<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/kadin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 00:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Kadın - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 00:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2436</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun/">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken&nbsp;Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden&nbsp;Klinik Psikolog Cumali&nbsp;Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan&nbsp;Klinik Psikolog Cumali Aydın,&nbsp;“Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden&nbsp;Klinik Psikolog Cumali&nbsp;Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor.&nbsp;</p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan&nbsp;Klinik Psikolog Cumali&nbsp;Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken&nbsp;Klinik Psikolog Cumali&nbsp;Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun/">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 08:57:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[Vajina]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2232</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler/">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz dönemi bir kadının hayatının üçte birini kapsayan önemli bir süreçtir. Aynı zamanda kadınlarda hayatın olağan akışının doğal bir parçasıdır. Menopoza girme yaşı genetik olsa da beslenme tarzı, stres, kullanılan ilaçlar, çevresel faktörler ve iklim şartları bile bu süreci hızlandırabiliyor. Dünya genelinde menopoza girme yaşı 48-52 iken Türk kadınlarında ortalama yaş 46-48’e düşüyor. Kadın hayatının doğal bir süreci olan menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu bir şekilde geçirmek alınacak önlemlerle mümkün olabiliyor. </p>
<p>Memorial Bahçelievler Hastanesi ve Wellness Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden&nbsp;Op. Dr. Emine Zeynep Yılmaz Tekmen “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” kapsamında menopoz hakkında bilgi verdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Soğuk iklimler ve ağır koşullarda yaşayan kadınlar menopoza daha erken girebiliyor</strong></p>
<p>Menopoz sözcüğü Yunanca&nbsp;“mens (ay”) ve “pause (durmak)”&nbsp;sözcüklerinden türemiştir.&nbsp;Hormonal değişikliklerle birlikte kadının hayatında yepyeni bir dönem başlamaktadır. Menopoz dönemi kadınlar için tıpkı bebeklik, ergenlik gibi hayatın doğal bir evresidir ve bir hastalık olarak görülmemelidir. Menopoza hangi yaşta girileceğinin temel belirleyicisi genetik olmakla birlikte; ırk, beslenme düzeni, sigara ve alkol tüketimi, doğum kontrol hapı kullanımı, &nbsp;doğurganlık durumu, uzun emzirme dönemi, adetlerin düzensiz oluşu, travmalar, deprem gibi doğal afetler, göç yaşanması menopoz dönemini hızlandırabilir. Bunun yanı sıra, kırsal bölgede, soğuk iklimlerde ve ağır koşullarda yaşayan kadınlarda menopoz yaşı daha erkendir. Genel sağlık durumu, radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi durumlar menopozu tetikleyebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Menopoz dönemini sağlıklı ve mutlu geçirmek mümkün</strong></p>
<p>Hormonlardaki azalmalar sadece adet ve doğurganlıkla ilgili değil, tüm vücudu etkileyen bir süreçtir. Menopozal dönemde yoğun ateş basmalarının yanı sıra, yorgunluk, halsizlik, beyin sisi, ateş basmaları, terleme, uyku bozuklukları, duygu durumu değişiklikleri, cinsellik, kalp damar sağlığı ve endokrinolojik bazı problemler meydana gelir. Bu dönemi en sağlıklı ve mutlu şekilde sürdürmek için alınabilecek bazı önlemler, kadının hayatında çok büyük değişiklikler yaratır.&nbsp;</p>
<ul>
<li>Beslenme değişiklikleri,&nbsp;</li>
<li>Egzersiz,&nbsp;</li>
<li>Stresten kurtulma/gevşeme,</li>
<li>Çevresel toksinlerden uzak durma ile birlikte hastalara verilecek bazı destek tedaviler,&nbsp;</li>
<li>Uygun hastalarda kullanılan biyoeşdeğer hormon tedavisi bu dönemin sorunsuz atlatılmasına yardımcı olabilir.&nbsp;</li>
</ul>
<p>Bu önlemler ayrıca kemik kırıkları, bilişsel fonksiyonlarda bozukluk, Alzheimer, kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Lazer tedavileri meponoz döneminde fayda sağlıyor</strong></p>
<p>Menopoz döneminde vajinal kuruluk, yanma, sık idrar yolu enfeksiyonları, idrar kaçırma ve cinsel istekte azalma belirtileri sıktır. Bu sorunlar için kullanılan vajinal lazer, vajina duvarında kontrollü ısı hasarı yaratarak, alttan gelen taze hücreleri uyarır ve vajinanın yenilenmesini sağlar. Lazer ile cilt altında bulunan bağ dokusu uyarılmakta, kolajen ve elastin üretimi artmaktadır. Tamamen ağrısızdır, anestezi veya hastaneye yatış gerektirmez. PRP (plateletten zengin plazma) hastanın kendi kanından elde edilerek vajinaya enjekte edilir ve dokuları yenilenmeye yardımcı olur. Ayrıca kullanılan bazı vajinal kremler ile tedavi güçlendirilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Düzenli muayeneler menopoz döneminde de devam etmeli</strong></p>
<p>Menopoz dönemi şikayetlerinin doktorla paylaşılması ve semptomlardan bahsedilmesi gerekmektedir. Ayrıca düzenli olarak jinekolojik muayene ve ultrason, smear test, mamografi, meme ultrasonu, tam kan sayımı, tiroid ve karaciğer fonksiyon testlerini içeren sağlık kontrolleri mutlaka yaptırılmalıdır. Aşırı ve sık adet görme, ilişki sonrası lekelenme veya kanaması devam etme durumunda veya kesilmeyen uzun süreli adet görülmesi durumlarında mutlaka jinekolog muayenesi gereklidir.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler/">Menopozu En Sağlıklı Şekilde Yaşamak için Altın Öneriler</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/menopozu-en-saglikli-sekilde-yasamak-icin-altin-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birçok kadın PCOs&#8217;u tanımıyor!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bircok-kadin-pcosu-tanimiyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 08:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Pcos]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hormonal bir hastalık olan Polikistik Over Sendromu’nun özellikle üreme çağındaki kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar “Ancak PCOS belirtileri pek çok hastalıkla karıştırıldığı ve hastalar tarafından yeterince tanınmadığı için geç fark ediliyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Polikistik Over Sendromu (PCOS) kadınlarda sık görülen bir hormon dengesizliğidir. Adet düzensizliği ya da adet görmeme, olağan dışı kanama, aşırı tüylenme, ciltte sivilce artışı, saç dökülmesi, kısırlık ve kilo alımı gibi belirtilere neden olur. Ancak bu semptomların benzer birçok hastalıkta görüldüğünü ve PCOS&#8217;un da genellikle bilinmediğini belirten Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<div><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-erkutattar.jpg"/></p>
<p>Prof. Dr. Erkut Attar</p>
</div>
<p><b><span>Teşhisi kolay değil</span></b></p>
<p>PCOS&#8217;un kadınlarda görülme sıklığı yüzde 5 ile 25 arasında değişiyor. Genellikle üreme çağında görülen bu hastalıkla bize başvuranların PKOS hakkında bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. Hastalar ya sık adet gördükleri ya da hiç görmedikleri için bize başvuruyor. Bu hastalarda yumurtlama sorunu yaşandığı için kısırlık nedeniyle de başvurular oluyor. PCOS belirtileri diğer pek çok hastalıkta da görülebildiği ve yeterince tanınmadığı için hastalar hekime geç başvuruyor. Tanısı pek kolay olmadığı gibi, tanı koyabilmek için profesyonel bir ekibe ihtiyaç vardır. Biz de endokrinoloji uzmanları, dermatoloji ve beslenme uzmanları olarak doğru tanı koyabilmek ve hastalığın doğru tedavisi için birlikte çalışıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-18.jpg"/></p>
<p><b><span>Tehlikeli olabiliyor</span></b></p>
<p>PCOS daha çok yumurtlama kusurlarına neden olan hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle de kadınlar yumurtlama kusurları, adet düzensizliği ya da yumurta kalitesinde gerçekleşen düşmelere bağlı olarak infertite yani kısırlık sorunuyla bizlere geliyor. Bunun dışında kıllanma, tüylenme, akne, aşırı kilo gibi kozmetik kusurlar nedeniyle de hastalar bize ulaşıyor. Ancak bahsi geçen bu şikayetler aslında hastalığın kısa dönem semptomlarıdır. Uzun dönemde yani menopoz döneminde bu kadınlarda rahim kanseri, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riski artmaktadır ki bu çok daha ciddi bir durumdur. Dolayısıyla hastalığın erken dönemde tedavi edilmesi çok önemlidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-6.jpg"/></p>
<p><b><span>Gebelik mümkün</span></b></p>
<p>Yumurtlama kusurlarına bağlı sorunların yaklaşık yüzde 50&#8217;si PCOS&#8217;a bağlıdır. Ancak bununla birlikte bu kadınlar da gebe kalabilir. PCOS hastalarının hepsinde yumurtlama bozukluğu olur diyemeyiz. Dolayısıyla PCOS hastaları da kendiliğinden gebe kalabilir. Ancak bu noktada kadının kilosu çok önemlidir. Çünkü kilo artıkça yumurtlama kusurları daha belirgin hale gelir. Bu hastalarda kadının kilosu ile kısırlık arasında ciddi bir ilişki vardır. Bu nedenle tedavi başladığında öncelikle beslenme uzmanlarıyla birlikte çalışarak hem doğru beslenmesinin sağlanması hem de varsa fazla kilosundan kurtulmasını sağlıyoruz. Normal kiloya ulaşan kadının ikinci basamak tedaviye geçmeden doğal gebe kalmasını amaçlıyoruz.</p>
<p>Erkekte de problem olan çiftlerde tedaviye  aşılamayla devam edebiliyoruz. Bazen de aşılamaya gitmeden yumurtlamayı artırmayı sağlayan basit ilaçlarla hastayı tedavi ediyoruz. Anlaşılacağı üzere kişiye özel tedavinin uygulandığı bu süreç 6 ay kadar sürebilir. Bu nedenle hastanın sabırlı olması ve umutsuzluğa kapılmaması gerekir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-9.jpg"/></p>
<p><b><span>Tüp bebekte acele edilmemeli</span></b></p>
<p>Doğru tedavi edildiği takdirde başka herhangi bir neden yoksa PKOS hastasının çocuk sahibi olma ihtimali çok yüksektir. Şimdiki görüşe göre tüm kısırlık hastaları iki ya da üç kere aşılama yapılmasına rağmen yine gebe kalınmadıysa tüp bebek tedavisine başvurulur. Ancak PKOS olgularında tüp bebek tedavisinde komplikasyon oranı diğer hastalara, göre çok daha yüksek olduğu için bu hastalarda tüp bebek tedavisi kararı vermeden önce normal yollarla gebe kalması için özen ve gayret gösterilmelidir. En ciddi komplikasyon yumurtalıkların aşırı uyarılması sonucunda ortaya çıkabilen ve Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak adlandırılan durumdur. Bu durumda çatlatma iğnesi verildikten sonra vücut boşluklarına su toplanmaya başlar ve kanın akışkanlığı bozulur. Akciğerlerde ve karın boşluğunda aşırı miktarda sıvı birikir ve solunum güçlüğüne ortaya çıkar. Bu durum şiddetine göre üç aşama olarak ele alınır. Özellikle üçüncü aşama yoğun bakım gerektirecek kadar ciddi bir aşamadır. Dolayısıyla bu hastaların tüp bebek tedavisinin deneyimli merkezlerde uzman kişiler tarafından yapılması uygundur.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-14.jpg"/></p>
<p><b><span>İŞTE NEDENLERİ</span></b></p>
<p>Hastalığın nedenleri arasında genetik faktörler ilk sıralarda geliyor. Bunu çevresel etkenler takip ediyor. Ayrıca beslenme alışkanlıkları, bağırsaklardaki bakterilerin iyi fonksiyon göstermemesi, obezite ve hormon dengesizlikleri de hastalığın ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
