<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gün - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/gun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 14:51:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Gün - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Sık idrara çıkmak normal değil&#8221;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sik-idrara-cikmak-normal-degil</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane]]></category>
		<category><![CDATA[Sık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi çoğu zaman geçici bir durum olarak değerlendirilse de bazı kişilerde günlük yaşamı zorlaştıran kalıcı bir soruna dönüşebiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı. Dr. Cevper Ersöz, özellikle yanlış sıvı tüketimi ve kafein alışkanlıklarının mesane üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirterek önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/">“Sık idrara çıkmak normal değil”</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi çoğu zaman geçici bir durum olarak değerlendirilse de bazı kişilerde günlük yaşamı zorlaştıran kalıcı bir soruna dönüşebiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı. Dr. Cevper Ersöz, özellikle yanlış sıvı tüketimi ve kafein alışkanlıklarının mesane üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirterek önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>Gün içinde sık sık tuvalete gitme ihtiyacı, ani idrar hissi ve bazen idrar kaçırma gibi şikayetler birçok kişi tarafından önemsenmese de altta yatan neden yaşam kalitesini etkileyen bir sağlık sorunu olabiliyor. Aşırı aktif mesane olarak adlandırılan bu durum, çoğu zaman günlük alışkanlıklardan kaynaklanabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Cevper Ersöz, sık idrara çıkmanın her zaman hastalık anlamına gelmediğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i11.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/14/zbozm_1774864268_4618.jpeg"></p>
<div>Doç. Dr. Cevper Ersöz</div>
</p>
<p><strong>“HER SIK İDRARA ÇIKMA HASTALIK ANLAMINA GELMEZ”</strong></p>
<p>Aşırı aktif mesanenin sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve bazı durumlarda idrar kaçırma ile kendini gösterdiğini belirten Doç. Dr. Ersöz,<strong> &#8220;Bu durum günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak her sık idrara çıkma hastalık değildir. Klinik pratikte gördüğümüz hastaların önemli bir kısmında temel neden yaşam tarzıdır. Toplumda ‘ne kadar çok su içilirse o kadar sağlıklıdır’ şeklinde bir algı var. Ancak bu doğru değil. Gün içinde ihtiyacın üzerinde sıvı tüketmek mesaneyi sürekli dolu tutar ve sık tuvalete gitme alışkanlığı oluşturur&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i11.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/14/p1uTM_1774864313_579.jpg"></p>
<p><strong>&#8220;ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNE DİKKAT&#8221;</strong></p>
<p>Kafeinli içeceklerin mesane üzerindeki etkisine de değinen Doç. Dr. Ersöz, <strong>&#8220;Çay ve kahve gibi kafein içeren içecekler mesaneyi uyararak ani idrar hissine neden olabilir. Özellikle gün içinde sık tüketildiğinde bu şikayetler daha belirgin hale gelir. Bu nedenle çay ve kahve tüketimini azaltmak, mümkünse akşam saatlerinde tamamen kesmek oldukça faydalıdır. Genellikle kilo başına 30 mililitre sıvı tüketimini öneriyoruz. Örneğin 70 kilo bir birey için günlük yaklaşık 2 litre su yeterlidir. Bunun üzerine çıkmak çoğu zaman gereksizdir&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ŞİKAYETLER DEVAM EDİYORSA UZMANA BAŞVURUN&#8221;</strong></p>
<p>Yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen şikayetlerin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Ersöz,<strong> &#8220;Bu durumda bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmek ve gerekirse medikal tedavi planlamak önemlidir&#8221;</strong> diyerek sözlerini tamamladı.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/">“Sık idrara çıkmak normal değil”</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Sağlığını Korumada Etkili 8 Öneri</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 16:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göz Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göz sağlığını korumanıza yardımcı 8 etkili öneri</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri/">Göz Sağlığını Korumada Etkili 8 Öneri</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1.Sağlıklı beslenmek:</strong></p>
<p>Göz sağlığı için bazı besin maddeleri oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>A vitamini</strong></p>
<p>Belki de göz sağlığı açısından en iyi bilinen besin A vitaminidir. Retinanızın, ışık ışınlarını gördüğümüz görüntülere dönüştürmeye yardımcı olması için bol miktarda A vitaminine ihtiyacı vardır. Ayrıca yeterli miktarda A vitamini olmazsa göz kuruluğu gelişebilir. Havuç, tatlı patates, kavun, kayısı A vitamini içeren besin kaynaklarıdır.</p>
<p><strong>Lutein ve zeaksantinin&nbsp;</strong></p>
<p>Birçok kronik göz hastalığının oluşumunu engellediği bilinmektedir. Bu maddelerden en zengin besinler özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler (lahana, ıspanak vb.) ve diğer renkli meyve ve sebzelerdir (brokoli, mısır, bezelye, Trabzon hurması, mandalina vb.).</p>
<p><strong>C Vitamini</strong></p>
<p>Bilimsel araştırmalara göre C vitamini, katarakt ve sarı nokta hastalığı gelişme riskini azaltmaktadır. Günlük rutininizde C vitamini içeren besinlere (portakal, greyfurt, çilek, domates vb.) yer vermek oldukça önemlidir.</p>
<p><strong>E vitamini&nbsp;</strong></p>
<p>Göz sağlığının korunmasında faydalı bir antioksidandır. Bitkisel yağlar (mısır yağı, aspir gibi), fındık, badem, ayçiçeği çekirdeği, buğday tohumu, tatlı patates, avokado iyi birer E vitamini kaynağıdır.</p>
<p><strong>Omega-3&nbsp;</strong></p>
<p>Yağ asitleri görsel gelişim ve retina fonksiyonları için çok önemlidir. Aynı zamanda sağlıklı bir gözyaşı üretimi için de yeterli miktarda omega-3 alınması gerekmektedir. Haftada en az 2 öğün balık tüketimi (özellikle somon, ton balığı gibi soğuk su balıkları) yeterli miktarda omega-3 alımı için önerilmektedir.</p>
<p><strong>Çinko minerali&nbsp;</strong></p>
<p>Retinanın sağlıklı kalmasına yardımcı olur ve gözlerinizi ışığın zararlı etkilerinden koruyabilir. Ancak çinko, vücudumuzdaki kırmızı kan hücrelerinin oluşmasına yardımcı olan bakır miktarını azaltabilir. Baklagiller (fasulye, barbunya, börülce vb.) hem çinko hem bakır içerirler. Çinko açısından zengin diğer yiyecekler arasında yağsız kırmızı et, kümes hayvanları, istiridye ve zenginleştirilmiş tahıllar bulunur.</p>
<p><strong>2.Düzenli uyku uyumak:</strong></p>
<p>Uyku, tüm vücut için olduğu gibi gözler için de bir dinlenme ve yenilenme dönemidir. Nasıl ki vücudunuzun geri kalanı yenilenmek için uykuya ihtiyaç duyuyorsa, gözleriniz de aynı şekilde uykuya ihtiyaç duyar. Gözlerimiz uyandığımız andan uyuyana kadar gün boyunca sürekli bir aktivite halindedir. Toz, kirlilik ve ışık gibi zorlanmaya ve zarara neden olabilecek çeşitli çevresel faktörlere maruz kalırlar. Dolayısıyla uyku, gözlerimizin rahatlayabileceği, yenilenebileceği ve ertesi günün aktivitelerine hazırlanabileceği zamandır.</p>
<p><strong>Uykunun en derin aşamasında toksinler dışarı atılıyor!</strong></p>
<p>Uykunun en derin aşamasında gözlere kan akışı artar, gerekli besin maddeleri sağlanır ve zararlı toksinler dışarı atılır. Bu süreç, sağlıklı gözleri korumak için çok önemli olan gözlerdeki hücrelerin onarımına yardımcı olur. Ayrıca uyku sırasında gözlerin yağlanması ve beslenmesi için gerekli olan gözyaşı üretimi de artar. Uyku eksikliği bu süreçleri bozar ve göz kuruluğu, göz yorgunluğu, bulanık görme gibi çeşitli sorunlara yol açar.</p>
<p><strong>Az uyku sarın nokta yapıyor!</strong></p>
<p>Ayrıca uyku eksikliğinin halk arasında sarı nokta hastalığı olarak da bilinen yaşa bağlı makul dejenerasyonu ve glokom (göz tansiyonu) hastalığı riskini arttırdığı bilinmektedir. Dolayısıyla uyku ile göz sağlığı arasında doğrudan bir bağlantı olduğu ve yeterli dinlenmenin göz bakımı için hayati önem taşıdığı açıktır.</p>
<p><strong>3.Güneş Gözlüğü:</strong></p>
<p>Birçok kişi cildi güneşin zararlı etkilerinden korumak için koruyucu kremler kullansa da gözlerin korunması genelde ihmal edilir. Ultraviyoleye uzun süre maruz kalmak katarakt, göz tümörleri, sarı nokta hastalığı, pterjium (göz eti ya da kuş kanadı olarak bilinir), kuru göz hastalığı gibi birçok göz hastalığına sebep olabilir. Gözlerinizi yıllarca ultraviyole ışınlarına maruz kalmaktan korumak için erken yaşta uygun güneş gözlüğü takmaya başlamak önemlidir. Fakat güneş gözlüğü kullanırken ultraviyole korumasına mutlaka dikkat edilmelidir. Ultraviyole-A ve B koruması %100 olan ya da 400 nanometreye kadar ultraviyole ışınlarını engelleyen (UV400) güneş gözlükleri tercih edilmelidir. Aksi takdirde faydadan çok zarar verebilir.</p>
<p><strong>4.Ekran Süresini Sınırlama:</strong></p>
<p>Özellikle pandemiyle birlikte günlük rutinlerimiz oldukça değişti. Uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma gibi uygulamalarla birlikte dijital ekranlara maruziyetimiz de oldukça arttı. Dijital ekran maruziyeti ile beraber bulanık görme, çift görme, odaklanmada zorlanma, göz yorgunluğu, göz ve çevresinde ağrı, kızarıklık, yanma gibi şikâyetler yaşıyorsanız dijital göz yorgunluğu sendromunuz olabilir. Hâlihazırda bulunan göz bozukluklarınız (özellikle astigmat), göz kuruluğunuz, kirpik iltihabınız, kontakt lens kullanımınız varsa dijital ekran göz yorgunluğu daha şiddetli olabilir. Kullanılan ekranın kalitesi ve çözünürlüğü, yazıların okunabilirliği, ekranın parlaklığı ve kontrastı, yaydığı mavi ışık seviyesi de semptomların şiddetini etkilemektedir. Basit önlemlerle bu şikâyetleri azaltmak veya ortadan kaldırmak mümkündür. Bilgisayar ekranına uygun ergonomik pozisyonda oturmak, her 20 dakikada bir 20 saniye 5-6 metre uzağa doğru bakmak ve odağınızı değiştirmek, dijital ekranlarda her 2 saatte bir 15 dakika mola vermek, sık göz kırpmak, mavi ışık filtreleyen gözlükler kullanmak (faydası tartışmalıdır) dijital göz yorgunluğu sendromunun engellenmesinde faydalı olabilir.</p>
<p><strong>5.Sigarayı Bırakmak:&nbsp;</strong></p>
<p>Sigara kullanımı gözünüzde değişen ciddiyette hastalıklara da sebep olabilir. Sigara kullananların veya sigara dumanına maruz kalanların en sık yaşadığı göz problemi kuru göz hastalığıdır. Gözlerde kızarıklık, yanma, batma, kaşıntı gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Katarakt, sarı nokta hastalığı, optik sinir hastalıkları, üveit gibi daha ciddi göz hastalıklarına da yol açtığı kanıtlanmıştır. Graves hastalığı (zehirli guatr) bulunanlarda özellikle sigara kullanımının mutlaka sonlandırılması gerekiyor, aksi takdirde çok ciddi komplikasyonlara yol açarak ameliyat gerektiren durumlara sebebiyet verebiliyor.</p>
<p><strong>6.Koruyucu Gözlük Kullanımı:</strong></p>
<p>Gözler vücut ön yüzünün sadece %0.5’ini oluşturmalarına rağmen, travmaları tüm vücut yaralanmalarının yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm dünyada her yıl 1 günden fazla iş gücü kaybına neden olan 55 milyondan fazla göz yaralanması meydana gelmektedir. Tüm hastaların ortalama 750.000’i hastaneye yatırılırken, vakaların 500.000’i körlükle sonuçlanmaktadır. Uygun bir koruyucu gözlük kullanımı ile bu kazaların %90’ından korunmak mümkündür. Dolayısıyla ileri bir sağlık sorununa ve iş gücü kaybına yol açmasını engellemek için özellikle riskli iş kollarında uygun koruyucu gözlük kullanımı hayati önem arz etmektedir.</p>
<p><strong>7.Göz Hijyeni:</strong></p>
<p>Gözleriniz sağlığınızın önemli bir parçasıdır ancak hijyen söz konusu olduğunda çoğu zaman uygun bakımı göz ardı ederiz. Birkaç sağlıklı alışkanlık ve günlük rutininize eklemeler enfeksiyon, kontaminasyon ve göz hastalıklarından kaçınmanıza yardımcı olabilir. Doğru el yıkamayla viral konjonktivit (göz nezlesi) gibi yaygın göz enfeksiyonlarından kaçınabilirsiniz. Mikropların başkalarına yayılmasını önlemek için mümkünse havlu, makyaj malzemesi veya göz damlalarını paylaşmaktan kaçının. Hijyen aynı zamanda blefaritin (kirpik dibi iltihabı) tedavisinde de önemlidir. Blefarit, tekrarlama eğiliminde olduğundan uygun göz kapağı hijyeni (çay ağacı yağı içeren göz şampuanlarının kullanımı gibi) çok önemlidir.</p>
<p><strong>Makyaj yapanlar dikkat!</strong></p>
<p>Makyaj kalıntıları göz tahrişine ve kızarıklığa neden olabilir. Makyajınızı, özellikle inatçı maskaranızı çıkarmak için sıcak kompresler, makyaj mendilleri veya hindistancevizi yağı gibi doğal alternatifler kullanın. Makyajınızı çıkarmadan asla uyumayın. Kalıcı makyaj ve kalıcı takma kirpik gibi kirpik diplerinde uzun süreli değişikliklere neden olabilecek uygulamalardan kaçının. Herhangi bir makyaj malzemesi kullanımı sonrası göz kapağınızda ya da gözünüzde tahriş meydana gelirse aynı makyaj ürününü tekrar kullanmaktan kaçının.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>8.Düzenli Göz Muayenesi:</strong></p>
<p>Doğumdan itibaren birçok hastalığın erken teşhis ve tedavisi için rutin göz muayenelerini aksatmamak oldukça önemlidir. Yeni doğan bir bebek, normal zamanında doğmuşsa 1. Ayında, 6-12 ay arasında, 3 yaşında ve okul öncesinde en az bir kez göz muayenesinden geçmelidir. Özellikle bu yaş gruplarında başlayan göz bozuklukları, erken tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kayıplarına sebep olabilmektedir. Erişkin bireylerde herhangi bir ek hastalık veya aile öyküsü yoksa 40 yaşından sonra yılda bir kez göz muayenesi olması önerilmektedir. Glokom, sarı nokta hastalığı, katarakt gibi yaşla birlikte görülme sıklığı artan göz hastalıklarının erken teşhisinde yıllık kontroller oldukça önemlidir. Diyabet, hipertansiyon gibi göz sağlığını etkileyebilecek sistemik hastalığı bulunanların veya ailesinde genetik göz hastalığı bulunanların 40 yaşından önce de en azından yılda bir göz kontrolü olması önerilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri/">Göz Sağlığını Korumada Etkili 8 Öneri</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/goz-sagligini-korumada-etkili-8-oneri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan&#8217;da yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmanın 8 yolu</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2023 11:17:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Hızla]]></category>
		<category><![CDATA[Miktar]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Şekerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayram gibi özel günlerde güzel ve lezzetli ikramlara hayır demek zor olabiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu/">Ramazan’da yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmanın 8 yolu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayında uzun süre aç kalmaya alışan mideyi yormamak ve yavaşlayan metabolizmayı tekrar hızlandırabilmek için beslenmenin çok önemli olduğunu belirten Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Şefi ve Diyetisyen Sibel Mumcu, “Alışkın olduğumuz beslenme düzenine kolay uyum sağlamak için bayram sürecinde sağlıklı ve dengeli seçimler yapmak, miktar ve besin çeşitliliğine özen göstermek çok önemli. İlk amacımız yavaşlayan metabolizmamızı tekrar eski haline getirebilmek olmalı. Metabolizmayı hızlandırmak ancak öğün sıklığını artırmak ve egzersiz ile mümkün” diyerek Ramazan ayı sonrasında metabolizmayı hızlandırmak için beslenme tavsiyelerinde bulundu:</strong></p>
<ul>
<li>Ağır yiyeceklerden uzak durun. Gün boyu boş kalmaya alışan bir mideye, birdenbire çok miktarda ve hazmı zor yiyecekler ile yüklenmek sindirim sistemi problemlerine neden olur. Bu nedenle gün içinde sık ama küçük öğünler tüketin.</li>
<li>Besinlerin yavaş tüketilmesi ve iyi çiğnenmesi rahat bir sindirim için önemlidir.</li>
<li>Gün boyu aktif olmak gerekir. Ev içinde yapılabilecek basit egzersizler size yardımcı olacaktır. Bunun için uzmanların önerdiği ev egzersizlerini takip edebilirsiniz.</li>
<li>Sıvı tüketimi her dönemde çok önemli. Ramazan nedeniyle vücutta oluşabilecek sıvı kaybını tekrar yerine koymak için günde en az 2 litre su için.</li>
<li>Sıvı tüketimini artırmak amacıyla öğünlere ayran, taze sıkılmış meyve suyu, az şekerli limonata, komposto gibi sıvı gıdalar ekleyebilirsiniz.&nbsp;</li>
<li>Gün boyunca çay ve kahve tüketimine dikkat edin. Aşırı miktarda tüketildiğinde çarpıntı, kalp ritim bozuklukları, mide problemleri gibi sorunlara neden olabilen bu içecekleri biraz &nbsp;sınırlandırarak, siyah çay yerine bitki çayları veya kafeinsiz kahve gibi seçenekler tercih edilebilirsiniz.</li>
<li>Bayramlarda özellikle şekerli yiyecekler çok tüketilir. Geleneksel bayram tatlıları ve şekerlemeler, baklava, kadayıf gibi şerbetli tatlılar, çikolatalar, pastalar, poğaça, börek gibi hamur işleri kan şekerini hızla yükselten, hem de enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bu gıdaları tek seferde yüksek miktarda veya gün boyunca sıklıkla tüketmek hem sindirim sistemi problemlerine hem de kan şekerinin hızla yükselmesine neden olur. Bu nedenle tüketimlerine dikkat edilmeli ve miktarları sınırlandırılmalıdır.</li>
<li>Tatlı tüketmek istediğinizde şerbetli ağır hamur tatlıları yerine taze ve kuru meyveleri, sütlü veya meyveli tatlıları tercih edebilirsiniz. Hava sıcaklığının artmaya başladığı bu günlerde miktarına dikkat etmek şartı ile dondurma da iyi bir alternatif olabilir.</li>
</ul>
<p>Bu dönemde çocuklara da özellikle dikkat etmek gerekir. Çocuklar, şeker ve şekerli besinleri tüketmeyi sıklıkla isterler. Ancak aşırı şeker ve şekerli besinlerin tüketimi, büyüme gelişme çağındaki çocuklar için önemli bir tehlikedir. Sürekli şeker tüketilmesi açlık duygusunu da ortadan kaldıracağı için öğünlerde sağlıklı besinlerin tüketimini engeller. Aynı zamanda diş sağlığı açısından zararlıdır, mide ve bağırsaklarda aşırı hassasiyete neden olur. Bu nedenle çocukların sadece ve sürekli şeker, çikolata, şekerli içecekler gibi gıdaları tüketmelerini engellemek, bunun yerine sütlü tatlılar, taze ve kuru meyveler gibi sağlıklı seçeneklere yönlendirmek ve uygun zamanlarda tüketmelerini sağlamak yerinde olacaktır.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu/">Ramazan’da yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmanın 8 yolu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/ramazanda-yavaslayan-metabolizmayi-hizlandirmanin-8-yolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kraliçe II. Elizabeth&#8217;in sağlıklı yaşama ipuçları nelerdi?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Sep 2022 09:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Iı. Elizabeth]]></category>
		<category><![CDATA[Kraliçe]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth'in ölümünün ardından kraliçenin 96 yaşına kadar nasıl dinç ve sağlıklı ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi/">Kraliçe II. Elizabeth’in sağlıklı yaşama ipuçları nelerdi?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth&#8217;in ölümünün ardından kraliçenin 96 yaşına kadar nasıl dinç ve sağlıklı bir şekilde yaşadığı merak ediliyor</b></p>
<p><span>Kraliçe II. Elizabeth, birçok kişi tarafından, dünyaya karşı dayanıklılığın ve uzun ömürlülüğün bir simgesi olarak görülüyordu.</span></p>
<p><span>Kraliyet kuralları, baskılar, sorumluluklar ve aile skandallarına rağmen, 96 yaşına kadar fiziksel ve zihinsel olarak zinde kalmayı başardı.</span></p>
<p>Peki bunu nasıl başardı? Kraliçe Elizabeth nasıl bu kadar formda ve sağlıklı kalabildi? Daily Mail’de yer alan habere göre, işte Kraliçe’nin harfi harfine bağlı kaldığı kuralları ve yaşam tarzı…</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/09/12/elizabeth-corgi-reuters.jpg"></p>
<p><b>1. EGZERSİZ YAPMAK</b></p>
<p>II. Elizabeth katı bir egzersiz programı izlemedi, ancak fiziksel aktivite günlük yaşamının büyük bir parçasıydı.</p>
<p><span>Buckingham Sarayı’nda, günde iki kez corgi cinsi köpeklerini gezdiriyordu. Y</span><span>az tatillerinde konakladığı ve ölmeden önceki son anlarını geçirdiği Balmoral arazisinde uzun yürüyüşler de yaptığı biliniyor.<br /></span></p>
<p><span>Araştırmalar, günlük yürüyüş gibi hafif egzersizlerin bile kan basıncını ve stres seviyelerini düşürerek insanların yaşam beklentilerini uzatabileceğini gösteriyor.</span></p>
<p><span>2016’da yapılan önemli bir inceleme, 60 yaşın üzerindeki yetişkinlerde günde sadece 15 dakikalık egzersizin erken ölüm riskini yüzde 22 oranında azalttığını buldu.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/09/12/kralice-elizabeth-calisiyor-reuters-660x440.jpg"></p>
<p><b>2. BEYNİNİ ÇALIŞTIRMAK</b></p>
<p><span>II. Elizabeth 1952’de Kraliçe olduğundan beri, Noel Günü ve Paskalya Pazarı hariç, yılın neredeyse her gününde büyük bir kırmızı kutu dolusu evrak işi aldı.</span></p>
<p><span>Evraklar arasında meclis raporları, istihbarat belgeleri ve hükümetten hükümdara günlük gönderileri iletmek için kullanılan diğer belgeler vardı. Kraliçe’nin</span><span> her sabah üç saat çalıştığı söyleniyor.</span></p>
<p>Bunlar dışında çeşitli kelime oyunları oynayarak ve düzenli kitap okuyup günlük tutarak beynini “çalışır” durumda tutuyordu.</p>
<p><span>Beyni uyarmak, bunamayı önlemenin en iyi yollarından biridir. Geçen ay yayınlanan bir analiz, düzenli zihinsel aktivitelerin alzheimer riskini yüzde 23 oranında azalttığını buldu.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/09/12/elizabeth-yemek-660x371.jpg"></p>
<p><b>3. KİLOSUNA DİKKAT ETMEK</b></p>
<p><span>Kraliçe, fiziksel olarak yavaşladığı ve daha az aktif hale geldiği son yıllarda bile hiçbir zaman fazla kilolu görünmedi.</span></p>
<p><span>Bu, kısmen, her gün büyük ölçüde aynı öğün porsiyonlarını yemesinde yatıyor. Eski bir kraliyet şefi olan Darren McGrady, 2020’de kocasının aksine “Kraliçe bir yemek meraklısı değil” demişti.</span></p>
<p>Kraliçe’nin öğle ve akşam yemeklerini basit tuttuğuna ve genellikle bir tabak sebze ve kırmızı et, kümes hayvanları veya balıktan hoşlandığı söyleniyor. Ayrıca yemek yerken makarna ve patates gibi basit karbonhidratlardan da kaçındığı biliniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/09/12/kralice-elizabeth-rutin-reuters-660x437.jpg"></p>
<p><b>4. GÜNLÜK BİR RUTİNE SADIK KALMAK</b></p>
<p><span>2020’de hükümdarın günlük rutini hakkında yazan Bryan Kozlowski’ye göre, II. Elizabeth’in rutin bir günü şu şekilde:</span></p>
<p><span>Kraliçe, 7.30’da uyanır.</span></p>
<p><span>Bir fincan Earl Grey’in tadını çıkarır.</span></p>
<p><span>Kahvaltı öncesi banyo yapar.</span></p>
<p><span>Kahvaltıda birkaç gazeteye göz atar veya radyo dinler.</span></p>
<p><span>Kırmızı evrak kutularıyla ilgilenir ve toplantılara katılır.</span></p>
<p><span>Öğleden sonra Saray dışında ziyaretler yapar, ikindi çayı için yaşadığı yere geri döner.</span></p>
<p><span>Daha fazla meclis raporu okur.</span></p>
<p><span>Akşam, muhtemel bir kokteyl resepsiyonu veya halka açık akşam yemeğine katılır veya kelime oyunu oynar veya TV izler.</span></p>
<p><span>Günlüğü ve kitabıyla saat 11’de yatağa girer.<br /></span></p>
<p><span>ABD’deki Illinois’deki Northwestern Üniversitesi’nden araştırmacılara göre, günlük bir rutine bağlı kalmak, stres ve kaygı düzeylerinin azalmasına yol açıyor.</span></p>
<p><img decoding="async" src="https://i01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2022/09/12/depophotos_16763264-660x499.jpg"></p>
<p><b>5. HAYVANLARINA VE AİLESİNE OLAN SEVGİSİ</b></p>
<p><span>Kraliçe Elizabeth’in, geçtiğimiz yıl 99 yaşında hayatını kaybeden eşi Prens Philip’e olan özel sevgisi onu “hiç şüphesiz” olduğu yaştan daha genç tutuyordu.</span></p>
<p><span>Eşinin 2021’deki ölümünden sonra Kraliçe, hareketlilik sorunları yaşadı. Bu da onu ya etkinliklerden çekilmeye ya da görüntülü aramalarla dahil olmaya zorladı, görevlerinin çoğunu yüz yüze getirmeye zorlanmaya başladı.&nbsp;</span></p>
<p><span>Araştırmalar mutlu bir evliliğin fiziksel ve zihinsel sağlığınız için iyi olduğunu gösteriyor.</span></p>
<p><span>Psychological Science dergisinde 2019 yılında yayınlanan bir araştırma, evliliklerinde mutlu olan kişilerin sekiz yıllık bir süre içinde ölme olasılığının daha düşük olduğunu buldu.</span></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi/">Kraliçe II. Elizabeth’in sağlıklı yaşama ipuçları nelerdi?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/kralice-ii-elizabethin-saglikli-yasama-ipuclari-nelerdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maymun çiçeği belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği virüsü tedavisi&#8230;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2022 20:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Maymun Çiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[Virüsün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maymun çiçeği virüsü, covid-19 virüsünden sonra herkesi korkutan, yeni bir salgının oluşabileceği ihtimalini düşündüren, son günlerde tüm dünyada ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi/">Maymun çiçeği belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği virüsü tedavisi…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maymun çiçeği virüsü, covid-19 virüsünden sonra herkesi korkutan, yeni bir salgının oluşabileceği ihtimalini düşündüren, son günlerde tüm dünyada hızla yayılan hastalıktır. En net belirtisi, ciltte meydana gelen kızarıklıklardır. Türkiye&#8217;de maymun çiçeği virüsünün bulaştığı kişi sayısı şu an için az olsa da tedbirli ve temkinli davranılması gerektiği aktarılır. </p>
<p>Maymun çiçeği hastalığı, hayvanlardan insanlara geçen enfeksiyon hastalığıdır. Maymun çiçeği virüsünün bulaştığı kişide birkaç gün kadar kuluçka süresi bulunur. Bu kuluçka sürecinin bitmesinin ardından belirtiler kendini göstermeye başlar. Virüs, 5-6 günlük bir kuluçkadan sonra semptomlara rastlanır. Maymun çiçeği virüsünün ilk ve en önemli belirtisi olan kızarıklık, yoğunlukla yüzde görülmeye başlar ve akabinde vücudun farklı yerlerine yayılır.  Maymun çiçeği virüsünün belirtileri şöyledir:</p>
<ul>
<li>
<p>Yüksek ateş</p>
</li>
<li>
<p>Ciltte kırmızı ve su dolu kabarcıklar</p>
</li>
<li>
<p>Baş ve sırt ağrısı</p>
</li>
<li>
<p>Sürekli yorgunluk hissi</p>
</li>
<li>
<p>Lenf bezlerinde şişkinlik</p>
</li>
<li>
<p>Üşüme</p>
</li>
</ul>
<p><img decoding="async" src="https://i12.haber7.net//haber/haber7/photos/2022/31/xiiqz_1659527087_8136.jpg"/></p>
<p>Maymun çiçeğinin kuluçka süresi oldukça uzundur. Virüsün bünyeye girmesinden itibaren semptomlar takribi 5-6 gün içinde kendini göstermeye başlar. Bu sürecin sonunda hastalık 21 güne kadar  vücutta kalabilir.</p>
<p>Enfeksiyon hastalığı olan maymun çiçeği, virüsle enfekte olan bir hayvanın ısırılması ile bulaşabilir. Yine virüsle enfekte olan bir hayvanı iyi pişirmeden tüketmek, sıvılarıyla temas kurmak, virüsün bulaşmasına neden olmaktadır. Maymun çiçeği, sadece hayvandan değil insanlardan da bulaşır. Enfekte olmuş bir hastanın vücudundan çıkan sıvılarla temas etmek de virüsün bulaşma sebepleri arasındadır. </p>
<p>Enfeksiyon hastalıkları, aynı havlu, çarşaf, giysi bir eşyaların ortak olarak kullanılmasıyla bulaşabilir. Yine temaslı olan bir kişinin öksürüğüne ve hapşırığına maruz kalmak maymun çiçeği hastalığının bulaşma riskini arttırmaktadır. </p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi/">Maymun çiçeği belirtileri nelerdir? Maymun çiçeği virüsü tedavisi…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/maymun-cicegi-belirtileri-nelerdir-maymun-cicegi-virusu-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ödem Vücuttan Nasıl Atılır?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/odem-vucuttan-nasil-atilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=odem-vucuttan-nasil-atilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/odem-vucuttan-nasil-atilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 13:17:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Lenf]]></category>
		<category><![CDATA[Lenfödem]]></category>
		<category><![CDATA[Ödem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödem genellikle ayak, bacak, el ve kollarda görülen şişlikler olarak bilinir. Peki, ödem neden olur? Ödemin tedavisi var mı? Ödem attırıcı ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/odem-vucuttan-nasil-atilir/">Ödem Vücuttan Nasıl Atılır?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ödem genellikle ayak, bacak, el ve kollarda görülen şişlikler olarak bilinir. Peki, ödem neden olur? Ödemin tedavisi var mı? Ödem attırıcı besinler nelerdir?</p>
<p><b>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr Didem Sezgin Özcan,</b> “Vücuttan ödem nasıl atılır?” konusunu anlattı. Özcan, ödem attırıcı besinlerden ödemin sebeplerine kadar ödemle ilgili birçok bilgi verdi.</p>
<p><strong>Ödemin sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>Ödem, dokularda fazla miktarda sıvı birikmesi sonucu genellikle ayak, bacak, el ve kollarda görülen şişliklerdir. Uzun süre oturmak veya ayakta durmak, çok tuzlu besinler yemek, bayanların menstruasyon dönemi öncesi ya da gebelik döneminde geçici olarak saptanabileceği gibi altta yatan ciddi hastalıklar sonucu da görülebilmektedir. Bu nedenle hastalar hekimlerine ödem şikâyetiyle başvurduklarında, böbrek ve karaciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, bacaklarda toplardamarlarda yetmezlik ve tiroid bozuklukları gibi durumlar açısından hastalar değerlendirilmektedir. Yine fil hastalığı olarak da bilinen lenfödem, değerlendirme ve tedavi açısından özellik gösteren önemli bir ödem sebebidir.</p>
<p><strong>ÖDEMDE PROTEİN KONUSU YANLIŞ BİLİNİYOR</strong></p>
<p><strong>Vücuttan ödem nasıl atılır? Ödem şikâyeti olan hastalar günlük hayatlarında ve diyetlerinde nelere dikkat etmeliler?</strong></p>
<p>Ödem şikâyeti olan kişilerin kilolarını ideal düzeyde tutmaları, düzenli egzersiz yapmaları, sağlıklı ve dengeli beslenmeleri gereklidir. Tuz ve karbonhidrat tüketiminin kısıtlandırılması, yeşil yapraklı sebzeler, yüksek probiyotik içeren doğal yoğurt, kefir gibi mayalı süt ürünleri, protein kaynağı olarak kırmızı ya da beyaz et, yumurta, baklagiller, antioksidan etkinlik nedeniyle C ve E vitamini kaynaklarını tüketmeleri, yüksek lif içeren ananas gibi meyveleri diyetlerine dâhil etmeleri önerilmektedir. Toplumda yaygın görüşün aksine lenfödemde proteinden fakir beslenmek uygun bir tedavi yöntemi değildir. Bu hastalarda protein kısıtlaması ödem artışıyla bile sonuçlanabilmektedir. Yine günlük tuz alımı tamamen kesilmemeli, 2 gram ile sınırlandırılmalıdır. Günlük su ihtiyacı da ortalama 2 litre civarı olup sıcak havalarda ihtiyaç artmaktadır. Çay ve kahve tüketimi ise günde 2 fincanı geçmemelidir.</p>
<p><strong>Lenfödem nedir? Nasıl oluşmaktadır?</strong></p>
<p>Lenfödem, lenfatik dolaşım sistemindeki bozukluk nedeniyle dokularda proteinden zengin sıvının birikimiyle oluşan bir hastalıktır. Lenfatik sistem, vücudumuzu lenf damarları sayesinde ağ gibi sarmaktadır. Dokular arası sıvının, proteinin ve birçok maddenin dolaşıma tekrar kazandırılmasında ve vücudun savunma sisteminde görev almaktadır. Lenfatik sistemdeki bozukluk doğuştan olabildiği gibi enfeksiyon, travma, ilerlemiş varisler ve obezite gibi kazanılmış durumlarda da karşımıza çıkabilmektedir.</p>
<p><strong>TEDAVİ EDİLMEZSE HER GEÇEN GÜN SORUN BÜYÜYECEK</strong></p>
<p><strong>Ödemin zararları nelerdir?</strong></p>
<p>Ödem yeterli düzeyde tedavi edilmezse hacmi gün geçtikçe artacak ve çeşitli sorunlara yol açacaktır. Kozmetik sorunlar, hareket ve yürüme güçlüğü, ciltte kolay yaralanma, ülser gelişimi, enfeksiyon riski ve kan dolaşımının bozulması bu sorunlardan birkaçıdır. Yine düşük ihtimal de olsa ilerlemiş lenfödem, lenfanjiosarkom denilen kötü huylu tümörün gelişimine de yol açabilir.</p>
<div></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/odem-vucuttan-nasil-atilir/">Ödem Vücuttan Nasıl Atılır?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/odem-vucuttan-nasil-atilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
