<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Durum - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/durum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 14:51:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Durum - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Sık idrara çıkmak normal değil&#8221;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sik-idrara-cikmak-normal-degil</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:51:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane]]></category>
		<category><![CDATA[Sık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2418</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi çoğu zaman geçici bir durum olarak değerlendirilse de bazı kişilerde günlük yaşamı zorlaştıran kalıcı bir soruna dönüşebiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı. Dr. Cevper Ersöz, özellikle yanlış sıvı tüketimi ve kafein alışkanlıklarının mesane üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirterek önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/">“Sık idrara çıkmak normal değil”</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sık idrara çıkma ve ani sıkışma hissi çoğu zaman geçici bir durum olarak değerlendirilse de bazı kişilerde günlük yaşamı zorlaştıran kalıcı bir soruna dönüşebiliyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Üroloji Uzmanı. Dr. Cevper Ersöz, özellikle yanlış sıvı tüketimi ve kafein alışkanlıklarının mesane üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirterek önemli bilgiler paylaştı.</p>
<p>Gün içinde sık sık tuvalete gitme ihtiyacı, ani idrar hissi ve bazen idrar kaçırma gibi şikayetler birçok kişi tarafından önemsenmese de altta yatan neden yaşam kalitesini etkileyen bir sağlık sorunu olabiliyor. Aşırı aktif mesane olarak adlandırılan bu durum, çoğu zaman günlük alışkanlıklardan kaynaklanabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Cevper Ersöz, sık idrara çıkmanın her zaman hastalık anlamına gelmediğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i11.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/14/zbozm_1774864268_4618.jpeg"></p>
<div>Doç. Dr. Cevper Ersöz</div>
</p>
<p><strong>“HER SIK İDRARA ÇIKMA HASTALIK ANLAMINA GELMEZ”</strong></p>
<p>Aşırı aktif mesanenin sık idrara çıkma, ani sıkışma hissi ve bazı durumlarda idrar kaçırma ile kendini gösterdiğini belirten Doç. Dr. Ersöz,<strong> &#8220;Bu durum günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak her sık idrara çıkma hastalık değildir. Klinik pratikte gördüğümüz hastaların önemli bir kısmında temel neden yaşam tarzıdır. Toplumda ‘ne kadar çok su içilirse o kadar sağlıklıdır’ şeklinde bir algı var. Ancak bu doğru değil. Gün içinde ihtiyacın üzerinde sıvı tüketmek mesaneyi sürekli dolu tutar ve sık tuvalete gitme alışkanlığı oluşturur&#8221; </strong>diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://i11.haber7.net//haber/haber7/photos/2026/14/p1uTM_1774864313_579.jpg"></p>
<p><strong>&#8220;ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNE DİKKAT&#8221;</strong></p>
<p>Kafeinli içeceklerin mesane üzerindeki etkisine de değinen Doç. Dr. Ersöz, <strong>&#8220;Çay ve kahve gibi kafein içeren içecekler mesaneyi uyararak ani idrar hissine neden olabilir. Özellikle gün içinde sık tüketildiğinde bu şikayetler daha belirgin hale gelir. Bu nedenle çay ve kahve tüketimini azaltmak, mümkünse akşam saatlerinde tamamen kesmek oldukça faydalıdır. Genellikle kilo başına 30 mililitre sıvı tüketimini öneriyoruz. Örneğin 70 kilo bir birey için günlük yaklaşık 2 litre su yeterlidir. Bunun üzerine çıkmak çoğu zaman gereksizdir&#8221; </strong>dedi.</p>
<p><strong>&#8220;ŞİKAYETLER DEVAM EDİYORSA UZMANA BAŞVURUN&#8221;</strong></p>
<p>Yaşam tarzı düzenlemelerine rağmen şikayetlerin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Ersöz,<strong> &#8220;Bu durumda bir üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmek ve gerekirse medikal tedavi planlamak önemlidir&#8221;</strong> diyerek sözlerini tamamladı.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/">“Sık idrara çıkmak normal değil”</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/sik-idrara-cikmak-normal-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanından uyarı: &#8216;Sarı serum, çözüm değil büyük tehlike&#8217;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2025 18:18:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı]]></category>
		<category><![CDATA[Serum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doktordanbilgiler.com/?p=2329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında ‘sarı serum’ olarak bilinen tedaviye değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Önder Özüm Polat, "Sarı serum tedavisinin tehlikesi bir kez daha gündemde. İçerisindeki B vitamininden dolayı sarı renk alan serum, alkol komasında kullanılmak üzere ortaya çıkmıştır. Doktor tavsiyesi olmadan bilinçsizce bu tarz tedaviler kullanılması kesinlikle yanlıştır" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike/">Uzmanından uyarı: ‘Sarı serum, çözüm değil büyük tehlike’</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Önder Özüm Polat, halk arasında &#8220;sarı serum&#8221; olarak bilinen ve son dönemde bilinçsiz şekilde uygulanma örnekleri artan tedavi hakkında bilgilendirdi.</p>
<p>Uzm. Dr. Polat, &#8220;Sarı serum tedavisinin tehlikesi bir kez daha gündemde. İçerisindeki B vitamininden dolayı sarı renk alan serum, alkol komasında kullanılmak üzere ortaya çıkmıştır. Doktor tavsiyesi olmadan bilinçsizce bu tarz tedavilerin kullanılması kesinlikle yanlıştır&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p><strong><span>&#8220;SARI SERUMUN KANITLANMIŞ BİR TEDAVİSİ YOK&#8221;</span></strong></p>
<p>Damardan verilen bu serum ilaçlarının doktor tavsiyesi olmadan kullanılmasının ciddi yan etkilere sebebiyet verebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Polat, &#8220;Özellikle alerjik durumu olanlarda bu ilaçların yan etkilere sebebiyet verebileceği için; ani kalp durması gibi sebepler problemlerden ötürü kesinlikle doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Ayrıca ağızdan alınan grip ilaçları da doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Bunların içinde psödoefedrin dediğimiz özellikle tansiyon ve kalp hastalarında kullanılması sakıncalı olan durumlar olabilir. Daha önce alerjisi olmasa bile, bir ilacın bir anda alerjik durum geliştirebileceğini bilmemiz gerekiyor. O yüzden bu serumun doktor tavsiyesi dışında veya sağlık kurumu olmayan bir yerde takılmasını kesinlikle tavsiye etmiyoruz&#8221; diye konuştu. </p>
<p><span><strong>&#8220;ÇOCUKLARDA DAHA TEHLİKELİ OLABİLİR&#8221;</strong></span></p>
<p>Serum kullanımı nedeniyle alerjik reaksiyonlar olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Polat, &#8220;Kişide alerjik bir durum varsa alerjik reaksiyonlar olduğu zaman görülen kaşıntı, döküntü, boğazda şişkinlik, nefes darlığı gibi semptomlar olabilir. Bu semptomlar sadece serum alınması nedeniyle değil, herhangi bir yabancı madde vücuda girdiği zaman alerjik bir durum geliştiğinde de olabilir. Hastalar böyle bir durumla karşılaşırsa ani müdahale için sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Bu tür serumların doktor tavsiyesi olmadan kullanılmaması gerekir. Bilinçsiz kullanılan bu serumlar çocuklarda erişkinlere göre daha tehlikeli olabilir&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>&#8216;Sarı serum&#8217; ismiyle bilinen ve alerjik reaksiyonlara sebep olabilen bu ilaca dair doktorların endişelerini Cumhuriyet dile getirmişti.</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike/">Uzmanından uyarı: ‘Sarı serum, çözüm değil büyük tehlike’</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/uzmanindan-uyari-sari-serum-cozum-degil-buyuk-tehlike/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 May 2023 13:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Stresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stresin gündelik yaşamımızın bir parçası olduğunu, değişiklikler veya zorluklar karşısında vücudun zihinsel ve fiziksel tepkiler ürettiğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Ecem Çelik, stresle baş etmeye yönelik 6 öneride bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/">Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stresi yok saymak yerine baş etmeyi öğrenmek gerektiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. <strong>Ecem Çelik,</strong> “<em>Stres; kişinin baş edemeyeceği ve çok zorlandığını düşündüğü durumlarda verdiği tepki, cevaplar ve davranışların tümü olarak tanımlanır. Vücutta belirli biyolojik, fiziksel ve bilişsel reaksiyonların gelişimini tetikleyen, kişiyi anlık olarak bir tehditle veya mücadele gerektirecek bir sorunla karşı karşıya bırakan koşullarda ortaya çıkan durumu ifade eder. Stres oluşturan bir koşulda vücut savaş ya da kaç cevabı göstererek kendini koşula hazırlar. Stres birçok olumsuz etkinin yanı sıra bağışıklık sistemini düşüren etmenlerden biridir. Stresi yok saymak yerine stresle baş etmeyi öğrenmek gerekir</em>” dedi.</p>
<p>Stres tepkilerinin, vücudunuzun yeni durumlara uyum sağlamasına yardımcı olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Stresin birçok yan etkisi olduğu bir gerçektir. Stresi dozunda yaşayabilmek için onu yönetmeyi öğrenmek gerekir. Böylece onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenerek stresin olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz</em>” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“KRONİK HALE GELEN STRES FİZİKSEL VE ZİHİNSEL ZARARA YOL AÇIYOR”</b></p>
<p>Stres, kendini tehlikede hisseden kişilerin beyninde ‘<strong>savaş</strong>’ ya da <strong>‘kaç</strong>’ emrinin sinir sistemini alarma geçirmesiyle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Stres yaşamaya başladığımızda vücudumuz neden olan faktörlere karşı fiziksel ve/veya zihinsel bazı tepkiler üretir. Herkes stresi farklı algıladığı gibi; kişiye özgü şekillerde insan hayatını etkileyebilir. Bir kişinin stres tetikleyicisi bir başkası için stres tetikleyicisi olarak görülmeyebilir. Bununla birlikte, belirli durumlar çoğu insanda daha fazla strese neden olma eğilimindedir ve tükenmişlik riskini artırabilir. </em></p>
<p><em>Stres yaşayan kişilerde, uyku problemi, mide veya sindirim problemi yaşayabilir; ajite olma, sinirlenme ve karamsarlık halleri görülebilir, aşırı güven veya tam tersi güvensizlik duyguları yaşanabilir. Kişi uzun süreli strese maruz kaldığında, stres tepkisinin sürekli aktif olması vücudun yıpranmasına neden olabilir. Bu durumda ise duygusal, fiziksel ve davranışsal belirtiler baş gösterir. Kronik hale gelen stres, kişinin kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerinizi etkileyerek fiziksel ve zihinsel olarak zarar verebilir. Bu nedenle, var olan stresinizi kontrol altına almaya ve zorluklarla başa çıkmaya yardımcı olacak bir yaşam tarzına sahip olmak oldukça önemlidir</em>” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>“STRESİN FİZİKSEL BELİRTİLERİ DE VAR”</b></p>
<p>Stresin psikolojik belirtilerinin yanı sıra fiziksel belirtileri olduğunu da söyleyen Uzm. Dr. Ecem Çelik, kişiden kişiye fark göstermekle birlikte genel olarak fiziksel ve psikolojik belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Kişide yoğun kalp çarpıntısı, soluk alıp vermede hızlanma, ağız kuruluğu ve buna bağlı olarak yutkunmada zorlanma, ani sıcak basması, ellerde titreme ve/veya terleme, ter bezi faaliyetlerinin artması, göz bebeklerinin aşırı derecede büyümesi, tansiyonun yükselmesi, kas gerginliği ve bu gerginliğe bağlı ağrılar, mide bulanması, mide yanması, mide asidinin artması, hazımsızlık, kabızlık, ishal gibi sindirim sistemi sorunları, cinsel performansta problemler, halsizlik, uyku sorunları, diş sıkma, diş gıcırdatma, çene kitlenmesi, baş ağrısı görülebilir. Ayrıca bağışıklıkta zayıflama meydana gelebilir. Psikolojik olarak ise odaklanma problemi, dalgınlık, unutkanlık, sinirlilik hali, aşırı endişe, yoğun kaygı, üzgün hissetme, kayıtsızlık tahammülün ve toleransın azalması gibi belirtiler yaşayabilir”</p>
<p><b>STRES OLMALI, ANCAK DOZUNDA…</b></p>
<p>“<em>Bir tehditle, tehlikeyle karşılaşıldığında tüm canlıların ortak tepkisi kendini bir eylem için hazırlamaktır: Bu tehlikeyle yüzleşme ya da tehlikeden kaçma. Bu, “savaş ya da kaç” tepkisi olarak adlandırılır. Stres tepkisi de çok doğal sürecin reaksiyonudur. Uygun miktarda stres, insanların hedef oluşturmalarında, belirledikleri hedefler doğrultusunda yönlenmede etkili olur. Bu nedenle stresin olmaması beklenmemelidir</em>” diye açıklama yapan Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Yoğun stres altında olduğunuzu hissettiğinizde ilk adım olarak nefes alış verişinizi düzenleyip, nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Ayrıca günü planlamak, gereğinden fazla sorumluluk almamak, paylaşmak, sağlıklı iletişim kurmak, hobiler ve keyif veren uğraşlarla ilgilenmek stresi yönetme konusunda büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca uzun süre strese maruz kalan kişinin bedeni gergin hale gelir. Bu durumda bedende bazı sorunlar, kas ve eklem ağrıları baş göstermeye başlar. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudu gevşetme egzersizleri faydalı olacaktır. Gevşeme halinde vücut daha az enerji harcar ve dinlenme pozisyonuna gelir</em>” dedi ve stres yönetimi için şu 6 ipucunu verdi:</p>
<p><em>“Birinci adım stresi kabul etmektir.</em></p>
<p><em>İkinci adım strese neden olan kaynak ve tetikleyen olay tespit edilmelidir.</em></p>
<p><em>Üçüncü adım bu aşamada neler yapılması gerektiği, içinde olunan durumun nasıl değiştirileceğine yönelik doğru sorular sorularak kısa bir analiz yapılmalıdır.</em></p>
<p><em>Dördüncü adım, bulunan cevapların ardından uygulamaya geçilmelidir.</em></p>
<p><em>Beşinci adım, sorulara bir cevap bulunup bulunmamasına göre değişkenlik gösterebilir. Herhangi bir çözüm bulunamadığı durumlarda kişilerin, bakış açılarını değiştirmeleri, durum ve olaylara karşı daha olumlu bir yaklaşım sağlayabilmeleri gerekmektedir.</em></p>
<p><em>Altıncı adım, mevcut yaşam tarzı değiştirilmelidir. Daha çok egzersiz ve dengeli beslenmek kişilerin stres seviyesinin düşmesini sağlayacaktır. Özellikle meditasyon ve nefes egzersizleri, kan basıncının dengelenmesi ile stres seviyesinin düşürülmesinde oldukça etkilidir.</em></p>
<p><em>Ayrıca, düzenli beslenmek, kaliteli ve düzenli uyku, hayır demeyi bilmek, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması hatta bırakılması, düzenli egzersiz, gün içinde dinlenme molaları vermek genel olarak stresi yönetmek için, yoğun strese maruz kalmamak için çok faydalı rutinler olacaktır.”</em></p>
<p> </p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/">Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salgın hastalıklara ve enfeksiyonlara dikkat!</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2023 10:45:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Olağanüstü]]></category>
		<category><![CDATA[Sağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2024</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmiş olmasına karşın, olağanüstü durumların ikinci dalga sağlık sorunları olarak enfeksiyonlarla karşılaşmaya da başlanacağı uyarısında bulunan Dr. Cem Koçak, deprem bölgelerindeki sağlık sorunlarına dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat/">Salgın hastalıklara ve enfeksiyonlara dikkat!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Işık Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Anestezi Programı’ndan Dr. Cem Koçak, deprem sonrası görülebilecek sağlık sorunlarına karşı uyarılarda bulundu.</p>
<p>İlk önce travma sonucu oluşan sistemik sorunların düzeltilmesi gerektiğini dile getiren Dr. Cem Koçak, “sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması, kayıpların yerine konması ve fazla olanların arındırılması, termoregülasyon, aşırı miktarda doku ezilmesi &#8211; kaybına ya da sıkışmaya bağlı sendromların sağaltımı gibi acilen çözülmez ise yaşamla bağdaşmayacak durumların öncelikli olduğu kabul edilir. Acil sağlık hizmetlerinin farklı uzmanlık alanları gerektiren diğer bileşenleri ise gerekli oldukça konsültasyonlar ile tedavi sürecine dahil olurlar. Ancak deneyimler ilk andan itibaren belli bir öngörü ile alınabilecek önlemlerin, sorunlar ortaya çıktıktan sonra yapılacak sağaltımlara göre daha etkili ve başarılı olduğunu göstermektedir” diye konuştu.</p>
<p>“Kanalizasyon sistemi nereden sızdırıyor ya da kontaminasyon hangi noktada gerçekleşiyor, henüz bilemiyoruz” diyen Işık Üniversitesi Meslek Yüksekokulundan Dr. Cem Koçak, en basit haliyle bir su kaynağının temiz olup olmadığını bile test edilemediği koşullarda, hiperklorizasyon gibi ‘aşırı’ önlemlerin daha kabul edilebilir riskler haline geldiğini de sözlerine ekledi. </p>
<p>Diğer olağanüstü durumlara kıyasla depremlerde altyapı yıkımlarından sonra çevre sağlığını en fazla etkileyen unsurun vektör ekolojisindeki değişimler olduğunu işaret eden Dr. Koçak, insanlara göre çevresel yıkımdan daha az etkilenen türlerin olağanüstü koşullar nedeniyle artan üreme alanları nedeniyle hızla çoğalıp salgınlara neden olabildiğini de belirtti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/dr/dr-cem-kocak-1676970447-704.jpg" style="width: 50%;"></p>
<p>Günler sonra enkaz altından sağ çıkarılabilen ‘mucize’ olarak adlandırılan çoğu depremzedenin soğuk nedeniyle düşen metabolizma, buna bağlı azalan enerji ve oksijen gereksinimi ile birlikte azalan sıvı kaybı, geciken dehidratasyon sayesinde dayanabildiklerini bilgisini veren Dr. Koçak, bu aşamada ise soğuğun ikincil yararlarını da görmeye başladığımızı aktararak şunları kaydetti: </p>
<p>“Olağanüstü bir durum sonrasında yeterince önlem alınmadığı gözleniyorsa, belirli etkenlere bağlı vakaların ortaya çıkması beklenen zamanlarda özenli takipler yapılır, ayrıca araştırılır: İlk hafta daha çok viral etkenlerin neden olduğu hastalıklar görülür, ikinci haftadan itibaren E.Coli, Shigella gibi barsak enfeksiyonu ve ishallerle karakterize salgınlar ile Leptospirozis gibi etmenlerle oluşan  hastalıkların görülmesini bekleriz. Ancak doğası gereği tropikal, sub-tropikal coğrafyaların hastalığı olan Leptospirozis ile bu mevsimde karşılaşmak pek de mümkün değildir. Mart aynın ilk yarısında Giardia gibi, Entamoeba Histolytica (=amipli dizanteri) gibi paraziter hastalıkların görülmesini bekliyoruz, mart sonu ise Hepatit A için tetikte olunması gereken zaman. Dondurucu soğukların sona erdiği bu tarih aralığı risklerin artmasını da beraberinde getiriyor.”</p>
<p><strong>DSÖ’den aşılama uyarısı</strong></p>
<p>“Elbette olağanüstü durumlarda salgınların biricik nedeni yetersiz sanitasyon, temiz su ve gıdaya ulaşım sorunları, vektör kontrolünün yetersizliği gibi etkenlere bağlı değil” diye konuşan Işık Üniversitesi Meslek Yüksekokulundan Dr. Cem Koçak, “Bütüncül yaklaşım gereği etkilenen yaşamlardaki tüm sistemlerde duyarlılığın arttığını göz ardı etmemek gerekiyor, bunların başında da bağışıklık sistemi gelmekte. Üstelik olağanüstü durumlarda yetersiz beslenme ve barınma koşullarının uzaması da bu etkilenmeyi misliyle arttırıyor. Araştırmalar bu durumu destekleyen verilerle dolu, örneğin kızamık nedeniyle can kaybı oranı on kat artabiliyor” dedi.</p>
<p>Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) olağandışı durumların yaşandığı bölgelerde kolera, tifüs ve benzeri hastalıklar için salgın eşiğini tek vakaya indirdiğine işaret eden Dr. Cem Koçak, ayrıca DSÖ’nün ivedilikle meningokoksit menenjit, kızamık gibi hastalıkların aşılamasına başlanmasını uyarısında bulunduğunu aktardı.</p>
</p></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat/">Salgın hastalıklara ve enfeksiyonlara dikkat!</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/salgin-hastaliklara-ve-enfeksiyonlara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulaklık kullanımında nelere dikkat edilmeli?</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2022 06:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak]]></category>
		<category><![CDATA[Kulaklık]]></category>
		<category><![CDATA[Ses]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2001</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulaklıklardan çıkan sesin çok yüksek olmaması halinde kulağa zarar verme durumunun olmadığını kaydeden uzmanlar, akustik ve yüksek sese bağlı travmanın 4 bin Hertz gibi çok yüksek desibellerde meydana geldiğini ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli/">Kulaklık kullanımında nelere dikkat edilmeli?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kulaklıklardan çıkan sesin çok yüksek olmaması halinde kulağa zarar verme durumunun olmadığını kaydeden uzmanlar, akustik ve yüksek sese bağlı travmanın 4 bin Hertz gibi çok yüksek desibellerde meydana geldiğini ifade ediyor. </strong></p>
<p><strong>Silah patlaması ve uçak kalkış sesi gibi gürültülü durumların akustik travmalara yol açtığını belirten KBB Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi, bu sesler oluşurken işitme kaybını engellemek için kulaklık kullanılmasını tavsiye ediyor. Op. Dr. K. Ali Rahimi, çocuklarda yumuşak başlıklı kulaklık kullanılmasını ve kulakta mantar enfeksiyonu var ise kulaklığın başka kişilerle paylaşılmamasını öneriyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi KBB Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi, yüksek sese bağlı işitme kayıpları ve kulaklık kullanımı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı</p>
<p><strong>Normal sınırdaki ses işitme kaybı yaratmıyor</strong></p>
<p>Kulaklık&nbsp;olarak adlandırılan&nbsp;aletin&nbsp;aslında&nbsp;basit bir hoparlör&nbsp;olduğunu belirten KBB Uzmanı Op. Dr. Ali Rahimi,&nbsp;“Bu hoparlörden çıkan ses çok yüksek değil ise kulağa zarar verme durumu yoktur. Akustik travma&nbsp;ve&nbsp;yüksek sese bağlı travma çok yüksek desibellerde&nbsp;meydana geliyor. İnsanlar&nbsp;o sese tahammül edemez ve o kadar yüksek seste müzik dinleyemez. Bu yüzden yüksek sesle müzik dinlemek normal sınırlar içerisinde herhangi bir işitme kaybına yol açamaz. İşitme kaybına&nbsp;neden olabilecek&nbsp;yüksek gürültüler akustik travmaya yol açar. Bu akustik travmalara maruz kalınan durumlar; silah patlamaları, uçak kalkış sesi ya da gürültülü demir çelik fabrikalarında çalışılmasıdır.&nbsp;Maruz kalınan durumlar meydana gelirken&nbsp;sesi kesen kulaklıklar kullanılırsa&nbsp;işitme kaybı engellenebilir” dedi.&nbsp;</p>
<p><strong>Çocuklarda yumuşak başlıklı kulaklık tercih edilmeli</strong></p>
<p>Çocuklarda kulak şekline bağlı olarak ve çene eklemine zarar vermeyecek şekilde&nbsp;kulaklık&nbsp;kullanılabileceğini söyleyen KBB Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi,&nbsp;“Ancak kulaklık kullanımı çocukların dış kulak oluşumu tamamlandıktan sonra gerçekleşirse daha sağlıklı&nbsp;olacaktır.&nbsp;Kulak sağlığı için kablosuz ya da kablolu fark etmiyor. Bu kulaklıkların sağlık açısından ciddi hastalıkları beraberinde getirdiği bu zaman kadar belirtilmedi. Ancak dış kulak duvarının ön duvarı çene eklemi olduğu için çene hareketlerini kısıtlayacak ya da ona zarar verecek kulaklıklar kullanılmaması,&nbsp;mümkünse daha yumuşak başlıklı kulaklıkların tercih edilmesi&nbsp;daha faydalı olacaktır” diye konuştu.</p>
<p><strong>Kulaklık dış kulak yolu akıntısını bozuyor</strong></p>
<p>KBB Uzmanı Op. Dr. K. Ali Rahimi, sadece&nbsp;4 bin Hertz’de işitme kaybı görülebileceğini&nbsp;ancak çok fazla kullanılan bir frekans&nbsp;olmadığını söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;</p>
<p>“Bu yüzden yüksek gürültüye bağlı frekans kaybına maruz kalan kişilerde ilerleyen yaşlarda çınlama problemi görülüyor.&nbsp;Takılan kulaklıklar dış kulak yolunun akıntısını bozuyor.&nbsp;Böylece kulak kiri rahat bir şekilde dışarıya doğru akamayıp&nbsp;içeride birikiyor.&nbsp;Ancak bundan daha tehlikeli olan kulak çubuklarının kullanımıdır. Kulaklığa bağlı kulak kiri kendini dışarı atamaz ve tıkanırsa bir kulak burun boğaz uzmanına muayene olmanız gerekir. Kulaklık kullanımında en çok dikkat edilmesi gereken durum mantar enfeksiyonudur. Mantar enfeksiyonu kulaklığa bulaşmış ise kulaklığı başka kimse kullanmamalı. Kulak kepçesini kapatan, kanalı kapatmayan kulaklıklar kullanılabilir.”</p></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli/">Kulaklık kullanımında nelere dikkat edilmeli?</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/kulaklik-kullaniminda-nelere-dikkat-edilmeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
