<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hastalar - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/hastalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Feb 2025 18:21:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Hastalar - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 18:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kapak]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2341</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Beklenen yaşam süresinin uzaması hastalığın önemini artırdı"</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/">Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp kapağı hastalıklarının son yıllarda görülme sıklığının arttığına işaret eden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. <strong>Selim İsbir</strong>, toplumun giderek yaşlanması ve beklenen yaşam süresinin uzamasının bu tabloyu ortaya çıkaran en önemli etken olduğunu söyledi. Sorunun yeterince tanınmaması nedeniyle en önemli belirtilerden biri olan nefes darlığı ve kalp ritim bozukluğunun atlanabildiğini söyleyen Prof. Dr. İsbir, &#8220;Kalp kapak hastalıkları erken teşhis edilmediğinde yalnızca sağlığı değil, ekonomiyi de etkiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetler günlük yaşam içinde sık karşılaşıldığı ve birçok soruna işaret edebildiği için hafife alınabiliyor. Kapak hastalıkları için sessiz bir uyarı olabilecek bu işaretlerin bu anlamda yeterince dikkate alınmadığını hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi&#8217;nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, &#8220;Kalp kapak hastalıkları, zamanında fark edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmekle kalmıyor, hayati riskler de doğurabiliyor. Türkiye&#8217;de her yıl binlerce insan bu hastalıklar nedeniyle tedavi görmek zorunda kalıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;Beklenen yaşam süresinin uzaması hastalığın önemini artırdı&#8221;</b></p>
<p>Yaşam süresinin uzamasıyla kalp kapağı hastalıklarının daha da önem kazandığına işaret eden Prof. Dr. Selim İsbir, &#8220;Dünyada yüzde 2 civarında görülen kalp kapak hastalıkları 75 yaş ve üzerindeki kişilerde yüzde 15&#8217;e kadar çıkabiliyor. Özellikle ileri evrelerde hastanın yaşadığı nefes darlığı, çabuk yorulma ve göğüs ağrısı gibi semptomlar hastanın günlük yaşantısını da etkiler. Bu nedenle bireylerin sosyal yaşamdan izole olmasına hatta depresyon, aksiyete gibi psikolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bununla birlikte çalışma çağındaki bireylerde de hastalığın ilerleyen aşamalarında işlerini sürdüremedikleri için sosyal izolasyonları da artar. Dolayısıyla kalp kapak hastalıkları yarattığı sosyal ve ekonomik etkileriyle birlikte değerlendirildiğinde oldukça önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle kalbin sol tarafında yer alan mitral ve aort kapakları yaşa bağlı kireçlenmeye çok müsait kapaklardır. Kalp kapak hastalıklarının prognoz açısından birçok kanser türünden daha kötü olduğunu söyleyebiliriz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>&#8220;Bu belirtiler varsa acilen hekime başvurulmalı&#8221;</b></p>
<p>Prof. Dr. Selim İsbir, şikayetlerin kapak hastalıklarının etkilendiği kapağa göre farklılık gözlense de göğüs ağrısı ve nefes alamama hissi, aniden yaşanacak bayılma ve şiddetli çarpıntı durumunda vakit kaybedilmeden hekime başvurulması gerektiğini dile getirdi. Prof. Dr. İsbir, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Kalp kapaklarını bir kapı gibi düşünebiliriz. Nasıl ki bir kapının bir çerçevesi ve kanadı varsa, kalp kapaklarının da bir çerçevesi (anulus) ve kanatları (yaprakçık) mevcuttur. Bu kapakların yaşa bağlı kireçlenmesi ile kapının kanatları yani yaprakçıklar tam olarak açılıp kapanamaz ve bu durum kalp içindeki kan döngüsünde olumsuzluklara yol açar. Zaman içerisinde kalp kası zayıflar hastada nefes darlığı ortaya çıkar. Kalp kapak hastalıklarının bir diğer önemli bulgusu da kalpte oluşan düzensiz atımlardır. Aritmi adını verdiğimiz bu durumda kalp içerisinde düzensiz atıma bağlı pıhtı oluşabilir. Bu pıhtının beyne gitmesi ise felçle sonuçlanabilir.&#8221;</p>
<p><b>&#8220;Erken tanıyla tedavi şansı yüksek&#8221;</b></p>
<p>&#8220;Eğer nefes darlığınız oluyorsa ve ara ara düzensiz kalp atımları hissediyorsanız, mutlaka kalp kapakları kontrol ettirilmeli&#8221; diyen Prof. Dr. İsbir, &#8220;Zira kalp kapak hastalıkları tanısı konulduktan sonra tedavi şansı olan ve tedavisi oldukça yüz güldürücü olan hastalıklardır. Kalp kapaklarının protez kapaklarla değiştirilmesi en sık yapılan kalp ameliyatları arasında yer almaktadır. Özellikle kalp kası zayıflamamış bir başka deyişle kalp yetmezliği gelişmemiş, ritim bozukluğu henüz ortaya çıkmamış hastalarda yapılan kalp kapak ameliyatlarında başarı şansı çok yüksektir ve bu hastalar ameliyat sonrası normal bir hayat sürebilirler. Eskiden bu hastaların ileri derece kalp yetmezliği gelişene kadar takip edildikleri ve sonrasında ameliyat için refere edildikleri ancak bugün için bunun hastanın tedavisi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu aksine erken cerrahi tedavinin çok daha iyi sonuçlar verdiğini açıkça görmekteyiz&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>&#8220;Tedavide uygulanacak yöntemi hastanın durumu belirler&#8221;</b></p>
<p>Son yıllarda oldukça popüler hale gelen kasıktan kapak değişimi işleminin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini belirten Prof. Dr. İsbir, &#8220;Bu işlem aslında tam bir kapak değişimi değildir. Mevcut hasar görmüş kapağın içerisine kateter yardımı ile yeni bir kalp kapağı konmasıdır. Ancak hangi hastada kapak değişimi hangi hastalarda ise kateter ile bir kapak yerleştirme işlemi yapılacağı hastadan hastaya değişmektedir. Bunun belirli kriterleri vardır. Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde en önemli basamak erken tanı ve tedavidir. Erken tanı konulduğunda ve tedavi uygulandığında birçok önemli komplikasyonun önüne geçilmektedir&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Kapak ameliyatı olan hastalar enfeksiyona dikkat&#8221;</b></p>
<p>Kalp kapağı olan hastaların ameliyat sonrası en fazla dikkat etmeleri gereken konunun enfeksiyon olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selim İsbir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>&#8220;Bu hastaların ayrıca kan sulandırıcı ilaçları belirli bir düzen içerisinde kullanmaları gerekir. Enfeksiyon ve kanama ile ilgili sorunlar en sık diş tedavileri sırasında karşımıza çıkmaktadır. Kalp kapak değişimi yapılan hastalarda özellikle diş tedavisi öncesi enfeksiyon ve kanamaya yönelik uygun tedavinin yapılması gerekmektedir. Ayrıca benzer şekilde herhangi bir girişimsel işlem veya ameliyat durumunda mutlaka bu önlemlerin alınması gerekmektedir.&#8221;&nbsp;</p>
<div> </div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/">Nefes darlığı ve çarpıntı kalp kapaklarındaki sorunun belirtisi olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/nefes-darligi-ve-carpinti-kalp-kapaklarindaki-sorunun-belirtisi-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erkeklerde Yeni Moda &#8220;Gıdı&#8221; Operasyonu! Gıdılı Erkek Out!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2024 10:14:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Estetik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2317</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıdı estetiği alanında yaşanan yenilikler, erkekler arasında da büyük ilgi görüyor.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out/">Erkeklerde Yeni Moda “Gıdı” Operasyonu! Gıdılı Erkek Out!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Plastik Rekonstüriktif ve Estetik Cerrahi Derneği üyesi, Estetik Plastik Cerrah Op. Dr. Ebru Şen’in açıklamalarına göre, geliştirilen yeni yöntemler sayesinde gıdı liposuction operasyonları artık daha konforlu ve güvenli bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bu operasyonlar, kadınlar kadar erkek hastalar tarafından da tercih edilerek, estetik cerrahiye olan ilgiyi artırıyor. Op. Dr. Şen, yeni teknikler ve iyileştirilmiş prosedürler sayesinde hastaların daha kısa sürede toparlanabileceğini ve operasyon sonrası memnuniyet oranlarının arttığını belirtti.</p>
<p>“Yeni yöntemlerle, gıdı liposuction operasyonları artık çok daha konforlu,” diyen Op. Dr. Şen, “Hastalarımız, operasyon sonrası daha hızlı bir iyileşme süreci yaşayacak ve sonuçlardan son derece memnun kalacaklar” dedi.</p>
<p>GIDI ESTETİĞİNDE LAZER İLE ANINDA SONUÇ</p>
<p>Gıdı bölgesindeki yağların alınması işlemi, genellikle lokal anestezi altında gerçekleştiriliyor ve hastalar aynı gün içinde taburcu edilebiliyor.Tügiad Üyesi Op. Dr. Şen, “Operasyon sonrası hafif şişlik ve morluklar normaldir ve genellikle birkaç gün içinde azalır. İyileşme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterse de, çoğu hasta birkaç gün içinde günlük hayatlarına dönebiliyor,” şeklinde konuştu.</p>
<p>Op. Dr. Şen, gıdı liposuction’ın yağ hücrelerini kalıcı olarak çıkardığını ve sağlıklı bir yaşam tarzı ile desteklendiğinde, elde edilen sonuçların uzun süreli olabileceğini vurguluyor. Erkek hastaların estetik beklentileri ve ihtiyaçlarına göre kullanılan teknikler, gıdı estetiğini kolaylaştırıyor ve bu sayede daha popüler hale getiriyor ve estetik cerrahinin sunduğu çözümler arasında önemli bir yer ediniyor.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out/">Erkeklerde Yeni Moda “Gıdı” Operasyonu! Gıdılı Erkek Out!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/erkeklerde-yeni-moda-gidi-operasyonu-gidili-erkek-out/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birçok kadın PCOs&#8217;u tanımıyor!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bircok-kadin-pcosu-tanimiyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 08:52:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Pcos]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hormonal bir hastalık olan Polikistik Over Sendromu’nun özellikle üreme çağındaki kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Kadın Hastalıkları, Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar “Ancak PCOS belirtileri pek çok hastalıkla karıştırıldığı ve hastalar tarafından yeterince tanınmadığı için geç fark ediliyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Polikistik Over Sendromu (PCOS) kadınlarda sık görülen bir hormon dengesizliğidir. Adet düzensizliği ya da adet görmeme, olağan dışı kanama, aşırı tüylenme, ciltte sivilce artışı, saç dökülmesi, kısırlık ve kilo alımı gibi belirtilere neden olur. Ancak bu semptomların benzer birçok hastalıkta görüldüğünü ve PCOS&#8217;un da genellikle bilinmediğini belirten Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erkut Attar, konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<div><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-erkutattar.jpg"/></p>
<p>Prof. Dr. Erkut Attar</p>
</div>
<p><b><span>Teşhisi kolay değil</span></b></p>
<p>PCOS&#8217;un kadınlarda görülme sıklığı yüzde 5 ile 25 arasında değişiyor. Genellikle üreme çağında görülen bu hastalıkla bize başvuranların PKOS hakkında bilgi sahibi olmadığını görüyoruz. Hastalar ya sık adet gördükleri ya da hiç görmedikleri için bize başvuruyor. Bu hastalarda yumurtlama sorunu yaşandığı için kısırlık nedeniyle de başvurular oluyor. PCOS belirtileri diğer pek çok hastalıkta da görülebildiği ve yeterince tanınmadığı için hastalar hekime geç başvuruyor. Tanısı pek kolay olmadığı gibi, tanı koyabilmek için profesyonel bir ekibe ihtiyaç vardır. Biz de endokrinoloji uzmanları, dermatoloji ve beslenme uzmanları olarak doğru tanı koyabilmek ve hastalığın doğru tedavisi için birlikte çalışıyoruz.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-18.jpg"/></p>
<p><b><span>Tehlikeli olabiliyor</span></b></p>
<p>PCOS daha çok yumurtlama kusurlarına neden olan hastalık olarak biliniyor. Bu nedenle de kadınlar yumurtlama kusurları, adet düzensizliği ya da yumurta kalitesinde gerçekleşen düşmelere bağlı olarak infertite yani kısırlık sorunuyla bizlere geliyor. Bunun dışında kıllanma, tüylenme, akne, aşırı kilo gibi kozmetik kusurlar nedeniyle de hastalar bize ulaşıyor. Ancak bahsi geçen bu şikayetler aslında hastalığın kısa dönem semptomlarıdır. Uzun dönemde yani menopoz döneminde bu kadınlarda rahim kanseri, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalıkları riski artmaktadır ki bu çok daha ciddi bir durumdur. Dolayısıyla hastalığın erken dönemde tedavi edilmesi çok önemlidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-6.jpg"/></p>
<p><b><span>Gebelik mümkün</span></b></p>
<p>Yumurtlama kusurlarına bağlı sorunların yaklaşık yüzde 50&#8217;si PCOS&#8217;a bağlıdır. Ancak bununla birlikte bu kadınlar da gebe kalabilir. PCOS hastalarının hepsinde yumurtlama bozukluğu olur diyemeyiz. Dolayısıyla PCOS hastaları da kendiliğinden gebe kalabilir. Ancak bu noktada kadının kilosu çok önemlidir. Çünkü kilo artıkça yumurtlama kusurları daha belirgin hale gelir. Bu hastalarda kadının kilosu ile kısırlık arasında ciddi bir ilişki vardır. Bu nedenle tedavi başladığında öncelikle beslenme uzmanlarıyla birlikte çalışarak hem doğru beslenmesinin sağlanması hem de varsa fazla kilosundan kurtulmasını sağlıyoruz. Normal kiloya ulaşan kadının ikinci basamak tedaviye geçmeden doğal gebe kalmasını amaçlıyoruz.</p>
<p>Erkekte de problem olan çiftlerde tedaviye  aşılamayla devam edebiliyoruz. Bazen de aşılamaya gitmeden yumurtlamayı artırmayı sağlayan basit ilaçlarla hastayı tedavi ediyoruz. Anlaşılacağı üzere kişiye özel tedavinin uygulandığı bu süreç 6 ay kadar sürebilir. Bu nedenle hastanın sabırlı olması ve umutsuzluğa kapılmaması gerekir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-9.jpg"/></p>
<p><b><span>Tüp bebekte acele edilmemeli</span></b></p>
<p>Doğru tedavi edildiği takdirde başka herhangi bir neden yoksa PKOS hastasının çocuk sahibi olma ihtimali çok yüksektir. Şimdiki görüşe göre tüm kısırlık hastaları iki ya da üç kere aşılama yapılmasına rağmen yine gebe kalınmadıysa tüp bebek tedavisine başvurulur. Ancak PKOS olgularında tüp bebek tedavisinde komplikasyon oranı diğer hastalara, göre çok daha yüksek olduğu için bu hastalarda tüp bebek tedavisi kararı vermeden önce normal yollarla gebe kalması için özen ve gayret gösterilmelidir. En ciddi komplikasyon yumurtalıkların aşırı uyarılması sonucunda ortaya çıkabilen ve Ovaryan Hiperstimülasyon Sendromu (OHSS) olarak adlandırılan durumdur. Bu durumda çatlatma iğnesi verildikten sonra vücut boşluklarına su toplanmaya başlar ve kanın akışkanlığı bozulur. Akciğerlerde ve karın boşluğunda aşırı miktarda sıvı birikir ve solunum güçlüğüne ortaya çıkar. Bu durum şiddetine göre üç aşama olarak ele alınır. Özellikle üçüncü aşama yoğun bakım gerektirecek kadar ciddi bir aşamadır. Dolayısıyla bu hastaların tüp bebek tedavisinin deneyimli merkezlerde uzman kişiler tarafından yapılması uygundur.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2023/10/18/s2-polikistik-14.jpg"/></p>
<p><b><span>İŞTE NEDENLERİ</span></b></p>
<p>Hastalığın nedenleri arasında genetik faktörler ilk sıralarda geliyor. Bunu çevresel etkenler takip ediyor. Ayrıca beslenme alışkanlıkları, bağırsaklardaki bakterilerin iyi fonksiyon göstermemesi, obezite ve hormon dengesizlikleri de hastalığın ortaya çıkmasına yol açabiliyor.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/">Birçok kadın PCOs’u tanımıyor!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/bircok-kadin-pcosu-tanimiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağrı kesiciler böbreğe zarar verebilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 May 2023 08:32:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı Kesici]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Üstündağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Sedat Üstündağ, ağrı kesici ilaçlar kullananlara uyarılarda bulundu. İşte o uyarılar…</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir/">Ağrı kesiciler böbreğe zarar verebilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek yetersizliğinin dünya genelinde en çok artan ülkelerden birinin Türkiye olduğuna vurgu yapan Üstündağ, <strong>&#8220;1990&#8217;lı yılların sonunda Türkiye&#8217;de son dönem böbrek hastası, yani diyaliz veya nakil olmazsa yaşamayacak durumda olan hastaların sayısı 1 milyonda yaklaşık 300-350 kişiydi. Günümüzde son rakamalar 1 milyonda 1000 civarında. 20 yıllık dönemde Türkiye&#8217;de son dönem böbrek hastalığı, nakil ve diyaliz olmazsa yaşamını sürdüremeyecek hastaların oranı 3 kat artmış oldu.&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p>
<p>Prof. Üstündağ, böbrek hastalığının ölüme yol açma konusunda pek çok kanser türünden daha ağır sonuçlar doğurduğunu, böbrek yetersizliğinin birçok nedeninin olduğunu söyledi. Yaşam kalitesini bozan önemli hastalıklar için risk faktörü olan obezitenin böbrek hastalığının gelişiminde önemli bir etken olduğuna değinen Üstündağ, <strong>&#8220;Kilo fazlalığı tek başına böbreği bozucu bir faktördür. Hareketsiz yaşamın artışı ve işlenmiş hazır gıdalarla beslenmenin artışı obeziteyi beraberinde getiriyor.&#8221;</strong> dedi.</p>
<div></div>
<p>Üstündağ, ağrı kesicilerin birçoğunun da böbreği olumsuz etkilediğini, kadınların daha sık ağrı kesici kullandığına vurgu yaptı. Ağrı kesicilerin bilinçsiz ve kontrolsüz şekilde tüketildiğini ve durumun hastalarda böbrek yetersizliğinin gelişmesine neden olduğunu aktaran Üstündağ, şu bilgileri verdi:</p>
<p><strong>&#8220;Ağrı kesicilerin pek çoğu böbreğe dokunuyor. Ağrı kesicilerin fazla kullanılması böbrek yapısını bozuyor. Bir insan hayatı boyunca bir kilogram ağrı kesici tüketirse onun böbrekleri muhakkak belli bir derecede bozulur. Eğer 2-3 kilogram ağrı kesici ilaç tüketirse, bu hastalarda son dönem böbrek hastalığı görmek mümkün olur. Bu hastalar yaşama tutunmak için nakil veya diyaliz tedavisi görmek zorunda kalır. Ortalama bir ağrı kesicinin yarım gram olduğunu düşünürsek, günde bir tane kullanıldığında yılda yaklaşık 200 gram kullanılmış oluyor. Kullanmaya devam edildiğinde 5 sene sonra muhakkak böbreğinizi bozmuş oluyorsunuz. Bizim ülkemizde komşu tavsiyesiyle, arkadaş önerisiyle ağrı kesici kullanımları böbrek hastalığının çok önemli nedeni. Örneğin bir hastanın hipertansiyon nedeniyle enseden başlayıp omuzlara yayılan ağrısı var, bu hastalık tedavi edileceğine ağrı kesici kullanılırsa böbrekler zarar görüyor. Kemik ağrıları olan bir kişi bu hastalığı tedavi etmek yerine ağrı kesici kullanırsa, var olan hastalığın üzerine yeni bir hastalık eklemiş oluyor.&#8221;</strong></p>
<div></div></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir/">Ağrı kesiciler böbreğe zarar verebilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/agri-kesiciler-bobrege-zarar-verebilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sertleşme&#8221; sorunu kalp rahatsızlığından olabilir!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2022 12:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Görkem Göldağ, erkeklerin kabusu haline gelen ve tedavisi olmayan sertleşme probleminin kalp ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir/">“Sertleşme” sorunu kalp rahatsızlığından olabilir!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. <strong>Ömer Görkem Göldağ</strong>, erkeklerin kabusu haline gelen ve tedavisi olmayan sertleşme probleminin kalp hastalıklarından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>
<p>ABD, Avrupa ve Türkiye’de yapılan araştırmalara göre erkeklerin yüzde 20 ila 70’inde erektil sertleşme problemlerinin göründüğünü söyleyen Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Görkem Göldağ, &#8220;<em>Erektil disfonksiyon (sertleşme) problemi bir diğer adıyla erektil disfonksiyon, cinsel performans için gerekli ereksiyonun yeterince sağlanamaması veya sürdürülememesi hali olarak tanımlanır. </em></p>
<p><em>Yaşam kalitesini etkileyen önemli bir sağlık sorunudur ve kalp ve damar hastalığı olanlarda sık görülür. Yaş, şeker hastalığı, hipertansiyon, obezite, kolesterol bozuklukları, sigara içme, hareketsiz yaşam tarzı, ailede erken yaşta (erkeklerde 55 yaş, kadınlarda 65 yaş öncesi) kalp ve damar hastalığı hikayesi olması, kalp ve damar hastalığı ic¸in risk faktörleridir. Dolayısıyla bu risk faktörlerinin kontrol edilmesi ve tedavisi, erektil disfonksiyonu da engeller</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b>&#8220;Alınan ilaçlar kalp krizini tetikleyebilir&#8221;</b></p>
<p>Yüksek riskli kalp hastalarında cinsel aktivite ve erektil disfonksiyon tedavisinin uzayacağına dikkat çeken Dr. Göldağ, &#8220;<em>Erektil disfonksiyon bozukluğu tedavisinde kullanılan ilaçların önemli bir kısmı kalp ilaçları ile etkileşerek kalp krizi ve ritim bozukluğu ile ani ölüm riskini dahi artırabilmektedir. Tüm bu nedenlerle erektil disfonksiyon problemi olan kişilerin kalp ve damar hastalıklarının da olabileceğini, kalp ve damar hastalıklarının tedavisinin erektil disfonksiyon problemini düzeltebileceğini, ayrıca erektil disfonksiyon bozukluğunda kullanılan ilaçların kalp ve damar sağlığı açısından dikkatle kullanılması gerektiğini bilmeleri ve bir Kalp ve Damar Hastalıkları uzmanına muayene olmalarını önermekteyiz</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Hastalar anlatmaktan çekiniyor</b></p>
<p>Erektil disfonksiyon problemi yaşayan ve bu nedenle üroloji doktorlarına başvuran hastaların çoğunun bu bilgiden yoksun olduğunu söyleyen Dr. Göldağ, &#8220;<em>Cinsel aktivite bozukluğu yaşayan hastaların büyük bir çoğunluğu, erektil disfonksiyon problemlerini doktora anlatmaktan çekiniyor. Üroloji doktoruna başvuran hastalar da üroloji doktorlarına kalp rahatsızlıklarından bahsetmiyor. Bazı hastalar kalp rahatsızlıklarının da farkında olmayabiliyorlar.</p>
<p>Dolayısıyla doktor ve hasta arasındaki bu iletişim bozukluğu, tedavinin uzamasına veya hastanın aldığı ilaçların kalp krizini tetiklemesine neden olabiliyor. Bu konuda yaşanmış çok sayıda örnekleri duyuyoruz. Erektil disfonksiyon problemini yaşayan veya tedavisi uzayan hastaların üroloji doktorlarının yanı sıra kalp ve damar hastalıklarına başvurmasının hayati derecede önemli olduğunu bilmeleri gerekiyor</em>&#8221; dedi.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir/">“Sertleşme” sorunu kalp rahatsızlığından olabilir!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/sertlesme-sorunu-kalp-rahatsizligindan-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romatolojik hastalık (iltahaplı Romatizma)  ne demektir?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 18:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doktorlar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Romatolojik hastalıklar, halk arasındaki adıyla iltahaplı romatizmalar genellikle eklemleri tutan bazen iç organ tutulumu da yapabilen ve temelde ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir/">Romatolojik hastalık (iltahaplı Romatizma)  ne demektir?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Romatolojik hastalıklar, halk arasındaki adıyla iltahaplı romatizmalar genellikle eklemleri tutan bazen iç organ tutulumu da yapabilen ve temelde bağışıklık sistemindeki tam açıklanamayan bir bozukluktan (otoimmun) kaynaklanan hastalık grubu olarak bilinir. </p>
<p>Sayı ile değerlendirlidiğinde aslında kısıtlı sayıda hastalıkdan bahsedilebilir. Bununla beraber aynı romatolojik hastalığın ortaya çıkışı çok farklı klinik tablolar şeklinde olabilir. Aslında kireçlenmeler yani artoz da bu grubu dahil edilmekle beraber ortay çıkış mekanizması bahsi geçen otoimmun sistem kaynaklı romatizmalardan oldukça farklıdır.</p>
<p><strong>Romatolojik hastalıkların sebebi nedir? </strong></p>
<p>Bu grup hastalıkların sebebi tam olarak anlaşılamamıştır. Genetik bir bireysel yatkınlık zemininde çevresel faktörlerin etkisile ortay çıktıkları düşünülmektedir. Örneğin bazı romatolojik hastalıklar aynı aile fertlerinde ortaya çıkma oranı yüksektir. Bununla beraber ikiz kardeşlerin birinde hastalık ortaya çıkarken diğerinde ortaya çıkmayabilir. Bu da olayın tamamının genetikle açıklanmayacağını göstermektedir. Burada bir ajan (genellikle virüsler sorumlu tutulmaktadır) vücudun bir şekilde kendi eklemlerine ve dokularına zarar veren bazı maddeler üretmesine sebep olmaktadır. Nitekim bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar iltahaplı romatizmaların semptomlarını düzeltmektedir.</p>
<p><strong>En sık karşılaşılan romatolojik hastalıklar hangileridir?</strong></p>
<p>Aslında bu grupta iki temel hastalık başı çekmektedir; romatoid artrit ve ankilozan spondilit. Bu iki hastalık neredeyse romatoloji pratiğinin %80 ‘ inden fazlasını kapsamaktadır. Yine sedef artriti (psoriyatik artrit) ve sjogren sendromu, gut göreceli sık karşılaşılan diğer iltahaplı romatizmalardır. Bunların dışında diğer spondilopatiler (iltahaplı omurga romatizmaları); iltahaplı barsak hastalığına bağlı spondilopatiler , psoriyatik spondilopatiler de daha seyrek olarak görülür.Çocukluk çağında görülen juvenil artritlerde sık değildir. İç organ tutulumu ile seyredebilen sistemik lupus eritomatozus,sitemik skleroz, vaskulitler (Behçet hastalığı) daha nadir rastlanan ilthaplı romatizma türleridir.</p>
<p><strong>İltahaplı romatizma hastalarını hangi doktorlar tedavi edebilir?</strong></p>
<p>Bu grup hastaları romatoloji ve fizik tedavi doktorları tedavi edebilir. Romatoloji doktoru fizik tedavi yada dahiliye uzmanlığı üzerine 2 yıl üst ihtisas yapmış doktordur. Yani romatoloji doktorlarının bir kısmı fizik tedavi bir kısmı dahiliye kökenli doktorlardır. Son 15-20 yıla kadar romatolojik hastalıklar ülkemizde fizik tedavi uzmanları tarafından tedavi edilmiştir. Çünkü romatolojik hastalıkların tedavisi bu branşın asistanlık eğitiminin bir parçasıdır. Yıllar içinde romatoloji uzmanlarının sayısı arttıkça fizik tedavi uzmanlarının bir kısmı bu grup hastalarla daha az ilgilenmeye başladılar.Bununla beraber bazı fizik tedavi uzmanları ise bu grup hastaları tedavi etmeye devam ettiler. Sağlık Bakanlığı da bu gerçeği bildiğinden üst ihtisas yapmamış fizik tedavi uzmanlarına da romatolojik hastalıkları tedavi etmekte kullanılan nerdeyse tüm ilaçları reçete etme yetkisi vermiştir. Dolayısıyla hem özel hem de devlet ve üniversite hastanelerinde romatolojik hastalıklar güncel literatürü takip eden fizik tedavi uzmanları tarafından başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir.</p>
<p><strong>Romatolojik hastalıkların tedavisi sadece ilaç mıdır?</strong></p>
<p>Romatolojik hastalıkların tedavilerinde ilaçlar şüphesiz çok önemlidir. Özellikle son 10 yıldır biyolojik ajan tedavilerinin gelişmesine paralele olarak tedavi alternatiflerimiz artmıştır. Bununla beraber egzersiz, doktorların genel olarak pek önemsemediği ama aslında bu grup hastalar için hayati önem taşıyan bir tedavi silahıdır. İlaçlar eklemdeki iltahabı geriletebilirler ama eklemdeki deformitelerinin düzeltilmesi,eklemlerin fonksiyonlarının geri kazandırılmasındaki etkileri sınırlıdır. Bu nedenle bu hastalara deformite önleyici ve koruyucu egzersiz programı mutlaka verilmelidir.</p>
<p>Romatolojik hastalıklar kronik ve sakatlayıcı hastalıklar olduklarından erken tanı konmalı, uygun ilaç tedavisi başlanmalı ve mutlaka koruyucu egzesiz programı verilmelidir.</p>
<div> <i> </i> </div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir/">Romatolojik hastalık (iltahaplı Romatizma)  ne demektir?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/romatolojik-hastalik-iltahapli-romatizma-ne-demektir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
