<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neden - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/neden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Nov 2022 17:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Neden - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa dikkat</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2022 17:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<category><![CDATA[Uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öksürüğün öncelikle bir savunma mekanizması olduğunu belirten uzmanlar, “Farklı bir ortama girildiğinde yabancı partiküller veya toz vücuda ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat/">Öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa dikkat</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Öksürüğün öncelikle bir savunma mekanizması olduğunu belirten uzmanlar, “Farklı bir ortama girildiğinde yabancı partiküller veya toz vücuda yabancı bir madde girdiği algısı oluştuğunda vücut buna tepki vererek bunu dışarı atmaya çalışır.” diye konuştu. Ancak çoğunlukla altta yatan bazı hastalıkların öksürüğe neden olduğunu dile getiren uzmanlar, “Hastalık oluştuğunda balgamı temizlemek için de öksürük gelişir.” dedi.</p>
<p><b>ÖKSÜRÜK İLE BİRLİKTE BU BELİRTİLER VARSA</b></p>
<p>Öksürüğe eşlik eden ateş, balgam çıkarma, kusma veya artan ses kısıklığı, üşüme titreme bulguları varsa hastalık ilerlemeden bir doktora başvurulması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bunlar hastalığa bağlı gelişen, daha kısa süreli akut öksürük nedenleridir. Uzun süren öksürüklerin altında ise, daha ciddi hastalıklar yatabilir, akciğer kanseri, akciğer embolisi gibi hastalıkların neden olduğu öksürük çeşitleri de vardır, bunlar kronik öksürüklerdir ve 3 haftadan uzun sürer.” ifadelerini kullandı. Bunun dışında alerjik bünyeye sahip insanlarda astım gibi hastalıklar, KOAH gibi kronik akciğer hastalıklarında da öksürüğün uzun sürebildiğini belirten uzmanlar, “Altta yatan hastalık tedavi edildiğinde, öksürük sorunun da ortadan kalkacağını ifade ederek, “Ancak bazı kronik hastalıklarda, kemoterapi alan hastalarda öksürüğün devam etmesi mümkündür. Bu durumlarda, öksürüğü baskılayan tedaviler uygulanır.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Ek sık görülen öksürüklerin; alerjik rinite bağlı veya mide problemlerinin yol açtığı boğaz tahrişi sonucu oluşan öksürükler olduğunu aktaran uzmanlar, “Astım, KOAH veya reflü gibi hastalıklar en sık görülen öksürük nedenlerindendir.” dedi. Reflü ve geniz akıntısının öksürüğün yanı sıra ödeme neden olarak ses kısıklığına neden olabildiğini ekleyen uzmanlar, “Uzun süren öksürük sonucunda boğazda tahriş veya şiddetli öksürük sonucunda kadınlarda idrar kaçırma gibi sosyal problemler de görülebilir.” diye konuştu. Öksürüğün en önemli nedenlerinin başında ise sigara içmenin geldiğini vurgulayan Yüzüak, öncelikle sigaranın bırakılması gerektiğini belirtti.</p>
<p><b>DOKTORA GİTMEKTE GEÇ KALINMAMALI</b></p>
<p>Öksürüğün tanı ve tedavisine ilişkin de bilgi veren uzmanlar, şunları kaydetti: “Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu düşünüldüğünde gerekli görülürse akciğer filmi, kan tahlili PCR Testi ve laboratuvar tahlillerinden yararlanarak, hastalığın tanısı konduktan sonra, tedaviye başlanır. Enfeksiyon tedavisine genelde 1 hafta ile 10 gün içinde yanıt alınır, alerji tedavisi daha uzun sürer. Tedavi sonrasında şikâyet geçmezse altta bir tüberküloz veya zatürre hastalığı olup olmadığına bakılır.” Altta yatan ciddi hastalıkların olması durumunda örneğin kanser hastalarında, doktora ne kadar geç gelinirse tedavinin başarı oranının o kadar düşebileceğine dikkat çeken Yüzüak, “6 ay öksürdükten sonra doktora gelen birinin, akciğer kanserinin çok ileri bir aşamasında olduğunu fark etmek çok üzücü olabilir. Bu nedenle 3 haftadan uzun süren bir öksürük durumunda mutlaka doktora gidilmeli.” ifadelerini kullandı. </p>
<p><b>İYİ BİR UYKU VE BİTKİ ÇAYI</b></p>
<p>İlaç tedavisinin yanı sıra bol sıvı tüketilmesini ve alerjik unsurlardan uzak durulmasını öneren uzmanlar “Sıcak soğuk değişimlerine dikkat edilmeli, evde sıcak bir ortamdan dışarı çıkarken daha sıkı giyinilmeli, bağışıklığı güçlü tutmak için bitki çayları tüketilebilir Kişi stresten uzak durmalı ve yeterli düzeyde uyuyarak vücudunu dinlendirmelidir.” dedi.</p>
<p>
<div></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat/">Öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa dikkat</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/oksuruk-3-haftadan-uzun-suruyorsa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri&#8230;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2022 11:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Çınlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Olabilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulağa nasıl gelirse gelsin, kulak çınlaması çevrenizdeki şeyleri doğru bir şekilde duymakta zorluk çekmenize neden olabilir ve sizi kesinlikle ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/">Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulağa nasıl gelirse gelsin, kulak çınlaması çevrenizdeki şeyleri doğru bir şekilde duymakta zorluk çekmenize neden olabilir ve sizi kesinlikle çıldırtabilir. Ne yazık ki, kronik kulak çınlaması tedavi edilemez, ancak bazı kulak çınlaması türleri azaltılabilir veya hatta düzeltilebilir. Hepsi nasıl çalışıyor? Açıklayacağız.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><b><strong>KULAK ÇINLAMASI NEDİR?</strong></b></p>
<div>
<div>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Tinnitus, kulaklarınızdaki çınlamanın resmi adıdır. Kulaklarınızda kaybolmayan bir çınlama, çok rahatsız edici bir uğultu veya sadece sürekli bir gürültü. Tinnitus çok yaygındır ancak farklı şiddet seviyelerinde gelir ve farklı nedenleri olabilir. Zil yavaş yavaş gelişebilir, ancak aniden başlayabilir. Aşağıda, en yaygın beş nedeni ve kulak çınlamanızı hafifletmek veya iyileştirmek için yapabileceğiniz şeyleri açıklayacağız.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><br /><img decoding="async" src="https://cdn.karar.com/other/2022/07/30/kulak-cinlamasi-nedir-20180709173057.jpg"/><br /></b></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>1. KONSERLER VE DİĞER YÜKSEK SESLER</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yüksek seslere düzenli veya uzun süre maruz kalmak genellikle kulak çınlamasının nedenidir. Kulaklarınızda geçici çınlamanın en iyi bilinen versiyonu, gece kulübüne gittikten veya bir konsere gittikten sonra duyduğunuz çınlamadır. Ancak işinizde yüksek sesler de suçlu olabilir. Uzun süre 80 desibelin üzerindeki gürültüleri dinlerseniz işitme kaybınız olabilir. Örnekler: alarmlar, kapı zilleri 80 desibel gürültü üretir. Kulak koruyucu kullanarak yüksek seslerin neden olduğu kulak çınlamasını önleyebilirsiniz. Yüksek ses söz konusu olduğunda her zaman dikkatli olun çünkü bu tür kulak çınlaması kalıcı olabilir!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>2. HASTALIK</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Vücudunuzla ilgili bir sorun olduğunda, bazen bunu kulaklarınızdan da fark edebilirsiniz çünkü kulaklar çınlamaya başlar. Örneğin, başınız ağrıyorsa kulaklarınız da çınlamaya başlayabilir. Bunun olmasını önlemek için yeterince uyumak önemlidir. Yetersiz miktarda uyku, kulak çınlaması ile migrene neden olabilir. Bunun yanında düzenli olarak dinlenmeniz de gerekir. Stresi bu şekilde önlemiş olacaksınız, bu da olası baş ağrılarını da önleyecektir. Baş ağrısı dışında soğuk algınlığı da beraberinde kulak çınlamasını getirebilir. Burun çekme östaki borusunun tıkanmasına neden olabilir ve bu da basınç ve geçici işitme kaybına neden olur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><br /><img decoding="async" src="https://cdn.karar.com/other/2022/07/30/basliksiz-6.jpg"/><br /></b></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>3. YÜKSEK TANSİYON</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yüksek tansiyonunuz olduğunda, kulak çınlaması alma riskiniz daha yüksektir. Zil hem düşük hem de yüksek nota olabilir. Bundan kurtulmak için tansiyonunuzu düşürmeniz gerekir. Bunu daha az şeker ve tuz yiyerek sağlayabilirsiniz; bu iki bileşen gerçekten kan basıncınızın yükselmesine neden olabilir. Daha az kafein içmek de kan basıncınızı düşürmeye yardımcı olabilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>4. KULAK KİRİ</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulak kiri kulağa oldukça iğrenç gelebilir, ancak herkesin kulağında bulunması gereken temel bir maddedir. Ancak kulak kiri çok fazla olduğunda tıkanıklığa neden olabilir. Ciddi bir tıkanıklık kulaklarınızın çınlamasına neden olabilir. Bu sorunun bir pamuklu çubukla kolayca çözülebileceğini düşünebilirsiniz. Fakat, pamuklu çubuk sorunu daha da kötüleştirebilir! Aşırı miktarda kulak kiri ile mücadele etmek için doktorunuza gidip kulaklarınızı temizletebilirsiniz. Bu bazen kulak çınlamasından kurtulmanın en hızlı yolu olabilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>5. KRONİK</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulak çınlamanızdan kurtulamıyor gibi misiniz? O zaman beyniniz bir noktada biraz hata yapmış olabilir ve kulaklarınızda açıklanamayan bir çınlamaya neden olmuş olabilir. Ne yazık ki, kronik kulak çınlaması tedavi edilemez, ancak araştırmalar akupunkturun semptomları azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Söz konusu çalışma, test edilen kişilerin yüzde 93&#8217;ünün bir iyileşme fark ettiğini gösterdi. Yani, kesinlikle denemeye değer!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>
</div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/">Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu belirtiler demir eksikliğini gösteriyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 18:14:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[Demi̇r]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Oksijen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Demir eksikliği, dünyadaki en yaygın beslenme eksikliğidir. Özellikle kadınları etkiler. Demir, insan vücudu için gerekli minerallerden biridir ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor/">Bu belirtiler demir eksikliğini gösteriyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demir eksikliği, dünyadaki en yaygın beslenme eksikliğidir. Özellikle kadınları etkiler. Demir, insan vücudu için gerekli minerallerden biridir ve tüm hücre tiplerinde bulunur. Demir eksikliği, vücuttaki tüm fizyolojik işlevleri etkiler ve sağlık sorunlarına neden olur.</p>
<p>İnsan vücudu demirin büyük bir bölümünü tutar, ancak telafi edilmesi gereken günlük kayıplar da vardır. Ortalama olarak, bir yetişkin vücudunda 1 ila 3 gr arasında demir depolanır. Ölü hücrelerin atılımıyla her gün yaklaşık 1 mg demir kaybedilir. Menopoz öncesi kadınların ortalama günlük kayıpları yaklaşık 2 mg&#8217;dır. Büyüme ve ergenlik döneminde sürekli artan demir ihtiyacı olur. Ayrıca plasenta ve fetüsün gelişimi için hamile kadınların hamilelik sırasında yüksek demir ihtiyacı vardır.</p>
<p>Demir için ortalama günlük gereksinim yetişkin bir erkek için 7 mg ve yetişkin bir kadın için 12 mg&#8217;dır. Bu değerler önerilen minimum alım değerleridir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/04/22/demir-eksikliginin-dikkat-edilmesi-gereken-10-belirtisi_6501.jpg"/></p>
<p><b>Demir vücutta ne için kullanılır?</b></p>
<p>Demir, insan vücudunun temel işlevlerinde yer alır. Ana işlevi, kandaki oksijenin taşınması ve oksijenin kasta depolanmasıdır.</p>
<p>Demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir protein olan hemoglobinin bir bileşenidir. Bu protein, oksijenin akciğerlerden tüm organlara taşınmasına yardımcı olur. Demir olmadan insan vücudu hemoglobin oluşturamaz ve bu nedenle artık bu hayati taşıma işlevini yerine getiremez.</p>
<p>Hemoglobinde olduğu gibi demir başka bir proteinin yapısına daha girer: Miyoglobin. Miyoglobin, kaslarda oksijen depolamaktan sorumludur. Bu depolama, uzun süreli fiziksel aktivite sırasında kasların yeterli oksijenlenmesini sağlar.</p>
<p>İnsan vücudunda bulunan demirin üçte ikisi dolaşımdaki kırmızı kan hücrelerinin hemoglobininde bulunur ve yüzde 15&#8217;i kaslardaki miyoglobine bağlı bulunur. Demirin geri kalan yüzde 8&#8217;i, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamak için oksidatif metabolizma reaksiyonlarına katılır. Demir ayrıca dokulardaki demir akışlarını kontrol ederek bağışıklığın korunmasında rol oynar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/04/22/demir-eksikliginin-dikkat-edilmesi-gereken-10-belirtisi_1283.jpg"/></p>
<p><b>Demir eksikliğinin nedenleri</b></p>
<p>Demir eksikliği, uzun bir süre boyunca vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak demirin alınmaması ve demir depoları yeterli gelmediğinde ortaya çıkar. Demir eksikliğinin ortaya çıkmasının birkaç farklı nedeni vardır.</p>
<p>Kronik kan kaybı (kadınlarda menstrüasyon gibi), paraziter hastalıklar ve bağırsaklarda gizli kanama demir eksikliğine neden olabilir. Daha yüksek demir ihtiyacına neden olan durumlar da demir eksikliğinin nedeni olabilir. Hamilelikte plasentanın gelişmesiyle birlikte, büyüme döneminde, ergenlik döneminde özellikle büyümeye ek olarak adet gören genç kızlarda demir ihtiyacı artar.</p>
<p>Yoğun fiziksel egzersizler de demir ihtiyacını artırır. Kas oksijenlenmesine daha fazla ihtiyaç duyulan dayanıklılık sporlarında çok fazla demire ihtiyaç duyulur. Bu nedenle de demir eksikliği yaşanabilir.</p>
<p>Düşük demir alımı da demir eksikliğine yol açar. Özellikle yeterince çeşitli olmayan bir diyet demir eksikliğine neden olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/04/22/demir-eksikliginin-dikkat-edilmesi-gereken-10-belirtisi_2932.jpg"/></p>
<p><b>Demir eksikliğinin 10 belirtisi</b></p>
<p>Demir eksikliğinin ana sonucu <span>dolaşımdaki hemoglobin miktarının azalması olan </span>anemidir. Anemi , kandaki hemoglobin düşüşü ile tanımlanır. Kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin oksijeni akciğerlerden organlara taşır. Anemilerin yüzde 50&#8217;si, dünya çapında yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen demir eksikliği anemisidir.</p>
<p>Anemi olsun ya da olmasın, demir eksikliğinin belirtilerine dikkat edilmelidir.</p>
<p><strong>1. Yorgun ve zayıf hissetmek</strong></p>
<p>Yorgunluk demir eksikliğinni en yaygın belirtisidir. Peki, bu yorgunluğun nedeni nedir? Yorgunluğun nedeni vücudunuzda dolaşan oksijen eksikliğidir. Aneminiz olduğunda, hayati organlara oksijen taşımak için daha az kan hücreniz olur. Bu oksijen eksikliği yorgunluk, baş ağrısı ve halsizlik gibi belirtilere neden olur.</p>
<p><strong>2. Egzersiz sırasında nefes darlığı</strong></p>
<p>Demir eksikliği durumunda vücudunuz aktif olduğunda ihtiyaç duyduğu oksijeni alması zordur. Bu nedenle demir eksikliğinin en yaygın belirtilerinden biri, yapılabilen egzersiz seviyelerinin azalmasıdır. Demir eksikliğinde, birkaç ay önce zorlanmadan yapabildiğiniz tempolu bir yürüyüş sırasında nefesiniz kesilebilir.</p>
<p><strong>3. Huzursuz bacak sendromu</strong></p>
<p>Huzursuz bacak sendromu adı verilen bir durum, ayaklarınızı hareket ettirmek için bilinçsiz bir dürtü ile sonuçlanan bir karıncalanma hissi yaratır ve bu da genellikle uykusuzluğa ve geceleri huzursuzluğa neden olur. Bu, demir eksikliğinin en sıra dışı belirtilerinden biridir.</p>
<p><strong>4. Eller ve ayaklarda soğukluk</strong></p>
<p>Vücut azalan kırmızı kan hücrelerini kalp, beyin ve karaciğer gibi en önemli yerlere yönlendirdiğinden, soğuk el ve ayaklar demir eksikliği yaşandığının bir işaretidir.</p>
<p><strong>5. Baş dönmesi hissi</strong></p>
<p>Demir eksikliği anemisi baş dönmesine neden olabilir. Baş dönmesi, vücudunuzun sizi uzanmaya ve kalbinize veya beyninize daha fazla oksijen gitmesine izin vermeye çağırdığı bir işaret olabilir.</p>
<p><strong>6. Garip şeyler yemek istemek</strong></p>
<p>Garip şeyler yeme arzusu (pika olarak bilinir) da demir eksikliği anemisi belirtisidir. Kil, buz ve toprak, insanların demir eksikliği yaşadığında aniden yemek isteyebilecekleri olağandışı şeylerden bazılarıdır.</p>
<p><strong>7. Daha sinirli hissetmek</strong></p>
<p>Daha önce sizi hiç rahatsız etmeyen şeyler sizi giderek daha fazla rahatsız ediyorsa, demir takviyesine ihtiyacınız olabilir. Demir eksikliği vakalarında sinirlilik oldukça yaygındır. Bu durumun nedeni tam olarak bilinmemektedir ancak oksijen kaynağındaki azalma ile ilgili olabileceği düşünülmektedir.</p>
<p><strong>8. Ağız yaraları</strong></p>
<p>Diliniz ve ağzınız vücudunuzda neler olup bittiğinin iyi göstergeleridir. Ağzınızın her iki tarafındaki ağız ülserleri ve çatlaklar, demir eksikliğinin oldukça yaygın belirtileridir. Bu, ağza giden kan akışındaki azalmadan kaynaklanır.</p>
<p><strong>9. Cilt, saç ve tırnak sorunları</strong></p>
<p>Vücudun, oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinde bir protein olan hemoglobini yapmak için demire ihtiyacı vardır. Demir eksikliğiniz varsa hemoglobin seviyeleriniz düşer ve sonuç olarak normalden daha solgun görünürsünüz. Cildiniz vücudunuzun solan tek parçası değildir, diş etleriniz, göz kapaklarınızın iç kısmı veya dudaklarınız ve tırnaklarınız da solgunlaşabilir.</p>
<p>Demir eksikliği vakalarında olağandışı olmayan bir başka belirti de kaşık tırnaktır (koilonişya). Tırnaklar kırılgan hale gelir, kolayca çatlar ve şekilleri değişir. Başka bir belirti de tırnaklarda çeşitli çizgilerin belirmesidir.</p>
<p><span>Demir eksikliği saç dökülmelerine de neden olabilir, çünkü saç köklerine yeterli oksijen gidemez.</span></p>
<p><strong>10. Baş ağrısı</strong></p>
<p>Düzenli olarak baş ağrısı çekiyorsanız, demir eksikliği anemisi bunun nedeni olabilir. Aneminiz olduğunda, hayati organlara oksijen vermek için daha az kan hücreniz olur. Bu oksijen eksikliği baş ağrısı gibi durumlara neden olabilir.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor/">Bu belirtiler demir eksikliğini gösteriyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtiler-demir-eksikligini-gosteriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CRP seviyesi nasıl düşürülür?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/crp-seviyesi-nasil-dusurulur/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=crp-seviyesi-nasil-dusurulur</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/crp-seviyesi-nasil-dusurulur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 21:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[Crp]]></category>
		<category><![CDATA[İltihap]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1766</guid>

					<description><![CDATA[<p>CRP, C-reaktif protein anlamına gelir. C-reaktif protein, iltihaplanmaya yanıt olarak karaciğer tarafından sentezlenen bir proteindir. İltihaplı ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/crp-seviyesi-nasil-dusurulur/">CRP seviyesi nasıl düşürülür?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CRP, C-reaktif protein anlamına gelir. C-reaktif protein, iltihaplanmaya yanıt olarak karaciğer tarafından sentezlenen bir proteindir. İltihaplı reaksiyonun hassas, erken ve spesifik bir belirtecidir.</p>
<p>CRP yüksekliği akut veya kronik olabilen bir iltihap belirtisidir. İltihaplanma ne kadar büyük olursa, CRP seviyesi o kadar yüksek olur. Bir enfeksiyona karşı savaşmak için vücudumuzda oluşan a<span>kut iltihaplanma</span> faydalı olabilir ancak, vücudumuza yerleştiğinde ve kronikleştiğinde sorunlu hale gelir.</p>
<p>CRP düzeyini belirlemek için aç karnına kan testi yapılır. Normal CRP seviyesi 6 mg/L&#8217;nin altında olmalıdır. Yüksek CRP bir iltihaplanma belirtisidir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/vucuttaki-iltihabi-gosteren-crp-seviyesi-nasil-dusurulur_1365.jpg"/></p>
<p><b>İLTİHAPLANMA NEDEN AZALTILMALIDIR?</b></p>
<p>Kronik iltihaplanma, proinflamatuar ve inflamatuar moleküllerin vücutta sürekli dolaşımı ile kronik bir bağışıklık tepkisine neden olur. Kronik iltihaplanmada CRP seviyesinin çok yüksek olması şart değildir. Kronik iltihaplanma bağışıklık sisteminin kalıcı bir tepkisidir. Bu kronik iltihaplanmanın nedeni esasen yaşam tarızıdr. Sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, stres ve sigara içme gibi durumlar kronik iltihabı tetikleyebilir.</p>
<p>Kronik iltihaplanma hemen hemen tüm sağlık problemlerinde aktif olarak yer alır. Osteoartrit, alerji, kalp ve damar hastalıkları, kanser ve Alzheimer hastalığı gibi birçok ciddi sağlık sorununa neden olabilirler. Kronik iltihaplanmanın uzun vadede varlığı vücudu hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirir. Bu nedenle mutlaka azaltılmalıdır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/vucuttaki-iltihabi-gosteren-crp-seviyesi-nasil-dusurulur_9680.jpg"/></p>
<p><b>VÜCUTTAKİ İLTİHAP NASIL AZALTILIR?</b></p>
<p>Vücuttaki kronik iltihaplanmayı azaltmak, belirli hastalıkların (kanser, kalp ve damar hastalıkları vb.) gelişme riskini azaltmak için gereklidir. CRP testi, iltihaplanmanın gelişimini takip etmeyi mümkün kılar, ancak başka iltihaplanma belirteçleri de vardır.</p>
<p><strong>Antioksidan Gıdaları Tüketin</strong></p>
<p>Antioksidanlardan daha zengin bir diyet, CRP&#8217;yi düşürmede ve dolayısıyla iltihabı azaltmada önemli bir role sahiptir. Antioksidanlar açısından zengin bir diyet, damarlarda özellikle aterosklerotik plakların oluşumunu tetikleyen iltihabı azaltarak kalp ve damar hastalıklarını önler. Ayrıca antioksidanlar, kalp hastalığında rol oynayan oksidatif stresle savaşmaya yardımcı olur. Oksidatif strese neden olan serbest radikaller yağlara, proteinlere ve DNA&#8217;ya zarar verir.</p>
<p>Ayrıca obezite, kalp hastalıkları ve iltihaplanma arasında da büyük bir bağlantı vardır. Obezite, oksidatif stres ve kronik iltihaplanma ile bağlantılıdır, ayrıca kalp ve damar hastalıkları riskini de artırmaktadır. Bu nedenle kilo kontrolünün yanında antioksidanlar açısından zengin bir diyet izlemek, vücuttaki iltihaplanmayı da azaltacaktır.</p>
<p>Araştırmalar, antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin CRP seviyelerini kısa zaman içinde düşürebileceğini gösteriyor. Diyetteki toplam antioksidan kapasitesinin çoğuna flavonoidler ve proantosiyanidinler gibi polifenoller de katılır. Bu moleküller iltihabı azaltır. Son çalışmalar, diyetin toplam antioksidan kapasitesi ne kadar yüksekse, kalp ve damar hastalıkları riskinin o kadar düşük olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Antioksidan bakımından zengin besinler arasında meyveler (böğürtlen, çilek, kızılcık, yaban mersini, üzüm, portakal vb.), sebzeler, bitter çikolata ve kahve bulunur.</p>
<p><strong>İltihap Önleyici Bir Diyete Öncelik Verin</strong></p>
<p>Gıdalar, vücuttaki iltihaplanmaya karşı savaşmak için doğal bir tedavidir. Yapmanız gereken tek şey doğru yiyecekleri seçmek ve iltihaplanmayı tetikleyen gıdalardan kaçınmaktır. Antioksidanlar açısından zengin bir diyet faydalıdır. Meyve ve sebzelere ağırlık verilmelidir, aynı zamanda baharatlar (zerdeçal , zencefil vb.) ve aromatik bitkiler (maydanoz vb.) çeşitli antioksidanlar için iyi bir kaynaktır. Ek olarak meyve ve sebzeler CRP seviyeleri üzerinde faydalı bir etkiye sahip olan lif bakımından zengindir.</p>
<p>Omega 6 ve omega 3 oranı ayarlanmalıdır. Omega 3 açısından zengin gıdaları (yağlı balık, kolza yağı vb.) tercih etmek, omega 6&#8217;ları (ayçiçek yağı, endüstriyel ürünler vb.) azaltmak gerekir.</p>
<p>Kan şekeri seviyelerini dengelemek ve iltihabı azaltmak için düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (kepekli ekmekler, tam tahıllar vb.) tercih edilmeli, şekerli ürünler, aşırı işlenmiş gıdalar sınırlanmalı ve mutlaka baklagiller tüketilmelidir.</p>
<p>Atıştırmalıklarınız için lif, iyi yağlar ve besinler açısından zengin olan yağlı tohumlar ve kuru yemişler tercih edilebilir.</p>
<p><strong>Egzersiz Yapın</strong></p>
<p>Vücuttaki iltihabı azaltmak için egzersizler etkilidir. Ne kadar çok hareket ederseniz o kadar iyidir. Fiziksel aktivite sırasında kas hücreleri, iltihaplanmaya karşı savaşabilen interlökinleri serbest bırakır. Fiziksel aktivitenin süresini uzatarak, bu iltihap önleyici moleküllerin salınımını arttırabilirsiniz.</p>
<p>Ek olarak fiziksel aktivite, iltihabı tetikleyen ve CRP seviyelerini artıran aşırı kilo ve obezite ile savaşmaya da yardımcı olur. Yağ hücreleri, iltihaplanmayı tetikleyen moleküller üretir. Bu nedenle kilo vermek iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/crp-seviyesi-nasil-dusurulur/">CRP seviyesi nasıl düşürülür?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/crp-seviyesi-nasil-dusurulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 21:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Vücudu]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut]]></category>
		<category><![CDATA[Yağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üşümek, soğuğa karşı duyarlılığa veya sıcaklık özellikle düşük olmadığında bile  kalıcı bir üşüme hissini ifade eder. Titreme, vücut ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/">Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üşümek, soğuğa karşı duyarlılığa veya sıcaklık özellikle düşük olmadığında bile  kalıcı bir üşüme hissini ifade eder. Titreme, vücut sıcaklığındaki düşüş ve ekstremitelerin (eller, ayaklar) soğuması ile kendini gösterir.</p>
<p>Sebeplere bağlı olarak üşümek farklı belirtilerle ilişkilendirilebilir ve geçici veya kronik olabilir. Üşüme hissi tüm vücudu veya sadece eller ve ayaklar gibi yerleri etkileyebilir.</p>
<p>Soğuğa tepki kişiden kişiye değişir ve bazı kişiler diğerlerinden daha sık üşür. Bu üşüme hissi kalıcı hale geldiğinde belirli bir sağlık sorununa işaret edebilir. <span>Sürekli üşümek çeşitli sağlık sorunlarını ortaya çıkarabilir.</span></p>
<p><span><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/surekli-usumeye-neden-olan-9-durum_7307.jpg"><br /></span></p>
<p><b>SÜREKLİ ÜŞÜMENİN BELİRTİLERİ</b></p>
<p>Aşırı üşüme, vücutta bir soğukluk hissi ile ortaya çıkar. Bu duyguya başka belirtiler de eşlik edebilir:</p>
<p>&#8211; Ellerde, parmaklarda, ayaklarda ve ayak parmaklarında karıncalanma veya uyuşma,</p>
<p>&#8211; Sık titreme,</p>
<p>&#8211; Diğer insanların rahat bulduğu sıcaklıklarda üşümek,</p>
<p>&#8211; Uzuvlarda sertlik,</p>
<p>&#8211; Özellikle soğuk ayaklar ve eller,</p>
<p>Üşümenin nedenlerine bağlı olarak başka belirtiler de mevcut olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2022/03/21/surekli-usumeye-neden-olan-9-durum_823.jpg"></p>
<p><b>SÜREKLİ ÜŞÜMEYE NEDEN OLAN 9 DURUM</b></p>
<p>Süerkli üşümenin tedavi edilmeye çalışılması için nedeninin belirlenmesi gerekir. İşte sürekli üşümeye neden olan en yaygın durumlar.</p>
<p><strong>Az Miktarda Kahverengi Yağa Sahip Olmak</strong></p>
<p>Bazı insanların sıcağı diğerlerinden daha iyi tolere etmesi gibi, soğuğa duyarlılık da bireysel olarak değişir. Çevre bir rol oynayabilir, aşırı soğuklara alışmış ülkekerde yaşayanlar soğuğa muhtemelen sıcak bölgelerde yaşayanlardan daha az duyarlıdır, bunun nedeni esas olarak vücudun ısısını ayarlama sisteminde yer alan  kahverengi yağda (bir tür doku yağı) bulunur.</p>
<p>Besinleri depolayan beyaz yağın aksine kahverengi yağ özellikle vücudun soğuğa karşı savaşmasına yardımcı olur. Bu yağ dokusu, bebeklik dönemi de dahil olmak üzere yaşamın her döneminde bulunur. Kahverengi yağı az olan zayıf insanlar, vücut ısısını daha zor ayarlarlar ve bu nedenle soğuğa daha duyarlı olurlar.</p>
<p>Vücut kitle indeksi (VKİ) 18.5 veya altında olan ve bu nedenle çok zayıf olan kişilerin vücut yağ seviyeleri yetersizdir ve bu da onları soğuktan yalıtamaz. Ayrıca VKİ&#8217;si düşük olan kişiler genellikle düşük gıda alımına sahiptir, metabolizmaları yavaştır çünkü vücutlarına daha az kalori alırlar ve bu da onların yeterli vücut ısısı oluşturmasını engeller.</p>
<p><strong>Demir Eksikliği</strong></p>
<p>Demir eksikliği, kalıcı üşümenin en yaygın nedenlerinden biridir. Demir, kırmızı kan hücrelerinin vücutta oksijen taşımasına yardımcı olan, her hücreye ısı ve besinler getiren bir mineraldir. Yetersiz demir varlığında kırmızı kan hücreleri görevini etkin bir şekilde yapamaz ve bu da üşümeye ve titremelere neden olur.</p>
<p>Fasulye, mercimek, ıspanak ve yumurta, et, deniz ürünleri gibi demir açısından zengin yiyecekleri diyetinize ekleyin.</p>
<p><strong>Hipotiroidizm</strong></p>
<p>Sürekli üşümek hipotiroidizmin, yani tiroidin yeterince tiroid hormonu salgılamadığının belirtisi olabilir. Tiroid hormonları metabolizmanın düzenlenmesine katıldıkları için hipotiroidizm kilo, ruh hali ve ayrıca üşüme hissinin düzenlenmesi açısından birçok reaksiyona neden olur. Bu nedenle, üşüme hissi hipotiroidizmin ana belirtilerinden biridir.</p>
<p>Üşümenin yanında kilo alımı, yorgunluk, saç dökülmesi veya kuru cilt gibi başka belirtileriniz de varsa hipotiroidizmden şüphelenebilirsiniz. Doğru bir teşhis için mutlaka bir uzmana başvurun.</p>
<p><strong>Zayıf Kan Dolaşımı</strong></p>
<p>Ayaklarınız ve elleriniz üşüyorsa ve vücudunuzun geri kalanı normal ise, kanın ekstremitelerinize akmasını engelleyen bir dolaşım sorununuz olabilir. Bazı durumlarda buna çeşitli kalp ve damar hastalıkları neden olabilir. Bu durum kalbin kanı verimli bir şekilde pompalamadığının bir işaretidir veya kanın el ve ayak parmaklarına ulaşmasını engelleyen aterosklerozu gösterebilir.</p>
<p>Sigara, kan damarlarının daralmasına neden olduğu için dolaşımın zayıflamasına yol açar. Ayak parmakları, parmaklar, burun ve kulaklara kan akışını etkileyen Raynaud hastalığı da zayıf dolaşımın nedeni olabilir.</p>
<p><strong>Yetersiz Sıvı ve Besin Alımı</strong></p>
<p>Enerji ve sıvı eksikliğinde vücut düzgün çalışamaz. Bu nedenle susuz kalmış veya yetersiz beslenen kişiler daha fazla üşür. Yüzde 60&#8217;tan fazla sudan oluşan vücut, susuz kaldığında aşırı sıcaklıklara karşı daha hassastır. Her zaman üşüyorsanız, bunun nedeni vücudunuzun susuz kalması olabilir. Su, vücut ısısını düzenlemeye yardımcı olur. Yeterince su içtiğinizde, su ısıyı tutar ve yavaşça serbest bırakır, bu da vücudun rahat bir sıcaklıkta kalmasına yardımcı olur.</p>
<p><strong>Uykusuzluk</strong></p>
<p>Herkes bunu yaşamıştır: Uykusuz bir geceden sonra, dışarıdaki sıcaklıktan bağımsız olarak üşüme eğiliminde olursunuz. Bu, beyindeki hipotalamus tarafından düzenlenen sıcaklık mekanizmasının bozulmasının sonucu ortaya çıkar. Uykusuzluğun etkisi altında beyin daha az çalışır ve bazı mekanizmalar değişebilir, bu durum uyanıklık, görme için de geçerlidir.</p>
<p><strong>Hamilelik</strong></p>
<p>Hamilelik sırasındaki hormonal değişiklikler (menapoz sırasında da ortaya çıkar) temel metabolizmayı ve vücudun ısı mekanizmasını etkiler. Hamile kadınlarda, hava soğuk olduğunda vücut onu doğru sıcaklıkta tutmak için öncelikle fetüste ısıyı korur, vücudun diğer kısımları (eller ve ayaklar gibi) öncelik dahilinde değildir.</p>
<p><strong>Şeker Hastalığı</strong></p>
<p>Şeker hastalığı (diyabet), sinirlere (nöropati) sürekli saldırılara olabilir. Bu, ellerde ve ayaklarda uyuşmaya ve bazı durumlarda ağrılara neden olur. Bu sinirler aynı zamanda beyne vücut ısısı hissi ile ilgili mesajlar göndermekten sorumlu olduklarından, ayaklar ve eller üşüyebilir.</p>
<p><strong>Az Gelişmiş Kas Kütlesi</strong></p>
<p>Kas kütlesi ısı üreterek vücut sıcaklığının korunmasına yardımcı olur. Bu nedenle yeterli kas olmaması üşüme hissine neden olabilir. Daha fazla kas kütlesine sahip olmak metabolizmayı ateşler ve üşüme hissiyle savaşır.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/">Sürekli üşüyorsanız bu nedenler olabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/surekli-usuyorsaniz-bu-nedenler-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hıçkırık nasıl durdurulur?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/hickirik-nasil-durdurulur/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hickirik-nasil-durdurulur</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/hickirik-nasil-durdurulur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Dec 2021 14:09:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hıçkırık]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Nefes]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hıçkırıklar, diyafram kasının tekrarlayan, kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Diyaframınız, akciğerlerinizin hemen altındaki kastır. Göğsünüz ve ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/hickirik-nasil-durdurulur/">Hıçkırık nasıl durdurulur?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 1rem;">Hıçkırıklar, diyafram kasının tekrarlayan, kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Diyaframınız, akciğerlerinizin hemen altındaki kastır. Göğsünüz ve karnınız arasındaki sınırı işaretler. Diyafram solunumu düzenler. Diyafram kasıldığında ciğerleriniz oksijen alır, diyafram rahatladığında ise ciğerleriniz karbondioksit salar. Ancak bir şey diyaframınızı tahriş ederse, bu belirgin ses çıkarmanıza neden olabilir. İşte, hıçkırığı tetikleyen nedenlerden bazıları;</span></p>
</p>
<p><b>1. AŞIRI YEME</b></p>
<p>Her yemek yediğinizde aşırıya kaçma eğilimindeyseniz ve yemeğinizi çok hızlı bir şekilde yiyorsanız, hıçkırık atakları kaçınılmaz hale gelebilir. Ayrıca, lokmaları fazla çiğnemeden yutmak da hıçkırığın sebepleri arasındadır. Bu yeme alışkanlığının midenizde ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini unutmayın ve hıçkırığı bir sinyal olarak düşünün.</p>
<p><b>2. BAHARATLI YİYECEKLER</b></p>
<p>Baharatlı yiyecekleri sever misiniz? Evet ise, yerken dikkatli olmanız gerekir. Acı biber, diyaframdaki nöronları harekete geçiren ve hıçkırıklara yol açan kapsaisin adı verilen bir bileşikle yüklüdür. Aşırı miktarda acı biber tüketmenin sonunda hıçkırık kaçınılmaz olabilir. Ayrıca, aşırı acı tüketmek midede gastrit ve reflü gibi şikayetlere de yol açabilir.</p>
<p><b>3. GAZLI İÇECEKLER</b></p>
<p>Karbonatlı gazlı içecekler hıçkırıklara neden olabilir. Sodayı yudumlarken daha fazla gaz alırsınız ve bu da hıçkırıklara neden olur. Gazlı içecek içmeden olmaz diyarsanız, en azından yudum yudum yavaş bir şekilde tüketerek vücudunuzda gazı dengeleyebilirsiniz.</p>
<p><b>4. ALKOL TÜKETİMİ</b></p>
<p>Alkol, fiziksel ve duygusal sağlığınızı kesintiye uğratma eğiliminde olduğundan, hıçkırıkların yaygın bir tetikleyicisidir. Alkolün yemek borunuzla birlikte sindirim sistemini tahriş ettiği ve hıçkırıkları tetikleyebilen ve asit üretimini artırarak asit geri akışını davet ettiği bir gerçektir. Asit ve reflü hıçkırıklara neden olabilir.</p>
</p>
<p><b>HIÇKIRIK NASIL DURDURULUR?</b></p>
<p>Can sıkıcı hale gelen hıçkırığınızı durdurmak için kendi başınıza deneyebileceğiniz çok basit yollar vardır. Hıçkırıklarınızı durdurmak için kese kağıdına, çılgın numaralara, özel yiyeceklere ya da birinin sizi korkutmasına gerek yok. İşte, hıçkırık ataklarınızı durdurmanıza yardımcı olacak bazı yöntemler;</p>
<p><strong>Soğuk su için:</strong> Soğuk su, bu kötü şöhretli hıçkırıklardan kurtulmak için sihirli bir çaredir. Evet, vagus sinirini uyarmak için sadece soğuk su yudumlamanız yeterli. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.</p>
<p><strong>Derin nefes alın ve nefes verin:</strong> Hıçkırığınızdan hemen sonra, ciğerlerinizdeki tüm havayı yumuşak bir şekilde dışarı verin. Ciğerinizin iyice söndüğünden emin olun. Sonra derin bir nefes alın, tutun ve ardından nefesinizi verin ve normal şekilde nefes alın. Şimdi uygulamayı gerektiği kadar tekrarlayın.</p>
<p><strong>Şeker tüketin:</strong> Biraz şeker yemek, hıçkırıklarla mücadelede yardımcı olacaktır. 10 saniye dilinize şeker koyun, sonra hıçkırıklarınızın kaybolduğunu göreceksiniz.</p>
<p><strong>Ilık su için:</strong> Nefes almayı bırakmadan yavaşça bir bardak ılık su içmek hıçkırıkları yönetmede yardımcı olabilir.</p>
<p><strong>Geğirmeye çalışın:</strong> Bilerek geğirmeye çalışarak içinizde biriken fazl agzı dışarı atabilirsiniz. Bu yöntem hıçkırıklarınızla başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/hickirik-nasil-durdurulur/">Hıçkırık nasıl durdurulur?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/hickirik-nasil-durdurulur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evlilikte ilk 6 aya dikkat</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/evlilikte-ilk-6-aya-dikkat/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=evlilikte-ilk-6-aya-dikkat</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/evlilikte-ilk-6-aya-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 19:48:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[Ki̇şi̇]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Olması]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Covid-19 sürecinden önce boşanma nedenlerinin başında ihanetin yer aldığını belirten uzmanlar, iletişim eksikliğinin de en sık görülen boşanma ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/evlilikte-ilk-6-aya-dikkat/">Evlilikte ilk 6 aya dikkat</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Covid-19 sürecinden önce boşanma nedenlerinin başında ihanetin yer aldığını belirten uzmanlar, iletişim eksikliğinin de en sık görülen boşanma nedenlerinden biri olduğunu vurguluyor. Öfkeli bir anda boşanma kararı alınmamasını tavsiye eden uzmanlar, şiddet hariç, çatışmalı bir evlilikte 6 ay boyunca radikal bir karar alınmamasını öneriyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, boşanma kararını almaya yol açan etkenlere değindi ve bu durumdan çocukların etkilenmemesi için önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>Covid-19 öncesinde ihanet en önemli etkendi</strong></p>
<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki boşanma oranlarında geçmiş yıllara göre daha da artış yaşandığının gözlemlendiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, “1.5 yılı aşkın süredir içinde bulunduğumuz Covid-19 süreci ile birlikte gelen kısıtlamalar da evlilikler, ilişkiler ve aile yapısını tekrardan gündeme getirme zorunluluğunu hissettirdi. Bu süreç öncesinde boşanma nedenlerinin başında ihanet yer alıyordu.” dedi.</p>
<p><strong>Şiddete maruz kalan kişi boşanmaya yöneliyor</strong></p>
<p><strong>&nbsp;</strong>Aldatmanın affedilir bir durum olup olmadığının aldatılan kişinin eşine veya dış dünyaya olan güveniyle de ilintili olduğunu ifade eden Elçi, sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;</p>
<p>“Çocukluk döneminde kendi ailesinde veya yakın çevresinde aldatılmayla birlikte süren mutsuz evliliklerin olması, aldatılan kişinin ilişkiyi bitiremiyor olması gibi nedenler, yaşayacağı olası aldatılma durumuna dair kodlarını oluşturuyor. Bazı kişiler ekonomik nedenler, bazıları ise bağımlı kişilik özellikleriyle böylesi bir durum olsa dahi sürdürmeye gayret ediyorlar. Bir durum bir kere yaşanıyorsa ‘kaza’, iki kere yaşanıyorsa ‘tesadüf’, üç kere yaşanıyorsa ‘istikrardır.’ Bu yüzden affediciliğin tek başına aldatandan değil, aldatılanın da içsel süreçleriyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca şiddetin olduğu bir ilişkiyi de sürdürüyor olmak, şiddete maruz kalan kişinin dünyada güvenilir bir alanının olmamasına neden oluyor. Kendini güvende hissetmeyen, barındığı yer şiddete maruz kaldığı yer olan bir kişinin boşanma kararı alması kaçınılmazdır.”</p>
<p><strong>&nbsp;İletişim eksikliği de önemli bir etken</strong></p>
<p>Eşler arasındaki iletişim, iş sonrası daha kısıtlı zamanlarda gerçekleşiyorken pandemi dönemi ile birlikte eşlerin daha fazla vakit geçirmeye başladığını ifade eden Elçi, “Bu durum beklentilerin de farklı olduğunu anlamalarına neden oldu. Beklentilerin en önemlisi, geleceğe dair ortak hedeflere sahip olunmasıdır. Aynı hedefler doğrultusunda paralel ilerlenmeyen ilişkilerde çatışmalar kaçınılmaz oluyor. En çok gördüğümüz boşanmaya iten nedenlerin diğeri ise iletişim eksikliğinin olmasıdır. Eşle paylaşımın azalması, kişinin kendisini yalnızlığa bırakıyor olması veya sadece dış dünyayla iletişim kuruyor olması da partner açısından hayatın daha anlamsızlaşmasına neden oluyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çatışmalı evlilikte 6 ay radikal karar alınmamalı</strong></p>
<p>Boşanma kararının öfke ile alınabilecek bir karar olmaması gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, “Şiddet hariç, çatışmalı bir evlilikte 6 ay boyunca radikal bir karar alınmamasını öneriyoruz. Bunun temel nedeni, bir kişinin tutumunda farklılıkların olacağına dair sinyallerin verilmesi için yeterli bir süredir. Bu süre zarfında durumda hiçbir değişim yoksa ve her iki tarafında mutsuz olduğu bir evlilik söz konusuysa aynı evde yaşayan diğer aile bireylerinin mutlu olmasını bekleyemeyiz.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklara güven verilmeli</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, evliliğin bitirilme kararı kadar birlikte yaşamı sürdürme kararının da kritik bir karar olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:&nbsp;</p>
<p>“Beynin adaptasyon süreci, boşanma süreci sonrasında da çocukların yeniden yapılanmasına yardımcı oluyor. Fakat beynin adaptasyonu için anne babalığın süreklilik olduğunu, karı kocalığın sonlandığını yetişkinler bilmeli ve birbirlerine dair hakaret içeren sözleri çocukların duymasına izin vermemeliler. Çocuklarla kurdukları iletişimin asla kesilmeyeceğini bildirmeleri, her iki evde onların da yaşam alanı olduğunu bilmelerini sağlamaları ve ‘acaba, belkilerle’ değil kesin ifadeler konuşuluyor olması adaptasyona bağlıdır. Dolayısıyla çocukların boşanma üzerindeki negatif algısının kırılması adına bilinçli ebeveyn olmak küslükle değil, iletişimle sağlanabilir.”</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/evlilikte-ilk-6-aya-dikkat/">Evlilikte ilk 6 aya dikkat</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/evlilikte-ilk-6-aya-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saç dökülmesi 5 sağlık sorunundan kaynaklanabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Dec 2021 11:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Demi̇r]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Saç]]></category>
		<category><![CDATA[Saçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Vi̇tami̇n]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Saçımız vücudun geri kalanından izole edilmiş bir oluşum değildir ve basit bir dökülme, ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Saçlar ayrıca ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir/">Saç dökülmesi 5 sağlık sorunundan kaynaklanabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Saçımız vücudun geri kalanından izole edilmiş bir oluşum değildir ve basit bir dökülme, ciddi hastalıkların habercisi olabilir.</p>
<p>Saçlar ayrıca ruh halini ortaya çıkarır. Stres, saçların nasıl büyüyeceğini ve saçlardaki değişiklikleri büyük ölçüde etkiler. Beslenme durumunuz beklentileri karşılamadığında da saçlar etkilenir. Bu nedenle yediklerinizin dengesi doğru olmadığında, özellikle alkol veya tütün gibi toksik maddeleri kullanıyorsanız, diyetinizi doymuş yağlarla doldurduysanız veya proteinsiz bir beslenmeniz varsa saçlarınız oldukça sağlıksız görünebilir ve hatta dökülebilir.</p>
<p>Bununla birlikte, saç derisini ve saçı etkileyebilecek ve bunları düzeltmek için bir alarm sinyali olarak rol alabilecek başka sağlık sorunları ile de kendini gösterir. Tüm bu nedenlerden dolayı, keratin (bir protein) ile yüklü olan ve kafamızdaki yağ bezleri tarafından korunan ve nemlendirilen saçların, sağlık açısından söyleyecek çok şeyi olduğunu unutmayın.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/10/08/sac-dokulmesinin-gosterdigi-5-saglik-sorunu_9614.jpg" /></p>
<p><b>SAÇINIZIN FARKLI HASTALIKLAR YOLUYLA GÖNDERDİĞİ 5 İŞARET</b></p>
<p>Kırılgan, donuk, düzensiz, hacimsiz, dökülen, hiçbir gerekçesi olmayan kepek oluşumu&#8230; Saç dökülmesi endişe vericidir ve bunun için mağazalarda, eczanelerde ve dermatologlarda çareler ararız. Raflarımız maskeler, şampuanlar, saç kremleri ve nemlendirici losyonlarla dolar.</p>
<p>Bu durumlar bazen dış etkenlerden (günlük hijyende yaptığımız hatalar dahil) kaynaklanır ama çoğu zaman bizi rahatsız eden bu sorunların cevabı iç sorunlardır. Dengesiz beslenme, hormonal eksiklikler, alışılmadık derecede yüksek stres, bazı otoimmün hastalıklar&#8230; Seçenekler geniş, bu yüzden en yaygın 5 sağlık sorununa göz atacağız:</p>
<p><strong>Demir Eksikliği Anemisi</strong></p>
<p>Vücudumuzdaki demir eksikliği, özellikle yüksek fiziksel ve zihinsel yorgunluk ile doğrudan ilişkilidir. Kırmızı kan hücrelerimizde bulunan hemoglobin miktarı daha az olduğundan ve bu nedenle dokulara olması gerektiği kadar oksijen taşıyamadığından bu tür eksiklikler saçı da etkiler.</p>
<p>Böylece, kırılgan, donuk ve daha fazla dökülme eğilimi gösteren saçlar ortaya çıkar ve buna apati (ilgisizlik, duygusuzluk, kayıtsızlık) ve hatta depresyon gibi aneminin kendisinden kaynaklanan fiziksel veya zihinsel başka semptomlar da eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Tiroid Problemleri</strong></p>
<p>Semptomlar oldukça farklı olmasına rağmen, hem hipotiroidizm hem de hipertiroidizm saç sağlığına zarar verir. Tiroid saç köklerini uyardığı, yağ aktivitesini dengelediği ve saç sağlığını desteklediği için vücudumuzun ve dolayısıyla saçın hormonal dengesinde önemli rol oynar.</p>
<p>Hipotiroidizm, daha kırılgan bir keratin yapısına neden olarak saçın kaba ve kuru görünmesine yol açan kronik ve yaygın bir saç dökülmesi ile kendini gösterir.</p>
<p>Hipertiroidizm durumunda ise semptomlar tam tersidir, çünkü kılcal döngüler hızlanır ve yeni çıkan saçlar dökülür ve ayrıca ayrıca saçlar daha fazla yağlanır. Bunun nedeni saçın eskisine göre daha az miktarda olması ancak saç derisinin eskisi kadar sebum üretmeye devam etmesidir. Küçük hacimli ve aynı zamanda kırılgan ince saçlar görünür.</p>
<p><strong>Stres</strong></p>
<p>Stres saçımızla bir kısır döngü oluşturur ve saç dökülmesi yaşayan kişinin kendisini sürekli bir döngü içinde bulduğu kişisel durumdan beslenir. Stres ve kortizol salınımının doku iltihabını etkilediği, kafa derisine kan akışını zorlaştırdığı ve kan dolaşımını yavaşlattığı bilinmektedir. Bu şekilde saç dökülmesini tetikler ve saç dökülmesinin yarattığı stres, kaybın kendisiyle birlikte geri beslenir. Yani birbirini tetikleyen bir kısır döngü oluşur.</p>
<p>Stresin saç folikülünün yapısını zayıflattığı ve ayrıca stresli durumların melanin (gözlere ve saçlara renk vermekle görevli pigment) salgılanmasını azalttığı biliniyor. Bu durum, saçın doğal rengini bozar ve beyaz saç sayısını arttırır.</p>
<p><strong>Alopesi Areata (Saçkıran)</strong></p>
<p>Başın belirli bölgelerindeki nokta görünümdeki küçük kel bölgeler, genetiğin önemli bir rol oynadığı alopesi areata (saçkıran) gibi otoimmün hastalıklarda görülür. Saçkıran durumunda bağışıklık sistemi, bir madeni para büyüklüğündeki küçük kel noktaları oluşturarak foliküllere saldırır.</p>
<p>Bazı durumlarda nedeni tamamen strestir, ancak farklı durumlar olabileceğinden, hastayı başka uzmanlara yönlendirmek ve kökenine dair şüphelerden kurtulmak için bir dermatoloğa gitmek tavsiye edilir. Genellikle tedavi edilebilen bu sağlık sorununun arkasında Lupus, tip 2 diyabet, vitiligo, ülseratif kolit, Crohn hastalığı veya topikal dermatit olabilir.</p>
<p><strong>Tip 2 Diyabet</strong></p>
<p>Diyetimizi değiştirmenin ve bizi kalıcı olarak insülinle yaşamaya zorlamanın ötesinde diyabet, saçlarımızda erken dönemde kendini göstererek bu otoimmün hastalıkla ilişkili olabilecek saç dökülmesine neden olabilir. Diyabetin saçı etkilemesi, dolaşımdan kaynaklanır.</p>
<p>Kan dolaşımıyla beslenen saç köklerini yenileyerek saçlarımız güçlü ve sağlıklı görünür, ancak diyabet bu kılcal damarları tıkayan hormonal bir insülin dengesizliğine neden olur. Şeker hastalarının tekrarlayan dolaşım sorunları yaşaması da sık görülen bir durumdur ve bu da saç sağlığının doğal düşmanlarından biridir.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/10/08/sac-dokulmesinin-gosterdigi-5-saglik-sorunu_3688.jpg" /></p>
<p><b>SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI SAVAŞAN BESİNLER</b></p>
<p>Saç dökülmesi genetik, kişinin yaşı, belirli hormonların varlığı, çeşitli hastalıklar ve beslenme eksiklikleri gibi birçok nedenden kaynaklanabilir.</p>
<p>Saç folikülleri kreatinden, yani proteinden oluşur. Bu yüzden yediğimiz proteinlerin saç sağlığında kilit rol oynayacağını ve aynı şeyinde sağlıklı yağlar içinde geçerli olduğunu unutmayın.</p>
<p>Bu, mikrobesinlerin önemli olmadığı anlamına gelmez, çünkü B, C veya D gibi belirli vitamin türleri, saç sağlığı ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Aynı şekilde demir veya çinko gibi belirli minerallerin varlığının saç bakımında söyleyecek çok şeyi vardır.</p>
<p>İşte saç dökülmesine karşı savaşan ve saçları güçlendiren besinler:</p>
<p><strong>Somon</strong></p>
<p>İyi, güzel, sağlıklı ve her mevsimde erişilebilir. Somon biyolojik değeri yüksek proteinler ve doymamış yağlar, özellikle omega 3 ile yüklü bir besin hazinesidir, bu nedenle mutlaka diyete dahil edilmelidir.</p>
<p>İçerdiği omega 3, saçlara canlılık ve parlaklık sunan iltihap önleyici özelliklere sahiptir. Somon ayrıca büyük ölçüde güneş ışığından ürettiğimiz D vitamini açısından da zengindir. D vitamininin saç köklerinin büyümesine yardımcı olduğu ve büyüme sürecini hızlandırdığı bilinmektedir.</p>
<p><strong>Yumurta</strong></p>
<p>Cebe veya aile ekonomisine zarar vermemesinin yanı sıra tüketebileğimiz en iyi beslenme hazinelerinden bir diğeri de yumurtadır. Yumurta doymuş ve doymamış yağlar, yüksek biyolojik değere sahip proteinler ve çok miktarda mikrobesin içerir.</p>
<p>Saç açısından yumurtada bulunan ne önemli bileşiklerden biri biotindir. Biotin saç ve tırnakların düzgün bir şekilde büyümesine ve güçlenmesine yardımcı olur. Biotin ayrıca H vitamini veya B7 vitamini olarak da adlandırılır.</p>
<p>Orta büyüklükteki bit yumurta 10 mikrogram biotin içerir. Bu miktar günlük alınması gereken botin miktarının yüzde 11&#8217;ini karşılar. Yumurtalar ayrıca yeni foliküller oluşturmaya ve saçın direncini, kalınlığını ve dayanıklılığını artırmaya katkıda bulunan D vitamini içerir.</p>
<p>Son olarak, göz, ​​cilt ve saçtaki hücrelerin korunmasında önemli bir rol oynayan beta karoten ve A vitamini ile ilgili bir karotenoid olan lutein içeriğiyle yumurtalar, kahvaltılarınızın vazgeçilmezlerinden biri olmalıdır.</p>
<p><strong>Karaciğer</strong></p>
<p>Saçımız için endişeleniyorsak sakatat krallarından biri olan karaciğerin söyleyecek çok şeyi var. Dana karaciğeri oldukça besleyicidir.</p>
<p>Çinko açısından zengindir, aynı zamanda iyi bir protein kaynağıdır. Ayrıca az yağ ve az karbonhidrat içerir ve A, B ve D vitaminleri açısından zengindir.</p>
<p>Saç sağlığı için başka bir harika içeriği de iyi miktarda demir varlığıdır. 100 gram dana karaciğeri yaklaşık 7 mg demir içerir. Tahmin edebileceğiniz gibi demir, iyi bilinen demir eksikliği anemisinden kaçınmak için çok önemlidir.</p>
<p>Demir eksikliği durumunda kırmızı kan hücrelerimiz olması gerektiği kadar çok değildir, bu da doğrudan saça aktarılan zayıflık, yorgunluk ve dökülmelere neden olur.</p>
<p><strong>Kivi</strong></p>
<p>Tüylerle kaplı bu yeşil meyve, saç dökülmesine karşı oldukça iyi bir yardımcıdır. Turunçgillerde de bol bulunan C vitamini başta olmak üzere besin içeriği yönünden oldukça zengindir.</p>
<p>Kendi başına doğal bir saç takviyesi değildir, ancak saç sağlığı için onu mükemmel bir yardımcı yapan belirli özelliklere sahiptir. Avantajlarını bulmak için onu demir ile ilişkilendirmemiz gerekir, çünkü iyi bir C vitamini dozu, demirin daha iyi emilmesine katkıda bulunur.</p>
<p>Bu C vitamini deposu sayesinde vücudumuz demiri daha iyi emer, kırmızı kan hücrelerini güçlendirir ve sayılarını artırır, böylece vücudumuzda oksijen taşımakla görevli hemoglobinin daha yoğun bir şekilde her yere ulaşmasını sağlar.</p>
<p>Kividen hoşlanmıyorsanız çilek, portakal veya mandalina gibi diğer meyve türlerinin de C vitamini açısından zengin olduğunu bilin.</p>
<p><strong>Baklagiller</strong></p>
<p>Fasulye gibi baklagiller saç sağlığını geliştirmek için önemli avantajlara sahiptir. Fasulyenin sahip olduğu yüksek lizin içeriği saçlar için oldukça önemlidir. Mercimek, nohut ve diğer baklagil türleri de lizin bakımından zengindir. Bu esansiyel amino asit, demir ve çinkonun doğru emilimi için gereklidir, onları özümseyip daha iyi kullanmamızı ve böylece saçlarımızı güçlendirmemizi sağlar.</p>
<p>Ek olarak, baklagiller protein açısından zengindir ve tam tahılları baklagillerle birleştirmek bu protein emilimini çoğaltmak için harika bir yoldur.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir/">Saç dökülmesi 5 sağlık sorunundan kaynaklanabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/sac-dokulmesi-5-saglik-sorunundan-kaynaklanabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşılılar neden coronaya yakalanıyor?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/asililar-neden-coronaya-yakalaniyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=asililar-neden-coronaya-yakalaniyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/asililar-neden-coronaya-yakalaniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 09:19:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Corona]]></category>
		<category><![CDATA[Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Vi̇rüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1635</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşılılar yeniden coronaya neden yakalanıyor&#62;? Kimler daha çok virüs bulaştırıyor... Birçoğumuz coronaya karşı iki hatta daha fazla sayıda aşı ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/asililar-neden-coronaya-yakalaniyor/">Aşılılar neden coronaya yakalanıyor?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bolder;">Aşılılar yeniden coronaya neden yakalanıyor&gt;? Kimler daha çok virüs bulaştırıyor&#8230;</span></p>
<p>Birçoğumuz coronaya karşı iki hatta daha fazla sayıda aşı olduk. Ama yine de, aşılılar arasında corona vakaları olarak görülebiliyor. Dünyanın her yerinde bununla ilgili çalışmalar yürütülüyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞI ETKİSİNİN KIRILMASI:</span>&nbsp;Alman Robert Koch Enstitüsü, ‘aşı kırılmasını’ tam olarak aşılanmış ve üzerinden koruma sağlanması için gerekli zaman geçmiş kişilerde, corona teşhis edilmesi olarak tanımlıyor. Tam aşı ise iki doz Moderna, BioNTech, AstraZeneca ya da bir doz Johnson aşısı olarak tanımlanıyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞI AĞIR VAKALARI ÖNLER:</span>&nbsp;Alman uzmanlar, kullanılan aşının coronanın daha ciddi seyrini engellediğini, ölüm oranını yüzde 50 azalttığını savunuyor. Ancak bir ülkede aşı oranı ne kadar artarsa, aşılılar arasında enfekte olmuş kişi sayısı da artıyor. Ama bunların birçoğu hastalığı hafif semptomlarla atlatıyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞI NEREDE BAŞARISIZ OLDU:</span>&nbsp;Zayıf bağışıklık sistemi olanlar, kemoterapi tedavisi görenler, çeşitli başka hastalıkları olanlarda aşılar başarısız oldu. İstenilen sonucu vermedi. Aşı kırılmalarının bir nedeni de, virüsün geliştirdiği yeni mutasyonlar. Başında agresif Delta varyantı geliyor. Bu varyant, aşılama sonrası oluşan antikorlardan kaçabiliyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞININ ETKİSİNİ KAYBETMESİ:</span>&nbsp;Aşılar temelde Delta varyantına karşı da etkili ama bunu yok edebilmek için daha fazla antikor gerikiyor. Delta varyantının yayılmasının en önemli nedeni aşının zamanla etkisini yitirmesi oldu. İsrail&#8217;den temmuz ortasında gelen veriler BioNTech aşısının etkinliğinin zamanla azaldığını, üç ay sonra antikor seviyesinin yarı yarıya düştüğünü gösterdi.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">KORUMA ÇOK HIZLI ERİYOR:</span>&nbsp;Aşıların koruma oranı doza bağlı. Moderna&#8217;da daha yüksek mRNA dozu kullanıyor. BioNTech&#8217;te ondan yüzde 40 daha az. Bu nedenle, koruma oranı beklenenden hızlı düşebiliyor. Hannover Tıp Fakültesi&#8217;nden Prof. Dr. Reinhold Förster, tüm bağışıklık tepkilerinin geçici olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">ÜÇÜNCÜ/TAMAMLAYICI AŞI:</span>&nbsp;Aşıların koruma oranlarının ya da antikorların düşmesi, ‘Booster’ aşı denilen üçüncü aşıyı gerekli kılıyor. Bu aşı, hem saldırgan Delta varyantı hem de türevlerine karşı koruyucu olacak. İkinci aşı üzerinden 6 ay geçtikten sonra uygulanması gerekiyor. Son iki aşıyı, hangisinden olduysanız güçlendirici aşı da ondan yapılmalı.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">VİRÜS YENİDEN YAYILIYOR:</span>&nbsp;Kış aylarının başındayız ve dünyada corona vakaları yine tırmanıyor. Hastanede yatanların büyük bir bölümü aşısız olanlar. Aşısızlar yüzünden, aşılıların da virüsle temas riski artıyor. Aşılar yüzde 100 koruma sağlamadığı için bu da doğal karşılanıyor. Yine de yoğun bakımda çok sayıda aşılı kişi bulunuyor.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞILILARDA HASTALIĞIN SEYRİ:</span>&nbsp;Aşılamayı ilk tamamlayan İsrail&#8217;den gelen bilgiler, aşılanmış ve corona nedeniyle hastanelik olmuş 152 hastayla ilgili. Science Media Center&#8217;ın verilerine göre, yüzde 61&#8217;i ciddi şekilde hastalandı ve 22&#8217;si can verdi. Ölenlerin çoğunun diyabet, akciğer rahatsızlığı ya da kalp, kronik böbrek yetmezliği vardı. Hastaların yüzde 40&#8217;ı kemoterapi ya da başka nedenlerle vücut dirençleri düşenlerdi.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞISIZLARLA KARŞILAŞTIRMA:</span>&nbsp;Bir aşı olmuş ya da iki aşısını tamamlamışlardan 495 kişide hastalık daha hafif seyretti ve bu oran aşısızlara göre çok iyi bir rakam oldu. İsrail&#8217;den gelen veriler, aşılılarda ölüm oranının yüzde 50 daha azaldığını gösteriyor. Hastaneye yatırılanlar arasında solunum desteğine bağlanma oranı, aşılılarda çok daha düşük.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞI KISIRLIK YAPIYOR MU:</span>&nbsp;Diğer aşılar nasıl kısırlık yapmıyorsa, corona aşısı da kısırlığa neden olmuyor. Aşılı bir kişi virüs aldığında, vücudun bağışıklık sistemi buna yanıt vermek zorundadır. Aşı olmadan, vücudun koruma sisteminin savaşı daha uzun sürer, virüs çoğalmak için daha çok zaman bulur ve viral yük artar.</p>
<p><span style="font-weight: bolder;">AŞILI MI, AŞISIZ MI DAHA ÇOK BULAŞTIRIR:</span>&nbsp;Bununla ilgili yeterince çalışma yok. ABD&#8217;de yapılan bir araştırma, aşılıların viral yükünün, enfeksiyon kapmış aşısızlarınki kadar yüksek olabileceğini ortaya koydu. Singapur&#8217;da yapılan araştırmaya göre, aşılı kişi virüsleri çabuk zararsız hale getirdiği için, viral yük hızla düşüyor. Bulaşma süresi azalıyor.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/asililar-neden-coronaya-yakalaniyor/">Aşılılar neden coronaya yakalanıyor?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/asililar-neden-coronaya-yakalaniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süre oturmak bel ağrısını tetikliyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Oct 2021 14:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bel]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1599</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır bel ağrılarını anlattı... İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor/">Uzun süre oturmak bel ağrısını tetikliyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı&nbsp;Doç.Dr.Ahmet&nbsp;İnanır bel ağrılarını anlattı&#8230;</b></p>
<p>İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa &nbsp;bel&nbsp;ağrısı&nbsp;yaşar.Bel ağrısının birçok sebebi olabilir.Bu nedenle bel ağrıları göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><b>Bel&nbsp;ağrıları neden olur ?</b></p>
<p>Ağrı&nbsp;bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de&nbsp;ağrı&nbsp;değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.</p>
<p>6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut&nbsp;Bel&nbsp;Ağrısı&nbsp;denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle&nbsp;ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi&nbsp;bel&nbsp;ağrısı&nbsp;yaşayan insanların yaklaşık %30’u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren&nbsp;bel&nbsp;ağrılarına ise Kronik&nbsp;Bel&nbsp;Ağrısı&nbsp;adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek&nbsp;ağrı&nbsp;ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut&nbsp;ağrı&nbsp;döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir.</p>
<p><strong>&nbsp;Bel&nbsp;ağrılarını tetikleyen sebepler nelerdir ?</strong></p>
<p>Gerçek&nbsp; bir tedavi yapabilmek için gerçek&nbsp;ağrı&nbsp;kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya&nbsp;bel&nbsp;yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak&nbsp;bel&nbsp;sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>
<p><strong>&nbsp;Bel&nbsp;ağrılarından korunmak ve&nbsp;bel&nbsp;sağlığını korumak için neler yapılmalıdır?&nbsp;</strong></p>
<p>En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde&nbsp;ağrı&nbsp;çıkmadan tedbir almaktır.&nbsp;Bel&nbsp;ağrısı&nbsp;oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan&nbsp;bel&nbsp;de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya&nbsp;bel&nbsp;ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel&nbsp;ağrısı&nbsp;yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir. Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya&nbsp;bel&nbsp;kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir.Şu bir gerçektir ki,&nbsp;bel&nbsp;ağrısı&nbsp;yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel&nbsp;fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir.&nbsp;Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir. &nbsp;</p>
<p>Sonuç olarak&nbsp;bel&nbsp;sorunu yaşamayacak şekilde bir yaşam tarzına geçilmeli ve&nbsp;bel&nbsp;ağrısı&nbsp;veya fıtık gelişme riski ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Şayet&nbsp;ağrı&nbsp;yaşar isek; bu konuda çok çalışmış olan uzman hekim/ hekimler aranıp bulunmalı ve en kısa sürede ve en kolay şekilde tedavisi yapılmalıdır. Tedavi de başarılı olmanın yolu yöntem değildir; bu konuda gerçekten uzman doktorun yapacağı yöntemlerdir.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor/">Uzun süre oturmak bel ağrısını tetikliyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/uzun-sure-oturmak-bel-agrisini-tetikliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
