>Vücutta oksitosin hormonu</strong> eksik olduğunda dışarıdan <strong>hormon desteği </strong>alınması mümkün olabilir. <strong>Oksitosinin tablet ya da sprey</strong> şeklinde hazırlanan formları hastaların kolaylıkla bu<strong> hormon takviyesin</strong>den faydalanmalarını sağlayabiliyor. Ancak<strong> hormon takviyesi</strong>nin kesinlikle <strong>doktor kontrolü</strong>nde alınması gerektiğini unutmamalısınız. Söz konusu hormonun takviye amacıyla kullanımı gebelik ya da<strong> kürtaj sonrası yaşanan kanama</strong> durumunda da tercih ediliyor. Kanamayı durdurmak amacıyla ampul şeklinde üretilmiş olan hormon ürünleri kullanılıyor.</p>
<p>Doğum zamanı geldiği halde sancının başlamaması durumunda ise bu hormon damar yolu ile vücuda verilebiliyor. Böylelikle doğumun başlaması sağlanıyor. Tablet formunda üretilen takviyeler ise genellikle depresyon ya da benzer psikolojik sıkıntılar yaşayan kişilerin kullandığı takviye ürünler oluyor. Takviye kullanmadan önce mutlaka test yapılması ve vücuttaki oksitosinin eksikliğinin tespit edilmesi gerekiyor. Bu nedenle doktorunuza danışmadan takviye hormon kullanımı girişiminde bulunmamalısınız.</p>
<p><strong>Oksitosin</strong> vücuttaki birçok süreci kontrol eder ve ayrıca <strong>beyindeki sinir hücreleri</strong>nin birbirlerine mesaj göndermelerine yardımcı olur. Beynin <strong>hipotalamus</strong> olarak bilinen kısmında üretilir.</p>
<p>Hormon kadınlarda doğum sırasında, meme uçları emzirme sırasında ve seks sırasında uyarılır.</p>
<p><strong>Oksitosin</strong> vücuda salındığında, vücut, hormonun daha fazla salınması için cevap verir. Örneğin, doğum sırasında, rahim kasılmaları, oksitosinin kana salınmasına neden olur. Bu daha fazla kasılmalara neden olur, bu da daha fazla oksitosinin salınmasına neden olur.</p>
<h3>Oksitosinin Rolü Nedir?</h3>
<p><strong>Oksitosin</strong>, rahim doğum sırasında büzülmesine yardımcı olur. Bazen yapay oksitosin, emeği indüklemek (başlatmak) veya hızlandırmak için verilir. Ayrıca bazen plasentanın iletilmesine yardımcı olmak veya ağır kanamayı önlemek için doğumdan sonra rahim büzüşmesine yardımcı olmak için kullanılır.</p>
<p>Kadınlar emzirirken, <strong>oksitosin</strong> sütün aşağı inmesine yardımcı olur. Erkeklerde testosteron yapımında ve spermin hareket etmesine yardımcı olmada rolü vardır.</p>
<p><strong>Oksitosin</strong>, insanların ilişki kurmasına yardımcı olması için de önemlidir. İnsanların birbirlerini tanımalarını, güven ve empati duymalarını sağlar ve annelerin bebekleriyle bağ kurmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda insanların cinsel olarak uyarılmış hissetmelerini sağlar.</p>
<h3>Çok Fazla Veya Çok Az Miktarda Oksitosin Varsa Ne Olur?</h3>
<p>Vücutta çok fazla veya çok az miktarda <strong>oksitosin</strong> varsa ne olduğu açık değildir.</p>
<p><strong>Çok fazla oksitosin</strong>in<strong> erkeklerde iyi huylu prostat hipertrofisi</strong>ne yol açabileceği , <strong>prostat bezinde idrar yapma</strong>yı zorlaştıran yaygın bir durum olduğu düşünülmektedir .</p>
<p><strong>Çok az oksitosin</strong>, bir <strong>kadının emzirme için sütü bırakma</strong> özelliğini etkileyebilir. <strong>Düşük oksitosin</strong> seviyeleri de <strong>otizm spektrum bozuklukları</strong> ve <strong>depresyon</strong> ile ilişkilendirilmiştir.</p>
<p><strong>Oksitosin seviyeleri</strong>nin artırılmasının sosyal fobi, <strong>depresyon</strong> <strong>ve öfke </strong>sorunlarını tedavi etmeye yardımcı olabileceği öne sürülmüştür. Ancak, aynı zamanda kıskançlık, önyargı ve yalancılıkla da bağlantılıydı çünkü insanların ‘grup içi’ ve ‘grup dışı’ olmalarına neden oluyor.</p>
<p><strong>Oksitosinin vücuttaki rolü</strong>nü tam olarak anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.</p>
<h3>Oksitosin Seviyelerimi Nasıl Ayarlayabilirim?</h3>
<p><strong>Oksitosin</strong>, birkaç farklı durumda tedavi sağlamak için kullanılabilir. Kadınlar bazen kasılmaları başlatmak veya doğum sırasında onları güçlendirmek için bir <strong>oksitosin enjeksiyonu</strong> alır. Ayrıca hamileliği sonlandırmak veya düşük yapma işlemini tamamlamak için kullanılabilir.</p>
<p>Otizmi olan çocuklara bazen sosyal becerilerini geliştirmek ve tekrarlayan davranışlarda yardımcı olmak için oksitosin tedavisi uygulanır. Burun spreyi veya dil altında bir pastil olarak doktor, psikiyatrist veya çocuk doktoru tarafından yazılabilir. Bazı araştırmalar yardım edebileceğini gösteriyor, ancak herkes için işe yarayıp yaramadığını kanıtlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.</p>
<p><strong>Oksitosin</strong> ayrıca bir sprey olarak çevrimiçi olarak da sunulmaktadır ve insanların size ilgi duymasına neden olabileceği veya size daha fazla güvenebileceği iddia edilmektedir. Bununla birlikte, bu iddialar kanıtlanmamıştır ve çok fazla <strong>oksitosin</strong> kullanmanın insanları kızdırıp agresif hale getirmesi mümkündür.</p>
<p>Bazı çalışmalar, <strong>oksitosin</strong> seviyelerinin doğal olarak iyi hisleri artırarak doğal olarak yükseltilebileceğini göstermektedir – örneğin, bir hayvanı okşayarak, meditasyon yaparak, birisine sarılarak veya bir roller coaster veya skydiving gibi heyecan verici bir şey yaparak</p>
<p>Oksitosin Hakkında</p>
<p><strong>Oksitosin</strong> sosyal davranış ve yara iyileşmesinde önemli rol oynamaktadır.</p>
<p>Enflamasyona Faydaları</p>
<p><strong>Oksitosin</strong>in bazı sitokinleri azaltarak inflamasyonu azalttığı düşünülmektedir . Dolayısıyla, olumlu sosyal etkileşimleri takiben <strong>oksitosin</strong>in artmış salınımı, yara iyileşmesini iyileştirme potansiyeline sahiptir .</p>
<h4>Cinsel Yararları</h4>
<p><strong>Oksitosin</strong>, erkeklerdeki kadın cinsel ilgisi için önemlidir . Farelerde, dişi farelerde oksitosin (reseptör) eksikliği, östrojen döngüsünün cinsel açıdan kabul gören aşamasında özellikle erkek farelerde sosyal ilgi kaybına yol açar.</p>
<p>Sıçanlarda beyin omurilik sıvısına enjekte edilen oksitosin, spontan penis ereksiyonuna neden olur</p>
<p><strong>Oksitosin</strong>, erkeğin erektil kapasitesini kolaylaştırarak ekstazi sağlar ve orgazm sırasında daha büyük miktarlarda salınır. <strong>Oksitosin</strong>in, aynı zamanda, erkeğin besleyici davranışını ve kadına karşı duyduğu sevgiyi teşvik ettiği iddia edilmektedir</p>
<h4>Duygu hali Avantajları</h4>
<p><strong>Oksitosin</strong>, eşten memnuniyet hissi, <strong>kaygı</strong> azalması ve sakinlik ve güvenlik duygularını oluşturur .</p>
<p>Bazı durumlarda,<strong> oksitosin</strong>, <strong>kortizol</strong> gibi stres hormonlarının salınmasını dolaylı olarak inhibe eder ve bu gibi durumlarda <strong>vasopresinin</strong> bir antagonisti olarak düşünülebilir .</p>
<h4>Sosyal Faydaları</h4>
<p>Kişilere <strong>oksitosin</strong> vermek güven ve cömertliği arttırır. İnsanlarda toplumsal ihanet korkusunu azaltır.</p>
<p>Duygusal olayların ifşa edilmesi, insanlara güven mesajını verir. Olumsuz bir olayı anlatırken, oksitosini alan insanlar daha duygusal ayrıntılar ve hikayeler paylaşırlar.</p>
<ul>
<li><strong>Oksitosin takviyesi</strong>, sağlıklı erkeklerde empati yeteneğini arttırır .</li>
<li>Sosyal yabancılaşmayı yaşadıktan sonra bile, oksitosini alan insanlar daha da güvenilirdir.</li>
<li><strong>Oksitosin</strong> amigdala aktivasyonunu inhibe ederek korku tepkilerini etkili bir şekilde önleyebilir .</li>
<li><strong>Oksitosin</strong>, güveni arttırır. İhanete maruz kalmak gibi güvensiz hissetmek durumunda, oksitosin farklı şekilde işlev görür ve güven duygusunu artırır.</li>
</ul>
<h4>Romantizme Faydaları</h4>
<p><strong>Oksitosin</strong> erkeklerdeki romantik cazibe ve bağlanmayı da arttırır ve tekeşli ilişkilerde sadakati artırmaya yardımcı olur .</p>
<p>Bilişsel Faydaları</p>
<p><strong>Tamamlayıcı oksitosin</strong>, kötü deneyimlerin hatırasını azaltabilir ve sosyal bilgi için hafızayı artırabilir .</p>
<p>Örneğin, <strong>oksitosin</strong> verilen erkekler , insan yüzleri için , özellikle de mutlu yüzler için gelişmiş hafıza göstermektedir .</p>
<p>Uyuşturucu Bağımlılığı</p>
<p>Hayvanlardaki bazı araştırmalara göre, <strong>oksitosin</strong> çeşitli bağımlılık yapan ilaçlara (opiatlar, kokain, alkol) tolerans gelişimini engeller ve geri çekilme semptomlarını azaltır.</p>
<p>Son yıllardaki kanıtlar, <strong>hipotalamustaki oksitosin nöronları</strong>nın, normal koşullar altında iştahı baskılamada önemli bir rol oynayabileceğini ve diğer <strong>hipotalamik nöronlar</strong>ın bu<strong> oksitosin nöronlarının inhibisyonu</strong> yoluyla yemeyi tetikleyebileceğini göstermektedir.</p>
<h4><strong>Düşük Oksitosinli Hastalıklar</strong></h4>
<ul>
<li>Otizm</li>
<li>Şizofreni</li>
<li>Sınırda kişilik bozukluğu</li>
</ul>
<p>Doğal Olarak Oksitosin Nasıl Artırılır</p>
<h4><strong>Cinsel:</strong></h4>
<ul>
<li>Cinsel yolla</li>
<li>Orgazmlar – büyük patlamaya neden olur – Subjektif orgazm şiddeti,kadınlarda artmış Oxytocin düzeyleri ile korelasyon gösterir.</li>
<li>Meme ucu stimülasyonu</li>
<li>Sarılmak / dokunmak</li>
<li>Aşık olmak</li>
</ul>
<h4><strong>Hormonlar:</strong></h4>
<ul>
<li>Vitamin D, oksitosini artırır</li>
<li>Melatonin oksitosini artırır</li>
<li>Kortizol düşürücü etkenler</li>
<li>Magnezyum– oksitosinin işlev görmesi için gereklidir</li>
<li>Kolesterol– oksitosinin işlev görebilmesi için gereklidir</li>
<li>Yüksek doz C vitamini</li>
<li>Kafein</li>
</ul>
<div></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/oksitosin-hormonu-nedir/">Oksitosin Hormonu nedir?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/oksitosin-hormonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pankreas kanserinin dikkat edilmesi gereken ilk 3 belirtisi</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 22:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Risk]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karında midenin hemen arkasında bulunan bir bez olan pankreas, esas olarak 50 yaş ve üstündekileri etkiler. Önceleri daha çok erkeklerde görülen ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi/">Pankreas kanserinin dikkat edilmesi gereken ilk 3 belirtisi</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karında midenin hemen arkasında bulunan bir bez olan pankreas, esas olarak 50 yaş ve üstündekileri etkiler. Önceleri daha çok erkeklerde görülen bu durum, kadınlarda da giderek daha sık görülmektedir.</p>
<p>Kanserden ölümlerin önde gelen nedenlerinden biri olan pankreas kanseri, 2 tip olan pankreas hücrelerinden kaynaklanır. Endokrin hücreler, insülin üretirler ve kan şekerinin düzenlenmesine katılırlar. Ekzokrin hücreler ise sindirimi kolaylaştıracak sindirim enzimleri salgılarlar.</p>
<p>Bu hücrelerin anormal şekilde çoğalmaları pankreas kanserine yol açar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/25/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi_8997.jpg"></p>
<p><b>PANKREAS KANSERİ BELİRTİLERİ</b></p>
<p>Pankreas kanserinin tedavisindeki en büyük sorunlardan biri, erken evrelerde genellikle asemptomatik olmasıdır, bu nedenle hastalık genellikle çok ileri bir aşamada keşfedilir. Ek olarak, pankreas kanseri belirtileri çok karakteristik değildir ve tanıyı geciktiren diğer hastalıkların belirtileri ile karıştırılabilir.</p>
<p><strong>En yaygın ilk 3 belirti şunlardır:</strong></p>
<p>&#8211; İştah kaybı ve kilo kaybı,</p>
<p>&#8211; Sarılık. Tümör pankreasın başında yer alıyorsa, safra kanalını sıkıştırdığı için safranın karaciğerden bağırsağa boşaltılmasını engeller. Kişide sarı gözler ve cilt, soluk renkli dışkı, koyu renkli idrar ve bazen tüm vücutta kaşıntı görülür.</p>
<p>&#8211; Şiddetli karın ağrısı. Bu ağrılar sırta ve sol taraftaki kaburgaların altına yayılır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/25/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi_2356.jpg"></p>
<p><b>PANKREAS KANSERİNİN NEDENLERİ</b></p>
<p>Pankreas kanserinin nedenleri henüz tanımlanmamıştır. Ancak, birkaç risk faktörü olduğu bilinmektedir:</p>
<p>&#8211; Sigara içmek. Araştırmalara göre, sigara içmek pankreas kanserine yakalanma riskini 3 kat artırır ve dünya çapında gözlemlenen pankreas kanserlerinin yüzde 30&#8217;unda rol oynar.</p>
<p>&#8211; Dengesiz beslenme ve fazla kilo. Doymuş yağlar, hayvansal proteinler açısından çok zengin ve lif açısından çok düşük bir diyet aşırı kiloyu ve pankreas kanserini tetikleyebilir. Bu faktörlere fiziksel hareketsizlik de eklenirse risk daha da artar.</p>
<p>&#8211; Alkolizm. Ağır ve düzenli alkol tüketimi kronik pankreatit (pankreasın kronik iltihabı) riskini artırır.</p>
<p>&#8211; Belirli hastalıklar da pankreas kanserini tetikleyebilir. Tip 2 diyabet pankreas kanseri riskini 2 katına çıkarır. Kistik fibroz da bu riski artırır.</p>
<p>&#8211; Genetik faktörler de etkilidir. Genetik faktör pankreas kanseri vakalarının yüzde 5&#8217;inde yer almaktadır.</p>
<p>&#8211; Çevresel faktörler de pankreas kanseri üzerinde etkilidir. Pestisitlere ve ağır metallere maruz kalmak, pankreas kanseri riskini artırır.</p>
</p>
<p><b>PANKREAS KANSERİ TEDAVİLERİ</b></p>
<p>Pankreas kanseri tedavisinin seçimi birkaç faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kanserin gelişim aşaması, tümörün boyutu ve yeri tedavi alternatifleri için önemlidir.</p>
<p><strong>Cerrahi Yöntem</strong></p>
<p>Bu, pankreas kanserini potansiyel olarak tedavi edebilen tek tedavidir. Ancak, kanser erken teşhis edilmişse, tümörün boyutu çok büyük değilse, hastanın tıbbi durumu yeterince iyiyse ve çok yaşlı değilse düşünülebilir. Tüm bu koşullar, pankreas kanserlerinin sadece yüzde 20&#8217;sinin ameliyat edilebilir olduğu anlamına gelir. Cerrahi müdahalenin sonunda kemoterapi tedavisi kanserin nüksetme riskini sınırlayabilir.</p>
<p><strong>Kemoterapi</strong></p>
<p>Ameliyat edilemeyen tüm pankreas tümörü vakalarında birkaç hafta boyunca reçete edilebilir. Oral tedavi veya enjeksiyon yoluyla uygulanan ilaçlar tümörü kontrol altına almayı, semptomları yatıştırmayı ve hastanın yaşam beklentisini artırmayı amaçlar.</p>
<p><strong>Radyoterapi</strong></p>
<p>Pankreas ve yakındaki lenf düğümlerini hedef alan ışınları kullanarak tedavi gerçekleşir. Bu teknik genellikle kemoterapi ile birlikte kullanılır.</p>
<p><strong>Stent Yerleştirilmesi</strong></p>
<p>Safra kanalı veya duodenum tıkalıysa, kanserli tümör onları sıkıştırdığı için endoskopi ile stent yerleştirerek tıkanıklığı açmak mümkündür. Amaç hastanın semptomlarını (sarılık, ağrı, mide bulantısı vb.) hafifletmektir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/25/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi_7111.jpg"></p>
<p><b>PANKREAS KANSERİNİ ÖNLEMEK İÇİN İPUÇLARI</b></p>
<p>Pankreas kanseri için risk faktörlerini azaltmak için bazı önlemler alabilirsiniz:</p>
<p>&#8211; Sigarayı bırakın ve başkalarının dumanına da maruz kalmayın.</p>
<p>&#8211; Sağlıklı beslenin. Çok yağlı gıdalardan, işlenmiş endüstriyel ürünlerden, aşırı hayvansal proteinlerden kaçının (bitkisel proteinleri tercih edin). Yeterince diyet lifi yiyin. Kuru meyveler, baklagiller, tam tahıllar iyi miktarda lif içerir.</p>
<p>&#8211; Alkol tüketmeyin. Ağır ve tekrarlayan alkol tüketiminin zararlı etkisi pankreas kanseri oluşumunda etkilidir.</p>
<p>&#8211; Diyabetinizi yönetin. Genellikle obezite ile bağlantılı olan tip 2 diyabet, çok fazla insülin üretimi gerektirdiği için pankreası yorar.</p>
<p>&#8211; Hareketsiz bir yaşam tarzından kaçının. Her gün en az 30 dakika yürüyüş gibi bir fiziksel aktivite yapın.</p>
<p>&#8211; Sağlıklı bir çevreye sahip olun. Pestisitler veya ağır metallerle tekrar tekrar temastan kaçının.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi/">Pankreas kanserinin dikkat edilmesi gereken ilk 3 belirtisi</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/pankreas-kanserinin-dikkat-edilmesi-gereken-ilk-3-belirtisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 21:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üşümek, soğuğa karşı duyarlılığa veya sıcaklık özellikle düşük olmadığında bile  kalıcı bir üşüme hissini ifade eder. Titreme, vücut ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/">Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üşümek, soğuğa karşı duyarlılığa veya sıcaklık özellikle düşük olmadığında bile  kalıcı bir üşüme hissini ifade eder. Titreme, vücut sıcaklığındaki düşüş ve ekstremitelerin (eller, ayaklar) soğuması ile kendini gösterir.</p>
<p>Sebeplere bağlı olarak üşümek farklı belirtilerle ilişkilendirilebilir ve geçici veya kronik olabilir. Üşüme hissi tüm vücudu veya sadece eller ve ayaklar gibi yerleri etkileyebilir.</p>
<p>Soğuğa tepki kişiden kişiye değişir ve bazı kişiler diğerlerinden daha sık üşür. Bu üşüme hissi kalıcı hale geldiğinde belirli bir sağlık sorununa işaret edebilir. <span>Sürekli üşümek çeşitli sağlık sorunlarını ortaya çıkarabilir.</span></p>
<p><span><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/surekli-usumeye-neden-olan-9-durum_7307.jpg"><br /></span></p>
<p><b>SÜREKLİ ÜŞÜMENİN BELİRTİLERİ</b></p>
<p>Aşırı üşüme, vücutta bir soğukluk hissi ile ortaya çıkar. Bu duyguya başka belirtiler de eşlik edebilir:</p>
<p>&#8211; Ellerde, parmaklarda, ayaklarda ve ayak parmaklarında karıncalanma veya uyuşma,</p>
<p>&#8211; Sık titreme,</p>
<p>&#8211; Diğer insanların rahat bulduğu sıcaklıklarda üşümek,</p>
<p>&#8211; Uzuvlarda sertlik,</p>
<p>&#8211; Özellikle soğuk ayaklar ve eller,</p>
<p>Üşümenin nedenlerine bağlı olarak başka belirtiler de mevcut olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/surekli-usumeye-neden-olan-9-durum_823.jpg"></p>
<p><b>SÜREKLİ ÜŞÜMEYE NEDEN OLAN 9 DURUM</b></p>
<p>Süerkli üşümenin tedavi edilmeye çalışılması için nedeninin belirlenmesi gerekir. İşte sürekli üşümeye neden olan en yaygın durumlar.</p>
<p><strong>Az Miktarda Kahverengi Yağa Sahip Olmak</strong></p>
<p>Bazı insanların sıcağı diğerlerinden daha iyi tolere etmesi gibi, soğuğa duyarlılık da bireysel olarak değişir. Çevre bir rol oynayabilir, aşırı soğuklara alışmış ülkekerde yaşayanlar soğuğa muhtemelen sıcak bölgelerde yaşayanlardan daha az duyarlıdır, bunun nedeni esas olarak vücudun ısısını ayarlama sisteminde yer alan  kahverengi yağda (bir tür doku yağı) bulunur.</p>
<p>Besinleri depolayan beyaz yağın aksine kahverengi yağ özellikle vücudun soğuğa karşı savaşmasına yardımcı olur. Bu yağ dokusu, bebeklik dönemi de dahil olmak üzere yaşamın her döneminde bulunur. Kahverengi yağı az olan zayıf insanlar, vücut ısısını daha zor ayarlarlar ve bu nedenle soğuğa daha duyarlı olurlar.</p>
<p>Vücut kitle indeksi (VKİ) 18.5 veya altında olan ve bu nedenle çok zayıf olan kişilerin vücut yağ seviyeleri yetersizdir ve bu da onları soğuktan yalıtamaz. Ayrıca VKİ&#8217;si düşük olan kişiler genellikle düşük gıda alımına sahiptir, metabolizmaları yavaştır çünkü vücutlarına daha az kalori alırlar ve bu da onların yeterli vücut ısısı oluşturmasını engeller.</p>
<p><strong>Demir Eksikliği</strong></p>
<p>Demir eksikliği, kalıcı üşümenin en yaygın nedenlerinden biridir. Demir, kırmızı kan hücrelerinin vücutta oksijen taşımasına yardımcı olan, her hücreye ısı ve besinler getiren bir mineraldir. Yetersiz demir varlığında kırmızı kan hücreleri görevini etkin bir şekilde yapamaz ve bu da üşümeye ve titremelere neden olur.</p>
<p>Fasulye, mercimek, ıspanak ve yumurta, et, deniz ürünleri gibi demir açısından zengin yiyecekleri diyetinize ekleyin.</p>
<p><strong>Hipotiroidizm</strong></p>
<p>Sürekli üşümek hipotiroidizmin, yani tiroidin yeterince tiroid hormonu salgılamadığının belirtisi olabilir. Tiroid hormonları metabolizmanın düzenlenmesine katıldıkları için hipotiroidizm kilo, ruh hali ve ayrıca üşüme hissinin düzenlenmesi açısından birçok reaksiyona neden olur. Bu nedenle, üşüme hissi hipotiroidizmin ana belirtilerinden biridir.</p>
<p>Üşümenin yanında kilo alımı, yorgunluk, saç dökülmesi veya kuru cilt gibi başka belirtileriniz de varsa hipotiroidizmden şüphelenebilirsiniz. Doğru bir teşhis için mutlaka bir uzmana başvurun.</p>
<p><strong>Zayıf Kan Dolaşımı</strong></p>
<p>Ayaklarınız ve elleriniz üşüyorsa ve vücudunuzun geri kalanı normal ise, kanın ekstremitelerinize akmasını engelleyen bir dolaşım sorununuz olabilir. Bazı durumlarda buna çeşitli kalp ve damar hastalıkları neden olabilir. Bu durum kalbin kanı verimli bir şekilde pompalamadığının bir işaretidir veya kanın el ve ayak parmaklarına ulaşmasını engelleyen aterosklerozu gösterebilir.</p>
<p>Sigara, kan damarlarının daralmasına neden olduğu için dolaşımın zayıflamasına yol açar. Ayak parmakları, parmaklar, burun ve kulaklara kan akışını etkileyen Raynaud hastalığı da zayıf dolaşımın nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Yetersiz Sıvı ve Besin Alımı</strong></p>
<p>Enerji ve sıvı eksikliğinde vücut düzgün çalışamaz. Bu nedenle susuz kalmış veya yetersiz beslenen kişiler daha fazla üşür. Yüzde 60&#8217;tan fazla sudan oluşan vücut, susuz kaldığında aşırı sıcaklıklara karşı daha hassastır. Her zaman üşüyorsanız, bunun nedeni vücudunuzun susuz kalması olabilir. Su, vücut ısısını düzenlemeye yardımcı olur. Yeterince su içtiğinizde, su ısıyı tutar ve yavaşça serbest bırakır, bu da vücudun rahat bir sıcaklıkta kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Uykusuzluk</strong></p>
<p>Herkes bunu yaşamıştır: Uykusuz bir geceden sonra, dışarıdaki sıcaklıktan bağımsız olarak üşüme eğiliminde olursunuz. Bu, beyindeki hipotalamus tarafından düzenlenen sıcaklık mekanizmasının bozulmasının sonucu ortaya çıkar. Uykusuzluğun etkisi altında beyin daha az çalışır ve bazı mekanizmalar değişebilir, bu durum uyanıklık, görme için de geçerlidir.</p>
<p><strong>Hamilelik</strong></p>
<p>Hamilelik sırasındaki hormonal değişiklikler (menapoz sırasında da ortaya çıkar) temel metabolizmayı ve vücudun ısı mekanizmasını etkiler. Hamile kadınlarda, hava soğuk olduğunda vücut onu doğru sıcaklıkta tutmak için öncelikle fetüste ısıyı korur, vücudun diğer kısımları (eller ve ayaklar gibi) öncelik dahilinde değildir.</p>
<p><strong>Şeker Hastalığı</strong></p>
<p>Şeker hastalığı (diyabet), sinirlere (nöropati) sürekli saldırılara olabilir. Bu, ellerde ve ayaklarda uyuşmaya ve bazı durumlarda ağrılara neden olur. Bu sinirler aynı zamanda beyne vücut ısısı hissi ile ilgili mesajlar göndermekten sorumlu olduklarından, ayaklar ve eller üşüyebilir.</p>
<p><strong>Az Gelişmiş Kas Kütlesi</strong></p>
<p>Kas kütlesi ısı üreterek vücut sıcaklığının korunmasına yardımcı olur. Bu nedenle yeterli kas olmaması üşüme hissine neden olabilir. Daha fazla kas kütlesine sahip olmak metabolizmayı ateşler ve üşüme hissiyle savaşır.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/">Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler&#8230;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 11:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağ]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin kanaması geçirmek için travma şart değil. Doğuştan gelen birçok sebep ile beraber beslenme ve pek çok etkene de bağlı olarak da meydana ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/">Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyin kanaması geçirmek için travma şart değil. Doğuştan gelen birçok sebep ile beraber beslenme ve pek çok etkene de bağlı olarak da meydana gelen beyin kanamaları, erken yaşlarda da çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Şiddetli baş ağrısının çok daha büyük bir tehlikenin habercisi olabilir diyen Avrasya hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Dr. Engin Çiftçi, beyin kanaması hakkında bilinmeyenleri anlattı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426716150.78503100.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması nedir?</b></p>
<p>Kafatası içinde yer alan tüm kanamalar beyin kanaması olarak tanımlanır ancak hangi sebeple yaşandıklarına bağlı olarak farklı isimlendirilirler. Beyni besleyen damar cidarının yırtılmasıyla kanın beyinde yayılması ve beyin dokusunu tahrip etmesine yol açar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426716620.66234200.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması çeşitleri nelerdir?</b></p>
<p>Bir kaza veya yaralanmaya bağlı olarak ortaya çıkan beyin kanamaları travmatik, kendiliğinden oluşan beyin kanaması ise spontan olarak tanımlanır. Bunun yanı sıra gerçekleştiği yere göre ise;</p>
<p>&#8211; <strong>Epidural</strong>, (Dış beyin zarı ile kemik arası)</p>
<p>&#8211; <strong>Subdural</strong>, (Dış beyin zarı ile orta beyin zarı arası)</p>
<p>&#8211; <strong>Subaraknoid</strong>,(Orta beyin zarı ile iç beyin zarı/beyin arası)</p>
<p>&#8211; <strong>İntraserebral</strong>, (Beyin dokusu içi)</p>
<p>&#8211; <strong>İntraventriküler</strong> (Beyin içerisindeki su havuzcuklarının içi) olmak üzere 5 farklı kategoriye ayrılır.</p>
<p>Travma sonucu yaşanan beyin kanamaları beş alanda da görülebilir. Spontan gelişen beyin kanamaları ise genellikle subaraknoid veya intraserebral olarak görülür.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426717620.37616100.png"/></p>
<p><b>Bu sebepler beyin kanamasına zemin hazırlıyor</b></p>
<p>&#8211; Hipertansiyon,</p>
<p><strong>&#8211; Şeker hastalığı,</strong></p>
<p>&#8211; Bilinçsizce kullanılan doğum kontrol hapları,</p>
<p><strong>&#8211; Çok fazla alkol tüketmek,</strong></p>
<p>&#8211; Uyuşturucu madde kullanmak,</p>
<p><strong>&#8211; Bağ ve doku hastalıkları,</strong></p>
<p>&#8211; Kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426719710.30786000.png"/></p>
<p><b>Beyin kanamaları sadece yaşlılarda görülmüyor</b></p>
<p>Beyin kanamalarının genel olarak yaşlılarda görüldüğü düşünülse de gençlerde de sıklıkla görülebilir. Doğumsal damar anomalileri ve travmalar sebebiyle yaşanan beyin kanamaları,erken müdahale edilmediği takdirde çok ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Trafik kazaları, düşme, darp, ağır sporlar ve aktif bir yaşam süren genç nüfusun travmalara bağlı beyin kanaması geçirme riskini yükseltiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426719010.87447100.png"/></p>
<p><b>Beyin kanamasının belirtileri nelerdir?</b></p>
<p>&#8211; Çok şiddetli baş ağrısı,</p>
<p><strong>&#8211; Ani bilinç kaybı,</strong></p>
<p>&#8211; Nöbet geçirme,</p>
<p><strong>&#8211; Mide bulantısı,</strong></p>
<p>&#8211; Kusma,</p>
<p><strong>&#8211; Konuşmada zorlanma,</strong></p>
<p>&#8211; Görme bozukluğu,</p>
<p><strong>&#8211; Kol ve bacaklarda halsizlik.</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426726360.50279400.png"/></strong></p>
<p><b><em>Ayrıca;</em></b></p>
<p>&#8211; Tam veya kısmi felç,</p>
<p><strong>&#8211; Bulanık ve çift görme,</strong></p>
<p>&#8211; Bayılma,</p>
<p><strong>&#8211; Kasılma ve titreme,</strong></p>
<p>&#8211; Işığa hassasiyet,</p>
<p><strong>&#8211; İdrar kaçırma,</strong></p>
<p>&#8211; Kulakta çınlama,</p>
<p><strong>&#8211; Ensede sertlik görülebilir.</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426720620.27428500.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması nasıl teşhis edilir?</b></p>
<p>Olası beyin kanamalarının teşhisinde Bilgisayarlı Tomografi tercih edilir. Eğer yapılan inceleme sonucunda hastada beyin kanaması saptanırsa kanamanın sebebini öğrenmek için başka yollara başvurulur. Bunlar; tomografili anjiyografi (BT anjiyografi), manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve MR anjiyografi ve kasıktan girilerek yapılan anjiyografidir. (DSA)</p>
<p><b>Beyin kanaması nasıl tedavi edilir?</b></p>
<p>Beyin kanamalarına acil müdahale edilmesi gerekir dolayısıyla yukarıdaki belirtiler söz konusu olduğunda kişilerin mutlaka doktora başvurması gerekir. Uygulanan tedavinin amacı kanamanın hafifletilmesi, yaşanabilecek sorunların önlenmesi ve kanamaya sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılması üzerine kuruludur.</p>
<div>
<div> </div>
</p></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/">Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günde 6 gramdan fazla tuz tüketmek kalp krizi riskini arttırıyor!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Sep 2021 16:43:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1538</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liv Hospital Samsun Kardiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Amasyalı, Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/">Günde 6 gramdan fazla tuz tüketmek kalp krizi riskini arttırıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 1rem;">Liv Hospital Samsun Kardiyoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Amasyalı,</span><span style="font-size: 1rem;">&nbsp;&nbsp;</span>Kalp sağlığı için sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Amasyalı,&#8221;Kalp hastalıkları için risk oluşturan yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kilo ve yüksek kolesterol durumuna, sağlıklı beslenme alışkanlığı ile olumlu bir katkıda bulunulabilir. Kan dolaşımındaki kolesterolün yüzde 75&#8217;i karaciğerde, yüzde 25&#8217;i ise aldığımız gıdalardan emilir. Gıdalarla aldığımız yağın miktarı ve türü kan kolesterol düzeyine önemli ölçüde etki eder. Dolaşımdaki fazla kolesterol, kalbi besleyen damarların iç yüzeylerinde &#8216;plak&#8217; adı verilen birikimler yapar. Bu plaklar da büyüyerek kan dolaşımını engeller. Ancak kalp hastalığına yol açan asıl etken, yağın miktarından ziyade yağın türüdür. Ayrıca günde 6 gramdan fazla tuz tüketilmemesi gerekir&#8221;</strong> diye konuştu.&nbsp;</p>
<p> <span><strong>GÜNLÜK KALORİNİN EN FAZLA YÜZDE 30&#8217;U YAĞDAN ALINMALI</strong></span></p>
<p> Yapılması gerekenin günlük kalorinin en fazla yüzde 30&#8217;unu yağlardan almak ve &#8216;kötü&#8217; yağları &#8216;iyi&#8217; yağlarla değiştirmek olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Amasyalı, <strong>“Doymuş ve trans yağların tüketimi &#8216;kötü kolesterol&#8217; olarak bilinen LDL kolesterol düzeyini, dolayısıyla kalp hastalığı riskini artırır. Bu tip yağların alınan toplam kalorinin yüzde 10’nunu aşmaması gerekiyor. LDL kolesterolü yüksek olan ya da kalp hastası olanlarda bu oran yüzde 7&#8217;nin altına, kolesterol alımı günde 200 miligramın atına inmelidir. Margarin, kırmızı et, yumurta sarısı, tam yağlı süt ve ürünleri, kızarmış gıdalar, hamburger ve benzerleri, ticari unlu mamuller bu tür &#8216;kötü&#8217; yağların başlıca kaynaklarıdır. Doymamış yağlar ise LDL kolesterol düzeyini düşürürken &#8216;iyi kolesterol&#8217; olarak adlandırılan HDL kolesterolü artırır. Zeytinyağı, fındık yağı, mısırözü yağı, balık, ceviz, soya fasulyesi bu &#8216;iyi&#8217; yağların kaynaklarıdır ve günlük kalorinin en fazla yüzde 30&#8217;u olması gereken yağ tüketiminde bunlara ağırlık verilmelidir&#8221;</strong> ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>
<p><img decoding="async" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2021/39/l01Ul_1632905544_9408.jpg"></p>
<p> &nbsp;<br /> <span><strong>KALP SAĞLIĞI İÇİN BU ÖNERİLERE DİKKAT&nbsp;</strong></span></p>
<p> Kalp sağlığı için beslenme önerilerinde bulunan Uzm. Dr. Amasyalı, şu bilgileri paylaştı:&nbsp;&nbsp;<strong>&#8220;Orta derecede karbonhidratlar, proteinler ve az miktarda ancak sağlıklı yağlardan oluşan dengeli öğünlerle beslenin. Tam yağlı süt ve ürünleri yerine yağı azaltılmış olanları tercih edin. Haftada dört yumurtadan fazlasını yemeyin. LDL kolesterolü yüksek olan kişiler yumurta sarısı bakımından daha da dikkatli olmalıdırlar. </strong>Kırmızı et yerine balık, derisi hariç kümes hayvanları ve az yağlı etleri tercih edin. Günde en az 5 kez sebze ve meyve tüketin. Bunlarda önemli vitamin ve mineraller mevcuttur. Günde en az 8-10 bardak su içmelisiniz. Liften zengin tahıl, kepek, fasulye, meyve ve sebzeleri düzenli olarak tüketin. Çözünebilir lifler kan kolesterolünü yüzde 15 kadar düşürebilmektedir.”</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/">Günde 6 gramdan fazla tuz tüketmek kalp krizi riskini arttırıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/gunde-6-gramdan-fazla-tuz-tuketmek-kalp-krizi-riskini-arttiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
