<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuru - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/kuru/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Oct 2022 19:47:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Kuru - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Kuru: Kaplıcalar iltihaplı romatizmaya iyi gelmiyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2022 19:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Etki]]></category>
		<category><![CDATA[İla]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Romatoid Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi̇]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1940</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim Sorumlusu da olan Romatizma ve Ağrı Derneği (RADER ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor/">Prof. Dr. Kuru: Kaplıcalar iltihaplı romatizmaya iyi gelmiyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesinde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim Sorumlusu da olan Romatizma ve Ağrı Derneği (RADER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Kuru Kuru, 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında romatoid artrit (eklem romatizması) hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  </p>
<p>Prof. Dr. Kuru, dünyada en sık görülen iltihaplı romatizmal hastalıklar arasında romatoid artritin birinci sırada geldiğini, dünyada görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 oranında, Türkiye&#8217;de görülme sıklığının ise yüzde 0,5 ila 1 arasında değiştiğinin saptandığını bildirdi. </p>
<p>Hastalığın sebebinin tam olarak bilinmediğine değinen Kuru, hekimler arasında genetik yatkınlığı olanlarda, araya tetikleyici bir faktörün girmesi sonucunda romatoid artritin başladığı, bu faktör ya da ajan daha sonra aradan çekilse bile otoimmün olayların hastalığı devam ettirdiği görüşünün hakim olduğunu söyledi.  </p>
<p>Kuru, romatoid artritin temel olarak eklemleri tutarak harabiyet ve fonksiyon bozukluğu yapan, ayrıca kalp, akciğerler, böbrekler ya da damarlar gibi diğer sistemleri de etkileyebilen bir rahatsızlık olduğunu kaydetti.  </p>
<p>Tetikleyici faktörler arasında en bilinenin genetik yatkınlık olduğuna işaret eden Kuru, şöyle konuştu: </p>
<p>&#8220;Araya giren viral enfeksiyonlar: Koksaki A virüsü, Epstein Barr Virüsü gibi birtakım viral ajanların hastalığı tetikleyebileceği yolunda çeşitli görüşler ya da çalışmalar vardır. Diş etinde hastalık yapan bir bakterinin hastalığı tetikleyebileceğine dair son dönemde önemli çalışmalar vardır. İkinci faktör sigaradır. Sigara, romatoid artritin hem ortaya çıkmasını hem de daha ağır seyretmesini sağlayan çok önemli bir çevresel faktördür. Son dönemde bağırsak mikrobiyotası üzerindeki değişikliklerin de hastalığı tetikleyebileceği ya da daha ağır seyretmesine neden olabileceği yönünde görüşler vardır.&#8221; </p>
<p><img decoding="async" src="https://img.timeturk.com/resim/dresim/2022/iltihapli_romatizma.jpg">  </p>
<p><strong>Kadınlarda daha sık rastlanıyor, 30-50 yaş arasında görülme sıklığı zirve yapıyor</strong> </p>
<p>Prof. Dr. Ömer Kuru, romatoid artritin kadınlarda daha sık görüldüğünü, hastalığın her 3 kadına karşılık 1 erkekte ortaya çıktığını dile getirdi. Romatoid artritin her yaş grubunda görüldüğünü ancak 35 ila 50 yaşları arasında görülme sıklığının zirve yaptığını aktaran Kuru, &#8220;Daha ileri yaşlarda görüldüğünde bu, &#8216;Geç ya da yaşlı başlangıçlı romatoid artrit&#8217;, daha erken yaşlarda görüldüğünde de &#8216;juvenil romatoid artrit&#8217; yani çocukluk çağı romatoid artriti adını alıyor.&#8221; dedi.  </p>
<p>Hastalığın kadınlarda daha sık görülmesinin en başta gelen nedenleri arasında hormonal faktörlerin sayılabileceğini söyleyen Kuru, cinsiyet hormonlarının görece azaldığı 60-65 yaş sonrasında ise bir kadına karşılık bir erkekte hastalığın görülebildiğini, bunda da östrojenin önemli rol oynadığının düşünüldüğünü kaydetti. </p>
<p>Yaş gruplarına göre tedaviye verilen yanıtın değişmediğini ancak hastalığa çocuklarda eşlik eden patolojilerle yaşlılarda eşlik eden patolojilerin birbirinden farklı olduğunu aktaran Kuru, bu nedenle tedavi sürecinde sadece romatoid artritin göz önüne alınmadığını, kendisine eşlik eden diyabet, böbrek fonksiyon bozukluğu, karaciğer hastalığı olup olmadığına bakıldığını, kullanılan diğer ilaçlar da dikkate alınarak buna göre tedavinin düzenlendiğini ifade etti. </p>
<p><strong>Erken tanı ve tedaviyle hastalıkta şifa elde etmek mümkün</strong>  </p>
<p>Prof. Dr. Kuru, romatoid artritin nedeni kesin olarak bilinmediğinden, hastalığı tamamen tedavi edecek bir yöntemin de henüz bulunamadığını belirtti. Hastalığın olası bütün sonuçlarından, yol açtığı iltihabın şiddeti ve süresinin sorumlu olduğunu söyleyen Kuru, bu nedenle tedaviyi, iltihabı baskılamak, rahatsızlığın ilerlemesini durdurmak, ilerlemeden kaynaklanacak deformiteleri önlemek ve kişinin yaşam kalitesini artırmak üzerine kurduklarını anlattı.  </p>
<p>Tedavi için ellerinde 4-5 çeşit ajan olduğunu, en başta gelenin de halk arasında ağrı kesici olarak bilinen nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar olduğunu aktaran Kuru, bu ilaçların tedavi edici özellik olarak ilk önce ağrıyı azalttığını, romatoid artritin elleri açma kapamada zorlanma gibi belirtilerle seyrettiği tutukluğu gidermede etki gösterdiğini kaydetti. </p>
<p>Kuru, &#8220;kortizon&#8221; diye tabir edilen, halkın kullanmaktan çekindiği ilaçlara da tedavide yer verildiğine değinerek, &#8220;Kortizon doğru hastada, doğru dozlarda kullanılırsa son derece yararlı sonuçlar verir.&#8221; dedi.  </p>
<p>Üçüncü grupta temel tedavi ilaçları denilen, hastalığın gidişatını durdurucu ilaçların yer aldığından bahseden Kuru, bu grupta da bağışıklık sistemini düzenleyici ya da baskılayıcı ilaçların bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Kuru, son grupta ise vücudun immün sisteminin belirli bir noktasını güçlendirmek ya da baskılamak üzere elde edilen ve &#8220;biyolojik ajanlar&#8221; olarak adlandırılan, yaklaşık 25 yıldır da tedavide yer alan yöntemlerin yer aldığını dile getirdi.  </p>
<p>Prof. Dr. Ömer Kuru, romatoid artrite dair en önemli sorunun erken dönemde tanı konulmaması ve tedaviye başlanmaması olduğuna dikkati çekerek, erken tanı ve tedaviyle hastalığın önemli bir bölümünde klinik şifa elde etmenin mümkün olduğunun altını çizdi.  </p>
<p><strong>&#8220;İlaçların yan etkilerinden korkup, tedaviye devam etmemek istenmeyen sonuçlara yol açabilir&#8221;</strong> </p>
<p>Prof. Dr. Ömer Kuru, iltihaplı romatizmal hastalıklara iyi geldiği düşünülen yöntemlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:  </p>
<p>&#8220;Kaplıca tedavisinin iyi geldiği romatizmal hastalıklar vardır, örneğin eklem kireçlenmeleri, yumuşak doku romatizmaları gibi, bunlarda iltihap yoktur, dolayısıyla bunlara sıcak iyi gelir. Ama vücutta iltihabın hüküm sürdüğü bu hastalıkta kaplıca tedavisi gibi sıcak tedaviler iyi gelmez. Geleneksel tamamlayıcı tıp yöntemlerinin, bitkisel yöntemlerin, akupunktur tedavisi gibi yöntemlerin romatoid artrit tedavisinde, dünyanın kabul ettiği bilimsel yayınlarda, etkinlikleri gösterilmemiştir.&#8221;  </p>
<p>Romatoid artritte egzersizin öneminden de bahseden Kuru, şöyle devam etti:  </p>
<p>&#8220;Romatoid artritli hastalarda mutlaka egzersiz, rehabilitasyon yöntemleri önerilir. Çünkü eklemlerde ağrı ve tutuklukla seyreder. Bunun sonucunda kaslarda, adalelerde atrofi dediğimiz güçsüzlükler meydana gelir. Eklemi tedavi ettiğinizde, o bölgede sağlam bir kas olması gerekir ki eklem eski fonksiyonuna kavuşabilsin. Şekil bozukluğuyla da seyreden bir hastalıktır çünkü eklemlerde deformite dediğimiz eğriliklere neden olabilir. Bunun için hastanın doktorun önerdiği ilaçları düzenli, zamanında kullanması, mutlaka egzersiz önerilerine riayet etmesi gerekir. Yüzme bütün romatizmal hastalıklara iyi gelir çünkü yer çekimsiz bir ortamda, suyun kaldırıcı kuvvetine karşı hareket edersiniz ve bütün eklemleriniz çalışır.&#8221;  </p>
<p>Prof. Dr. Kuru, kişinin ekleminde şişlik varsa, sabah kalktığında ellerini açma ve kapamaktan güçlük çekiyorsa, yorgunluk hissediyorsa hekime başvurmalarını önererek, erken tanı konulduktan sonra mutlaka düzenli tedavi gerektiğini kaydetti.  </p>
<p>İlaç kullanmaktan çekinen kişilere seslenen Kuru, &#8220;İlaçların elbette ki yan etkileri vardır. Adı üstünde bir etkileri bir yan etkileri ya da istenmeyen etkileri vardır. Ancak unutmamak gerekir ki hastalığın da yan etkisi vardır. Hastalık ilerleyici ve sakat bırakıcı bir hastalıktır. 10 yıl içerisinde romatoid artritli hastalar şayet tedavi edilmezlerse iş gücü kayıpları ve sakatlıklar meydana gelmeye başlar. Yani, hastaların 3&#8217;te 1&#8217;i 10 yıl içinde sakatlıkla karşı karşıya gelirler. 20 yılı aşkın süredir hasta olanlarda, düzenli tedavi yapılmazsa, yüzde 75 oranında sakatlık meydana gelir. Dolayısıyla ilaçların yan etkilerinden korkup, tedaviye devam etmemek ya da aksatmak hastaları hiç istemedikleri sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir.&#8221; dedi. .</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor/">Prof. Dr. Kuru: Kaplıcalar iltihaplı romatizmaya iyi gelmiyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/prof-dr-kuru-kaplicalar-iltihapli-romatizmaya-iyi-gelmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından Ramazan&#8217;da bağışıklığı artıran 11 besin önerisi</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2022 22:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[İftar]]></category>
		<category><![CDATA[Kuru]]></category>
		<category><![CDATA[Tercih]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Selin Nur Ünal, Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gerekenler ve bağışıklığı güçlendiren ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi/">Uzmanından Ramazan’da bağışıklığı artıran 11 besin önerisi</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Selin Nur Ünal, Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gerekenler ve bağışıklığı güçlendiren gıdalar hakkında bilgiler paylaştı.</b></p>
<p>Ramazan ayının, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir ay olduğunu söyleyen Diyetisyen Selin Nur Ünal, “Aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu besinlerden Ramazan’da uzak durulması gerekir. Bu besinlerin fazla tüketimi kilo alımına neden olurken, açlık süresince susuzluğu daha zor geçirmenize ve günü daha verimsiz geçirmenize yol açabilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>SAHUR ÖĞÜNÜNÜZÜ ATLAMAYIN</b></p>
<p>Sahura kalkmadan oruç tutmanın açlık süresini artırdığını dile getiren Dyt. Ünal, “Bu durum kan şekerinizi daha çok düşürür, böylece gün içerisindeki veriminizi olumsuz yönde etkileyerek iftarda normalde yiyeceğinizden çok daha fazlasını yemenize neden olur. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra küçük porsiyonlar halinde ara öğün yapın. Hızlı yeme alışkanlığınız varsa bu durum sindirim sistemi problemlerini tetikleyebilir. Sindirimin daha rahat ilerlemesi için besinleri yavaşça ve iyice çiğneyerek tüketin” diye konuştu.</p>
<p><b>YETERLİ SIVI TÜKETİN</b></p>
<p>Susama hissi duyulmasa bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Ünal, <strong>“Süt, ayran, sade maden suyunun yanı sıra ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz. Sıvı yeterli alınmadığı takdirde bağışıklık sistemi olumsuz etkilenebilir ve kabızlık görülebilir</strong>” dedi.</p>
<p><b>İFTARDAN 1.5- 2 SAAT SONRA YÜRÜYÜŞ YAPIN </b></p>
<p>Güçlü bağışıklık ve düzenli çalışan sindirim sisteminin vazgeçilmezinin fiziksel aktivite olduğunu söyleyen Dyt. Ünal, iftardan 1.5-2 saat sonra fiziksel aktivitemizi artırmak adına kendimize uygun egzersizler yapabileceğimizi belirtti.</p>
<p><b>AŞIRI VE YAĞLI YEMEKLERDEN KAÇININ</b></p>
<p>İftardan sonra şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve, hoşaf ve kompostoların tercih edilebileceğini ifade eden Dyt. Ünal, “Böylece hem kan şekeriniz daha dengeli ilerler hem de sindirim sisteminiz daha rahat eder. Aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu besinlerden uzak durulması gerekir. Bu besinlerin fazla tüketimi kilo alımına neden olurken, açlık süresince susuzluğu daha zor geçirmenize ve günü daha verimsiz geçirmenize yol açabilir. Kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine fırında, haşlama, ızgara şeklinde tercih edin. Besleyici özelliği düşük rafine şeker içeriği yüksek besinler ve fast-food türü besinlerin tüketimini ise sınırlandırın” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>MEYVE VE SEBZELER TERCİH EDİN</b></p>
<p>Ramazan’da bağışıklığımızı kuvvetlendirmek için A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebze meyvelerin tüketiminin önemli olduğunun altını çizen Dyt. Ünal, “E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olduğu için iyi kaynakları olan yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlara beslenmenizde yer verin. Bağışıklık sisteminde D vitamini de önemli rol almaktadır. Güneşten faydalanmanın mümkün olmadığı hallerde uzman önerisinde besin desteği olarak D vitamini alınabilir” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Dyt. Ünal, Oruç tutarken, bağışıklık sistemimizi güçlendirmenin bir başka yolunun da prebiyotik besinler (pırasa, enginar, soğan, sarımsak, turşu, şalgam suyu) ve probiyotik ürünlere (kefir, probiyotik yoğurt) yer vermek olduğunu açıkladı.</p>
<p><b>İFTAR VE SAHURDA GÖZ ARDI EDİLMEMESİ GEREKENLER</b></p>
<p>İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği ve salatayla devam edebileceğimize dikkat çeken Dyt. Ünal, iftarda ve sahur sofrasında dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates gibi yiyeceklerin tüketimini azaltmanızda fayda vardır. Bunların yerine bulgur pilavı, tam tahıl ekmek veya kepekli makarna vb. tercih edebilirsiniz. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli besinler, tam tahıllı ürünler (tam tahıllı buğday, çavdar, kepek ekmeği), kurubaklagiller, süt ürünleri (yoğurt, ayran, süt, kefir, cacık vb.), yumurta, taze sebze, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edin.”</p>
<p><b>UZMAN HEKİME BAŞVURUN</b></p>
<p>Rahatsızlığı olanlar veya beslenme programına bağlı olanların mutlaka uzman hekime başvurmaları gerektiğinin altını çizen Dyt. Ünal, “Kronik rahatsızlığınız varsa ve uzman bir hekim tarafından tedavinize devam ediliyorsa veya beslenme diyet uzmanı kontrolünde belli bir beslenme programını takip etmeniz gerekiyorsa, bu durumda oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışarak oruç tutmanızı engelleyecek bir durum olup olmadığı konusunda onayını almalısınız” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE FAYDALI 11 BESİN</b></p>
<p><strong>Dyt. Ünal, Ramazan ayında bağışıklık sistemimize fayda sağlayacak 11 besin hakkında önerilerde bulundu:</strong></p>
<p>&#8220;<strong>Ceviz:</strong> Ramazan ayında enerji verecek ve bünyeyi zinde tutacak besinlerin başında Omega-3 kaynağı olan ceviz yer alır. Folik asit, B6 ve E vitamini içeren ceviz aynı zamanda melatonin içermesiyle vücut saatini düzenlemeye yardımcı olur. Kalp ve beyin sağlığı için beslenmenizde cevize yer verin.</p>
<p>&#8220;<strong>Badem:</strong> Sofralarınızda yer alması gereken bir başka besin ise çiğ bademdir. İçerdiği yağ asitleri sayesinde kan dolaşımındaki şeker seviyesini dengede tutarak uzun süre tokluk sağlar. Öğütülerek badem unu haline getirilip buğday unu yerine alternatif olarak kullanılabilir.</p>
<p>&#8220;<strong>Kuru erik:</strong> Zengin lif içeriğiyle bağırsak dostu besinlerden biri olan kuru erik enerji verirken iftar sonrası tatlı isteğine birebirdir. A ve C vitamini, potasyum kaynağı olan kuru erik diğer kuru meyvelere kıyasla kan şekerini daha dengeli yükseltir. Oruç tutarken kabızlık yaşanması durumunda kuru erikleri ılık suda yumuşattıktan sonra zeytinyağı ile blenderize edip marmelat kıvamında da tüketebilirsiniz.</p>
<p>&#8220;<strong>Kuru sayısı:</strong> Glisemik yükü düşük ve lif içeriği yüksek kuru kayısıyı iftariyeliklerinizden eksik etmeyin. Yüksek A vitamini kaynağı olmasının yanı sıra kabızlığı önler. Demir eksiliğinde de sıklıkla önerdiğimiz kuru kayısı, hem lezzetli hem de vücuda direnç sağlayan bir besindir.</p>
<p>&#8220;<strong>Tam buğday ekmeği:</strong> Sofralarımızın olmazsa olmazı ekmek konusunda tercihiniz tam buğday ekmeğinden yana olsun. B grubu vitaminlerinden zengin, lif oranı yüksek tam buğday ekmeği besleyici özelliği ile uzun süre tokluk sağlar.</p>
<p>&#8220;<strong>Kefir:</strong> Oruç tutarken bağışıklığın düşmemesi ve sindirim güçlüğü çekmemek amacıyla ara öğüne probiyotik kaynağı kefir eklenebilir. Protein içeriği sayesinde tokluk sağlayan bu içecek adeta gençlik iksiri niteliğindedir.</p>
<p><strong>&#8220;Yumurta:</strong> Sahur öğünlerinin vazgeçilmezi yumurta iyi kaliteli protein kaynağıdır. Besin ögelerinden tam faydalanmak için taze yumurtayı 8-10 dakika haşlanmış şekilde tüketin.</p>
<p>&#8220;<strong>Yulaf:</strong> Beta glukan içeren yulaf ezmesi, kompleks karbonhidrat kaynağı oluşu ile vücuda enerji verirken kan şekerini de dengeli bir şekilde yükseltir. Süte, yoğurda karıştırarak taze meyvelerinizi yulafla taçlandırılabilir.</p>
<p><strong>&#8220;Zeytin:</strong> Zengin antioksidan içeriği ile sağlıklı yağ asitleri içeren zeytin hem lif açısından zengin hem tokluk sinyallerinizi destekleyen bir besindir. Rengi fark etmeksizin az tuzlu veya tuzsuz olarak Ramazan’da da tercih edilebilir.</p>
<p><strong>&#8220;Fındık:</strong> Çiğ fındık, E vitamini ve doymamış yağ asitlerinin zengin kaynaklarındandır. İftar sonrası rahat bir sindirim için yeşil çay veya rezene çayının yanına çiğ fındık eşlik edebilir. Tüketmesi oldukça keyifli olan fındık enerji sağlayan doyurucu bir alternatiftir.</p>
<p><strong>&#8220;Tahin:</strong> İçerdiği çinko, demir, bakır ve selenyum sayesinde bağışıklığı destekleyen tahin, metabolizmayı hızlandırarak sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkıda bulunur. Taze meyve üzerine tahin ekleyerek iftar sonrası besleyici bir tatlı alternatifi oluşturabilirsiniz. Etkili bir enerji kaynağı olan tahini porsiyon kontrolüne dikkat ederek tercih edebilirsiniz.&#8221;</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi/">Uzmanından Ramazan’da bağışıklığı artıran 11 besin önerisi</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-ramazanda-bagisikligi-artiran-11-besin-onerisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
