<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Baş - Doktordan Bilgiler</title>
	<atom:link href="https://doktordanbilgiler.com/tag/bas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<description>Kulaktan dolma değil, uzmanından...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jul 2024 10:16:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://doktordanbilgiler.com/wp-content/uploads/2021/10/cropped-doctor-bilgiler-32x32.png</url>
	<title>Baş - Doktordan Bilgiler</title>
	<link>https://doktordanbilgiler.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için 4 altın kural</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 18:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Probiyotik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Kuğu, okulların açılması ile artan hastalıklara karşı çocukların bağışıklığını güçlendirmek için ailelere altın değerinde önerilerde bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural/">Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için 4 altın kural</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme, yeterli sıvı alımı, sağlıklı bir nefes ve uykunun sağlam bir bağışıklığın dört temel unsuru olduğunu belirten Uzm. Dr. Kuğu, &#8220;Vücudumuzu bir arabaya benzetirsek, buna ne kadar kaliteli yakıt koyarsak o kadar güçlü olacaktır. Dolayısıyla bizim için de beslenme çok önemlidir. Sabah kahvaltısı yapmakta zorlanan çocuklar için alternatifler üretilebilir. Klasik bir kahvaltı yapılmıyorsa dahi bir çorba veya meyve ve süt ile güne başlanabilir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Beslenmede mümkün olduğu kadar paketli gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten Kuğu, &#8220;Çocukların beslenme çantasına sevecekleri gıdaların konulması gerekir. Birlikte yapılan poğaçalar, kurabiyeler çocuklar için teşvik edici olacaktır. Mevsim meyve ve sebzeleri tüketilmeli. Doğal probiyotikler şalgam, yoğurt, ev yapımı turşu, sirke çok kıymetlidir&#8221; dedi. </p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/7/114821902-su-icen-cocuk.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;SUSUZ KALAN ÇOCUKLAR DAHA SINIRLI OLABİLİYOR&#8221;</b></p>
<p>Okulda susuz kalan çocuklarda baş ağrısı ve agresyon gelişebildiğini vurgulayan Dr. Kuğu,&#8221;İyi bir bağışıklığın ikinci unsuru yeterli sıvı alımıdır. Ancak çocuklar okulda su içmeyi unutabilir. Mutlaka yemek aralarında öğretmenlerin çocuklara su içmeyi hatırlatması yerinde olur. Veliler de çocuğu okuldan aldığında onlara su vererek sıvı dengesini sağlayabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Sağlıklı bir bağışıklığın üçüncü unsurunun ise sağlıklı bir nefes olduğunu aktaran Dr. Kuğu, &#8220;Beslenmenin yanı sıra vücudun aynı zamanda kaliteli bir oksijene ihtiyacı vardır. Çocukların teneffüsleri dışarıda geçirmesi, -hava soğuk bile olsa, kısa süreli de olsa- bahçede dolaşmaları ve hareket etmeleri gerekir. Çocukların bulundukları ortam sık sık havalandırılmalıdır. Bunun dikkat süresini arttırdığı da kanıtlanmıştır&#8221; ifadelerini kullandı. </p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/19/115929455-cocuk-uyku.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;UYKU VÜCUDUN TEMIZLİK ZAMANI&#8221;</b></p>
<p>Son olarak uykunun da sağlam bir bağışıklık için doğru saatlerde ve ortamda olması gerektiğini sözlerine ekleyen Dr. Özlem Kuğu, &#8220;Uyku vücudun temizlik zamanıdır, fizyolojik ve psikolojik arınma zamanıdır. Saat 11.00 ile 02.00 arası çocukların uykuda olması gerekir. Uykudan 2 saat öncesine kadar da mavi ekrandan uzak kalmak ve yemeyi kesmek gerekir&#8221; diye konuştu. </p>
<p><b>&#8220;ANTİBİYOTİK KULLANIRKEN PROBİYOTİK VERİLMELİ&#8221;</b></p>
<p>Hastalık sürecinde kullanılan antibiyotiklerin iyi ve kötü bakterileri yok ettiği için tedavi sürecinin probiyotiklerle desteklenmesi gerektiğine de dikkat çeken Dr. Kuğu, &#8220;Bir antibiyotiğin vücuttan atılması 3 ay sürüyor. Bu nedenle antibiyotik kullanımı durumunda eczanelerden alınan probiyotiklerle çocuk takviye edilmeli. Çocuklara sabah aç karna probiyotik, yemekten sonra ise antibiyotik verilerek bağışıklık sistemi desteklenebilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><b><img decoding="async" src="https://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2023/9/11/150717469-cocuk-okul.jpg"/></b></p>
<p><b>&#8220;ÇOCUKLAR TAM İYİLEŞMEDEN OKULA YOLLANMAMALI&#8221;</b></p>
<p>Okula yeni başlayan çocuklar için ailelere önerilerde bulunan Dr. Kuğu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;Çocuklar hiç okul öncesi dönemi yaşamadan 1. sınıfa başladığında hastalıklar nedeniyle akademik süreçte aksamalar yaşayabilir. Çocuğun burun akıntısı, öksürük, ishal gibi şikayetleri başladığında ateşlenmesine fırsat vermeden okula göndermeyip onu dinlendirebiliriz. Vücut en iyi dinlenerek iyileşir. Bu süreçte takviye edici vitamin grupları da verilebilir. Evcil hayvan beslemek, çocuğun dışarıda oksijen alması, toprakla oynaması önemli. Ailelerin kullandığı yumuşatıcılar, deterjanlar, temizlik ürünlerinin de yeşil ürün olarak tercih edilmesi gerekir. Özellikle alerjik çocukları olanlar buna dikkat etmelidir. Kimyasal temas mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Sağlığı korumak ve bulaş yollarını engellemek bizim elimizi güçlendirir. Çocukları tam iyileştiğinden emin olduktan sonra okula yollamalıyız.&#8221; </p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural/">Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için 4 altın kural</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-bagisikligini-guclendirmek-icin-4-altin-kural/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 May 2023 13:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[Stresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2259</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stresin gündelik yaşamımızın bir parçası olduğunu, değişiklikler veya zorluklar karşısında vücudun zihinsel ve fiziksel tepkiler ürettiğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Ecem Çelik, stresle baş etmeye yönelik 6 öneride bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/">Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stresi yok saymak yerine baş etmeyi öğrenmek gerektiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. <strong>Ecem Çelik,</strong> “<em>Stres; kişinin baş edemeyeceği ve çok zorlandığını düşündüğü durumlarda verdiği tepki, cevaplar ve davranışların tümü olarak tanımlanır. Vücutta belirli biyolojik, fiziksel ve bilişsel reaksiyonların gelişimini tetikleyen, kişiyi anlık olarak bir tehditle veya mücadele gerektirecek bir sorunla karşı karşıya bırakan koşullarda ortaya çıkan durumu ifade eder. Stres oluşturan bir koşulda vücut savaş ya da kaç cevabı göstererek kendini koşula hazırlar. Stres birçok olumsuz etkinin yanı sıra bağışıklık sistemini düşüren etmenlerden biridir. Stresi yok saymak yerine stresle baş etmeyi öğrenmek gerekir</em>” dedi.</p>
<p>Stres tepkilerinin, vücudunuzun yeni durumlara uyum sağlamasına yardımcı olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Stresin birçok yan etkisi olduğu bir gerçektir. Stresi dozunda yaşayabilmek için onu yönetmeyi öğrenmek gerekir. Böylece onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenerek stresin olumsuz etkilerinden kurtulabilirsiniz</em>” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“KRONİK HALE GELEN STRES FİZİKSEL VE ZİHİNSEL ZARARA YOL AÇIYOR”</b></p>
<p>Stres, kendini tehlikede hisseden kişilerin beyninde ‘<strong>savaş</strong>’ ya da <strong>‘kaç</strong>’ emrinin sinir sistemini alarma geçirmesiyle tanımlandığını belirten Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Stres yaşamaya başladığımızda vücudumuz neden olan faktörlere karşı fiziksel ve/veya zihinsel bazı tepkiler üretir. Herkes stresi farklı algıladığı gibi; kişiye özgü şekillerde insan hayatını etkileyebilir. Bir kişinin stres tetikleyicisi bir başkası için stres tetikleyicisi olarak görülmeyebilir. Bununla birlikte, belirli durumlar çoğu insanda daha fazla strese neden olma eğilimindedir ve tükenmişlik riskini artırabilir. </em></p>
<p><em>Stres yaşayan kişilerde, uyku problemi, mide veya sindirim problemi yaşayabilir; ajite olma, sinirlenme ve karamsarlık halleri görülebilir, aşırı güven veya tam tersi güvensizlik duyguları yaşanabilir. Kişi uzun süreli strese maruz kaldığında, stres tepkisinin sürekli aktif olması vücudun yıpranmasına neden olabilir. Bu durumda ise duygusal, fiziksel ve davranışsal belirtiler baş gösterir. Kronik hale gelen stres, kişinin kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerinizi etkileyerek fiziksel ve zihinsel olarak zarar verebilir. Bu nedenle, var olan stresinizi kontrol altına almaya ve zorluklarla başa çıkmaya yardımcı olacak bir yaşam tarzına sahip olmak oldukça önemlidir</em>” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>“STRESİN FİZİKSEL BELİRTİLERİ DE VAR”</b></p>
<p>Stresin psikolojik belirtilerinin yanı sıra fiziksel belirtileri olduğunu da söyleyen Uzm. Dr. Ecem Çelik, kişiden kişiye fark göstermekle birlikte genel olarak fiziksel ve psikolojik belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Kişide yoğun kalp çarpıntısı, soluk alıp vermede hızlanma, ağız kuruluğu ve buna bağlı olarak yutkunmada zorlanma, ani sıcak basması, ellerde titreme ve/veya terleme, ter bezi faaliyetlerinin artması, göz bebeklerinin aşırı derecede büyümesi, tansiyonun yükselmesi, kas gerginliği ve bu gerginliğe bağlı ağrılar, mide bulanması, mide yanması, mide asidinin artması, hazımsızlık, kabızlık, ishal gibi sindirim sistemi sorunları, cinsel performansta problemler, halsizlik, uyku sorunları, diş sıkma, diş gıcırdatma, çene kitlenmesi, baş ağrısı görülebilir. Ayrıca bağışıklıkta zayıflama meydana gelebilir. Psikolojik olarak ise odaklanma problemi, dalgınlık, unutkanlık, sinirlilik hali, aşırı endişe, yoğun kaygı, üzgün hissetme, kayıtsızlık tahammülün ve toleransın azalması gibi belirtiler yaşayabilir”</p>
<p><b>STRES OLMALI, ANCAK DOZUNDA…</b></p>
<p>“<em>Bir tehditle, tehlikeyle karşılaşıldığında tüm canlıların ortak tepkisi kendini bir eylem için hazırlamaktır: Bu tehlikeyle yüzleşme ya da tehlikeden kaçma. Bu, “savaş ya da kaç” tepkisi olarak adlandırılır. Stres tepkisi de çok doğal sürecin reaksiyonudur. Uygun miktarda stres, insanların hedef oluşturmalarında, belirledikleri hedefler doğrultusunda yönlenmede etkili olur. Bu nedenle stresin olmaması beklenmemelidir</em>” diye açıklama yapan Psikiyatri Uzmanı, Uzm. Dr. Ecem Çelik, “<em>Yoğun stres altında olduğunuzu hissettiğinizde ilk adım olarak nefes alış verişinizi düzenleyip, nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Ayrıca günü planlamak, gereğinden fazla sorumluluk almamak, paylaşmak, sağlıklı iletişim kurmak, hobiler ve keyif veren uğraşlarla ilgilenmek stresi yönetme konusunda büyük fayda sağlayacaktır. Ayrıca uzun süre strese maruz kalan kişinin bedeni gergin hale gelir. Bu durumda bedende bazı sorunlar, kas ve eklem ağrıları baş göstermeye başlar. Stres reaksiyonunda artan adrenalini azaltmak için, vücudu gevşetme egzersizleri faydalı olacaktır. Gevşeme halinde vücut daha az enerji harcar ve dinlenme pozisyonuna gelir</em>” dedi ve stres yönetimi için şu 6 ipucunu verdi:</p>
<p><em>“Birinci adım stresi kabul etmektir.</em></p>
<p><em>İkinci adım strese neden olan kaynak ve tetikleyen olay tespit edilmelidir.</em></p>
<p><em>Üçüncü adım bu aşamada neler yapılması gerektiği, içinde olunan durumun nasıl değiştirileceğine yönelik doğru sorular sorularak kısa bir analiz yapılmalıdır.</em></p>
<p><em>Dördüncü adım, bulunan cevapların ardından uygulamaya geçilmelidir.</em></p>
<p><em>Beşinci adım, sorulara bir cevap bulunup bulunmamasına göre değişkenlik gösterebilir. Herhangi bir çözüm bulunamadığı durumlarda kişilerin, bakış açılarını değiştirmeleri, durum ve olaylara karşı daha olumlu bir yaklaşım sağlayabilmeleri gerekmektedir.</em></p>
<p><em>Altıncı adım, mevcut yaşam tarzı değiştirilmelidir. Daha çok egzersiz ve dengeli beslenmek kişilerin stres seviyesinin düşmesini sağlayacaktır. Özellikle meditasyon ve nefes egzersizleri, kan basıncının dengelenmesi ile stres seviyesinin düşürülmesinde oldukça etkilidir.</em></p>
<p><em>Ayrıca, düzenli beslenmek, kaliteli ve düzenli uyku, hayır demeyi bilmek, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması hatta bırakılması, düzenli egzersiz, gün içinde dinlenme molaları vermek genel olarak stresi yönetmek için, yoğun strese maruz kalmamak için çok faydalı rutinler olacaktır.”</em></p>
<p> </p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/">Stresle baş etmeye yönelik 6 ipucu</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/stresle-bas-etmeye-yonelik-6-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıdalardan bulaşan mikropların en önemlisi Salmonella</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 May 2023 19:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğ]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Süt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=2088</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıdaların gerekli hijyen şartlarına dikkat edilmeden hazırlanması veya bekletilmesi halinde ölümcül olabilecek hastalıklara neden olabileceğini belirten uzmanlar gıda yoluyla bulaşabilecek hastalıklara karşı uyarıyor.</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella/">Gıdalardan bulaşan mikropların en önemlisi Salmonella</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gıdaların gerekli hijyen şartlarına dikkat edilmeden hazırlanması veya bekletilmesi halinde ölümcül olabilecek hastalıklara neden olabileceğini belirten uzmanlar gıda yoluyla bulaşabilecek hastalıklara karşı uyarıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu sağlıksız koşullarda üretilen süt ve süt ürünlerinden bulaşan mikropların en önemlisinin Salmonella olduğunu söyledi. Mamçu, “Sokak sütçülerinden, pazarlardan süt ve süt mamulleri alışverişi yapmayın.” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, özellikle et ve süt ürünleri yoluyla bulaşabilecek hastalıklara dikkat çekti ve gıda hijyeni konusunda alınabilecek önlemleri sıraladı.</p>
<p><strong>Mikrop üremesini ve bulaşmasını önlemek güvenli gıda üretiminin amacı olmalı</strong></p>
<p>Gıdaların gerekli hijyen şartlarına dikkat edilmeden hazırlanması veya bekletilmesi halinde ölümcül olabilecek hastalıklara neden olabileceğini belirterek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Gıdanın içindeki hastalık yapan mikropları yok etmek, gıdada hastalık yapan mikropların üremelerini engellemek ve gıdaya dışarıdan mikrop bulaşmasını önlemek güvenli gıda üretiminin amaçları olmalıdır.” dedi. Mamçu, gıda hijyeninin herhangi bir gıdanın temizliği ve hastalık yapan etmenlerden tümüyle arınmış olması demek olduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>Salmonella Gıda zehirlenmesinden tifoya kadar değişen hastalıklara neden olabilir</strong></p>
<p>Et ve süt ürünleri ile bulaşan enfeksiyon etkenlerini sıralayan Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu sağlıksız koşullarda üretilen süt ve süt ürünlerinden bulaşan mikropların en önemlisinin Salmonella olduğunu söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Gıda zehirlenmesinden tifoya kadar değişen hastalıklar yapabilir. Süt dışında, yumurta, tavuk eti, mayonez gibi gıdalarda da bulunabilir. Mikrop alındıktan yaklaşık 6-12 saat sonra ilk belirtiler ortaya çıkar. İshalin yanı sıra baş ağrısı, karın ağrısı ve kusma da görülür. Escherichia coli ise kaynatılmamış süt, uygun işlenmemiş ve pişirilmemiş etler ile pastörize edilmemiş meyve suları gibi besinlerde çoğalır. Mikrop vücuda girdikten iki veya üç gün sonra şiddetli ishal, karın ağrısı ve kusma başlar. Ateş görülebilir. Genellikle dışkıda kana da rastlanır.”</p>
<p><strong>‘Peynir Hastalığı’nın kaynağı kaynatılmamış sütten yapılan peynirler</strong></p>
<p>‘Peynir hastalığı’ olarak da adlandırılan Brucellanın pastörize edilmemiş çiğ sütler veya hasta hayvanların etleri yoluyla bulaştığının altını çizen Mamçu, “Özellikle kaynatılmamış sütten yapılan ve salamura süresi beklenmeden tüketilen peynirler en önemli hastalık kaynağıdır. Mikrobu aldıktan 2 hafta ila 2 ay içerisinde geceleri yükselen ateş, eklem ve vücut ağrıları, gece terlemeleri ile başlar. Tedavi edilmezse ciddi, bazen de öldürücü olabilir. Yersinia enterocolitica da hijyenik olmayan çiğ et ve süt, dondurma ve kontamine sularla bulaşır. Yüksek ateş, kanlı ishal, karın ağrısı şeklinde belirtilerle başlar.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Hamileler, bebekler ve bağışıklık sistemi zayıflamış yetişkinler için çok risklidir.”&nbsp;</strong></p>
<p>Gıdalar yoluyla bulaşabilecek hastalıkları sıralamaya devam eden Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bacillus cereus daha&nbsp;çok et ve süt ürünleri, krema, puding, kurutulmuş süt, paket çorbalar, pirinç ve tahıl ürünlerinde bulunur. Şüpheli gıda alımını takiben, 3-12 saat içinde başlayan sulu ishal, kusma, bulantı, mide krampları ile seyreder. Listeria monocytogenes ise<strong>&nbsp;</strong>yeterince hijyenik olmayan veya pastörize edilmemiş gıdalarla bulaşır. Yumuşak peynir, dondurma da dahil olmak üzere süt ürünleri, çiğ süt, çiğ ve az pişmiş et, tavuk, deniz ürünleri ve çiğ sebzelerde bulunur. 12-24 saat içinde başlayan, mide bulantısı, kusma, ishal ve ateşle seyreder. Özellikle hamileler, bebekler ve bağışıklık sistemi zayıflamış yetişkinler için çok risklidir. Hamile kadınlarda düşüğe ve ölü doğuma neden olabilir. Yine Campylobacter jejuni de yeterince hijyenik olmayan veya pastörize edilmemiş çiğ et, süt, dondurma ve klorlanmamış sularla bulaşır. Ateşle birlikle ishal, karın ağrısı, aşırı gaz, mide bulantısı görülür. 2- 5 gün sonra hastalık başlayabilir ve 7-10 gün sürebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Aldığınız her ürünün son kullanma tarihini kontrol edin.”</strong></p>
<p>Süt ve süt ürünleri alırken dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Mamçu, “Ambalajlı bile olsa üzerinde üretici firma, üretim ve son kullanım tarihi bilgileri bulunmayan süt ürünlerini almayın. Sokak sütçülerinden, pazarlardan süt ve süt mamulleri alışverişi yapmayın. Marketlerde kapalı ambalajlardaki markalı peynirleri tercih edin. Aldığınız her ürünün son kullanma tarihini kontrol edin. Pastörize süt ya da pastörize edilmiş sütten yapılan sanayiden geçmiş yoğurt ve tereyağı kullanın.” uyarılarında bulundu.</p>
<p><strong>Donmuş etler pişirmeden önce soğutucuda çözündürülmeli</strong></p>
<p>Gıda ile bulaşan hastalıklardan korunmak için Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerini de hatırlatan Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sebze, meyve gibi gıdalar doğal hallerinde en iyi iken, diğer gıdalar ancak, işlendiğinde güvenli olurlar. Eğer seçim durumunda iseniz, taze veya şok dondurma işlemine tabii tutularak dondurulmuş tavuğu seçin. Birçok gıda, patojen etkenlerle kontaminedir. Özellikle tavuk etleri, sığır etleri ve pastörize edilmemiş sütler, hastalıklar açısından risk taşırlar. Mükemmel yapılan bir pişirme ile patojenler öldürülür. Ancak, gıdanın bütün kısımlarının en az 70°C dereceye ulaşması gerektiği unutulmamalıdır. Tavuk pişirildiğinde bile kemik yanında halen pişmemiş kısım kalabilmektedir. Donmuş sığır eti, balık ve tavuk eti pişirilmeden bir gece buzdolabında bekletilmeli, daha sonra tamamen çözündürülerek pişirilmelidir.” dedi.</p>
<p><strong>Bebekler için bekletilmemiş gıdalar tercih edilmeli</strong></p>
<p>“Pişmiş gıdalar oda sıcaklığına geldiği zaman, mikroorganizmalar çoğalmaya başlar.” diyen Mamçu, daha uzun süre bekletmenin riski büyüttüğüne dikkat çekti. Mamçu, “Güvenli tüketim için pişmiş besinlerin ısılarını kaybetmeye başlamadan hemen yenmelidir.&nbsp;Gıdaları güvenli bir şekilde servis etmek için, sıcak yiyecekleri 60°C üzerinde ve soğuk yiyecekleri 10 °C altında ortamlarda bekletin. Şayet, gıdaları 4 veya 5 saatten fazla bekletmeyi planlıyorsanız, pişirdiğiniz gıdayı hızla soğutup, 10 °C altında depolayın. Bebekler için bekletilmemiş gıdalar tercih edilmelidir.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Çapraz kontaminasyona dikkat</strong></p>
<p>Depolama sırasında oluşabilecek mikroorganizmalara karşı, gıdanın bir seferde tüketilebilecek boyutlarda ayrı ayrı depolanmasının en iyi koruma şekli olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Gıdaları birden daha fazla kez yeniden ısıtmayın. Güvenle pişirilmiş gıdalar, çiğ gıdalarla çok az bile olsa temas ettiğinde kontamine olabilir. Buna çapraz kontaminasyon denir. Örneğin; çiğ tavuk hazırlarken kullanılan bıçak ve kesme tahtası yıkanmaksızın pişmiş tavuğun parçalanmasında kullanıldığında, hastalıklar için pişirme öncesi mevcut olan tüm potansiyel riskler pişmiş gıdada da tekrar oluşabilir.” dedi.</p>
<p><strong>Bebek mamalarının hazırlanmasında kullanılan sular konusunda dikkatli olunmalı</strong></p>
<p>Gıdaların hazırlanışı işlemine başlanmadan ve her bir ara verme sonrası ellerin çok iyi yıkanması gerektiğini vurgulayan Mamçu, “Balık, et veya tavuk gibi çiğ gıdaların hazırlanmasından sonra diğer gıdaların işlemine başlamadan önce eller tekrar yıkanmalı. Elleriniz üzerinde herhangi bir sızıntılı yara veya enfeksiyon varsa, gıdaya dokunmadan önce yara bandı ile yaralı bölgeyi kapatmak gerekir. Köpekler, kuşlar ve özellikle kaplumbağalar gibi evcil hayvanların ellerinizden gıdaya geçebilecek tehlikeli patojenleri barındırabileceğini de unutmayın.” dedi.</p>
<p>Mamçu sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Saf ve temiz su gıda hazırlanması için önemli olduğu gibi içme amacı için de çok önemlidir. Eğer su kaynakları hakkında herhangi bir şüpheniz varsa, gıdaya ilave etmeden veya içmek için buz yapmadan önce, suyu kaynatın. Özellikle bebek mamalarının hazırlanmasında kullanılan sular konusunda çok dikkatli olun.”</p></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella/">Gıdalardan bulaşan mikropların en önemlisi Salmonella</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/gidalardan-bulasan-mikroplarin-en-onemlisi-salmonella/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu belirtilere dikkat! Influenza, Covid-19 ile karıştırılabiliyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Nov 2022 17:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[İnfluenza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1955</guid>

					<description><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Nesriye Demirel, maske, hijyen ve sosyal mesafeye uyulmadığı için Covid-19'un yanında üst solunum yolu ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor/">Bu belirtilere dikkat! Influenza, Covid-19 ile karıştırılabiliyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İç Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Nesriye Demirel, maske, hijyen ve sosyal mesafeye uyulmadığı için Covid-19&#8217;un yanında üst solunum yolu enfeksiyonlarında da artış gözlendiğini belirtti.</p>
<p>Demirel, bu dönemde yaygın görülen üst solunum yolu hastalığı hakkında merak edilenleri aktararak, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8221; *Gündemde olan üst solunum yolu enfeksiyonlarında, çoğunlukla 4-5 günde iyileşmeye başlayan boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, baş ağrısı ve yüksek olmayan ateş görülüyor.</p>
<p>*İnfluenza (grip) ise biraz daha ağır seyrediyor. Şu sıralar yaygın görülen influenza Covid-19 ile karıştırılıyor.</p>
<p>*İnfluenza virüslerinin A,B,C olmak üzere üç tipi mevcut. İnsanlarda grip enfeksiyonunda en sık neden olan influenza A virüsüdür.</p>
<p>*Hastalık <strong>38 derece üzerinde ateş, baş, yoğun kas ağrısı, bitkinlik, kuru öksürük</strong> ile seyrediyor.</p>
<p>*Covid-19&#8217;da sık görülen şikayetler ise <strong>38-40 derece ateş, 2-3 hafta süren halsizlik, kas ağrısı, kuru öksürük, baş ağrısı, nefes darlığı, ishal, tat koku</strong> kaybıdır.</p>
<p>*Covid-19&#8217;da akciğer tutulumu daha fazla görüldüğü için akciğer tutulumuyla seyreden hastalara öncelikle Covid-19 mu değil mi diye tetkik yapılarak tanı konulmalıdır.&#8221;</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/11/3/153557263-119503493gettyimages-1209025701.jpg"></p>
<p><b>&#8220;MASKE, HİJYEN VE SOSYAL MESAFEYE DİKKAT&#8221;</b></p>
<p>Üst solunum yolu enfeksiyonlarının hasta olan kişilerin konuşması, hapşurması, öksürmesi sırasında havaya saçılan damlacıkların solunmasıyla, virüsle kirlenmiş yüzeylere temasla kişiden kişiye bulaştığına dikkati çeken Demirel, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için, kalabalık ortamlardan uzak durulmalı maske kullanımına özen gösterilmeli ve el hijyenine dikkat edilmelidir. İnfluenzaya karşı yüzde 70&#8217;in üzerinde koruyuculuğu olan grip aşısı yapılmalıdır. Grip aşısı 6 ay ve üstü yaş grubunda olan her bireye yıllık olarak ekim ayında yapılmalıdır. Özellikle 4 yaşından küçük çocuklar 50 yaşından büyük kişiler, gebeler, bakım evinde yaşayanlar ve kronik sorunu olan kişiler öncelikli olarak aşılanmalıdır. El hijyenine dikkat edilmeli, sağlıklı beslenme özellikle C vitamininden zengin besinler, bol sıvı tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini artırmak için önemli olan fiziksel aktivite ve açık havalarda yürüyüş önemlidir. Kalabalık ortamdan ve hasta kişilerden uzak durulmalıdır. Yeterli ve sağlıklı uyku bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Ortam havalandırılmalıdır. Nezle ile beraber yoğun baş ağrısı, ateş, öksürük varsa, maske, sosyal mesafeye ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.&#8221;</p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor/">Bu belirtilere dikkat! Influenza, Covid-19 ile karıştırılabiliyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/bu-belirtilere-dikkat-influenza-covid-19-ile-karistirilabiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların çizdiği resimler &#8216;ruh sağlıklarını&#8217; yansıtıyor</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2022 06:50:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Çizme]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Nesrin Köseoğlu, “Çocuk resimlerini anlamak onları anlamak gibidir ve psikolojik olarak değerlendirmemizde ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor/">Çocukların çizdiği resimler ‘ruh sağlıklarını’ yansıtıyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Nesrin Köseoğlu,&nbsp;</span><strong style="font-size: 1rem;">“Çocuk resimlerini anlamak onları anlamak gibidir ve psikolojik olarak değerlendirmemizde de yardımcı olmaktadır. Küçük yaşta beyindeki düşünme hızıyla, dildeki hız birbirine eşit hızda değildir. Küçük çocukların beyni çok hızlıdır. Fakat dil gelişimi o kadar hızlı olmayabilir ve bu durumda çocuğun kendisini ifade etmede zorluklar yaşayabilmektedir. Tam da burada resim kendini ifade etmenin en iyi aracı olabilmektedir. Çocukların karaladıkları ve çizdikleri, bizim için çok değerli anlamlar ifade eder”</strong><span style="font-size: 1rem;"> diye konuştu.</span></p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/8/30/091917789-jerry-wang-rwcp91rwzem-unsplash.jpg"></p>
<p><b>OKUL ÖNCESİ, RESİM EĞİTİMİ İÇİN EN UYGUN DÖNEMLERDEN BİRİ</b></p>
<p>Okul öncesi sanat eğitimi incelendiğinde resmin çocuğun algısal, bilişsel, duygusal gelişimini iyi yönde etkilediğinin gözlemlendiğini söyleyen Uzm. Dr. Köseoğlu, <strong>“Yine bu dönem yaş grubundaki çocuklar, öğrenmeye meraklı olmaları sebebiyle resim eğitimi için en uygun dönemlerden birindedir. Resim yapmak, çocuğun sadece duygusal ve bilişsel alanını geliştirmesinin dışında el- göz koordinasyonu ve ince motor becerilerini de geliştirmektedir”</strong> açıklamasında bulundu.&nbsp;</p>
<p><b>RESİMLE TANIŞTIRIRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN</b></p>
<p>Uzm. Dr. Köseoğlu, resim eğitimi öncesi dikkat edilmesi gereken unsurları şöyle sıraladı:</p>
<ul>
<li>Çocuğun eline kalem vermeden önce biz karalama yapmalıyız örnek olmalıyız ki çocuk bunu taklit edebilsin.</li>
<li>Ufak kâğıtlarda sıkılabilirler, biraz büyük kâğıt daha iyi olabilir.</li>
<li>Resim yaparken müdahale etmemeliyiz ki çocuk kendi iç dünyasını yansıtabilsin</li>
<li>Resimlerin anlamını anlamada bir kaç soru önemli rol oynayabilmektedir.</li>
<li>Hatırladıkları bir anın resmini çizmelerini isteyebilirsiniz.</li>
<li>Çizdikleri resmin nelerden bahsettiğini sorabilirsiniz.</li>
</ul>
<p><b>YÜKSEK BİNALAR ÇİZİYORSA ÖZLEM İÇİNDE OLABİLİR</b></p>
<p>Resimlerin çocuğun hayatındaki birçok şeyi anlatabileceğine değinen Uzm. Dr. Köseoğlu,<strong> “Bir uçak çizmesi kuş gibi özgür olmayı, yüksek binalar özlemleri veya gerginliği, evden çıkan yollar rehberliğe ihtiyacını ifade edebilir. Büyük çizilen resimler çocuktaki hiperaktif ya da dürtü kontrolü zayıf olan çocuklar tarafından çizilmekte iken, daha küçük resimler biraz daha çekingen, zayıf özgüven duyusu olan çocuklar tarafından çizilmektedir. Büyük gözler çizmek kendisiyle ilgilenilmesini isteyen çocukları ifade edebilmektedir. Yine resimlerde çizilen baş resmi, otoriteyi temsil edebilmektedir. Çocuklar otoriter olan kişinin başını daha büyük çizebilmektedirler. Mutsuz çocuklar, oturan bir çocuk ya da adam resmi çizebilirler. Kişiler arasında bazı nesnelerin koyulması, iletişim eksikliğini gösterebilmektedir. Kişiler arası iletişimi, anne baba ve kardeşler arasındaki iletişimi de resimlerden tahmin edebiliriz. Kişiyi diğerlerinden ayrı yerde bırakma, o kişinin kısıtlandığını ya da bazı çocuklar tarafından daha özgür olduğunu da ifade edebilmektedir”</strong> ifadelerini kullandı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2022/8/30/091927991-lucas-alexander-sjudgtkuyys-unsplash.jpg"></p>
<p><b>SEVMEDİKLERİNİ SAYFANIN SONUNDA ÇİZEBİLİRLER</b></p>
<p>Çocuğun resim yaparken bazı kişileri aile içerisinde göstermesi ya da tam tersi göstermemesinin de bir anlamı olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Köseoğlu, <strong>“Sevmedikleri kişiyi sayfanın sonuna doğru çizme ya da hiç çizmeme durumları olabilmektedir, örneğin kardeş kıskançlığı olabilen durumları buna örnek verebiliriz. Bireyselleşme ve özgürleşme ihtiyacı duyan çocuklar kendilerini sayfanın en soluna çizebilmektedirler. Tabi ki bunların hepsinin bir bütün halinde incelenmesi, uzman biri tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir ve resim yorumlanırken çocuğun gelişim evreleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Resim çizmek üretkenliktir, hayal dünyasını geliştirmek, bilişsel gelişinde artış, dikkat becerilerinde artış, bir konuya farklı çözümler bulabilmeyi de geliştirmektedir”</strong> açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>RESİMDE DE GELİŞİM EVRELERİ VAR</b></p>
<p>Uzm. Dr. Köseoğlu, çocuklardaki resim gelişim evrelerini şu şekilde sıraladı:</p>
<ul>
<li>1,5 yaş sonrası: Nesneleri tanırlar ve kitaplardaki resimlere ilgi duymaya başlarlar</li>
<li>2-4 yaş arası dönem (karalama evresi): Karalama evresi olarak bilinir, çizgiler anlamsız olup, saat yönünde sağdan sola doğrudur, çocuk resimlerindeki farklılıklar karalama evresinden sonra görülür.</li>
<li>3 yaş civarı: Çocuk insan resimlerini sadece baş ve baş içerisinde iki göz ve ağız olarak çizmektedir. Zamanla dikey çizgilerden yatay çizgilere ve sonra da eğrilere geçerler, daha sonra yuvarlak çizmeye başlarlar.</li>
<li>4 yaş civarı: Çocuklar kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilirler. Kol ve bacakları başa bitişik şekilde, boyun olmadan çizilebilirler.</li>
<li>4-7 yaş arası (şema öncesi dönem)</li>
<li>5 yaş civarı: Artık kol ve bacaklar gövdeye bitişik değildir, boyun da resme eklenmeye başlamıştır. İnsan figürü dışında ev, ağaç, böcek, kelebek, ev de eklenmeye başlamıştır. Ancak birbirleriyle ilişkileri yoktur, yani evden büyük kelebek, böcek resimleri olabilmektedir.</li>
<li>6 yaş civarı: İnsan figürü artık daha dolgun şekilde çizilmeye başlanmıştır. Aile figürleri çizmeye başlarlar, resimlerde yer çizgisi vardır, gökyüzünü çizgiyle ayırabilirler. Saydam resim dediğimiz, örneğin evin dışından baktığımızda evin içerisinde eşyalar da görülecek şekilde çizerler.</li>
<li>7-9 yaş arası (şematik dönem): Görsel gerçeklik evresi de dediğimiz bu evrede uzaktaki nesneler daha ufak, yakındaki resimler daha büyük çizilmeye başlanır. Nesneler gerçek olana daha benzer şekilde çizilmeye başlanır.</li>
</ul><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor/">Çocukların çizdiği resimler ‘ruh sağlıklarını’ yansıtıyor</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/cocuklarin-cizdigi-resimler-ruh-sagliklarini-yansitiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri&#8230;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2022 11:50:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Çınlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Olabilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kulağa nasıl gelirse gelsin, kulak çınlaması çevrenizdeki şeyleri doğru bir şekilde duymakta zorluk çekmenize neden olabilir ve sizi kesinlikle ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/">Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulağa nasıl gelirse gelsin, kulak çınlaması çevrenizdeki şeyleri doğru bir şekilde duymakta zorluk çekmenize neden olabilir ve sizi kesinlikle çıldırtabilir. Ne yazık ki, kronik kulak çınlaması tedavi edilemez, ancak bazı kulak çınlaması türleri azaltılabilir veya hatta düzeltilebilir. Hepsi nasıl çalışıyor? Açıklayacağız.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><b><strong>KULAK ÇINLAMASI NEDİR?</strong></b></p>
<div>
<div>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Tinnitus, kulaklarınızdaki çınlamanın resmi adıdır. Kulaklarınızda kaybolmayan bir çınlama, çok rahatsız edici bir uğultu veya sadece sürekli bir gürültü. Tinnitus çok yaygındır ancak farklı şiddet seviyelerinde gelir ve farklı nedenleri olabilir. Zil yavaş yavaş gelişebilir, ancak aniden başlayabilir. Aşağıda, en yaygın beş nedeni ve kulak çınlamanızı hafifletmek veya iyileştirmek için yapabileceğiniz şeyleri açıklayacağız.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><br /><img decoding="async" src="https://cdn.karar.com/other/2022/07/30/kulak-cinlamasi-nedir-20180709173057.jpg"/><br /></b></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>1. KONSERLER VE DİĞER YÜKSEK SESLER</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yüksek seslere düzenli veya uzun süre maruz kalmak genellikle kulak çınlamasının nedenidir. Kulaklarınızda geçici çınlamanın en iyi bilinen versiyonu, gece kulübüne gittikten veya bir konsere gittikten sonra duyduğunuz çınlamadır. Ancak işinizde yüksek sesler de suçlu olabilir. Uzun süre 80 desibelin üzerindeki gürültüleri dinlerseniz işitme kaybınız olabilir. Örnekler: alarmlar, kapı zilleri 80 desibel gürültü üretir. Kulak koruyucu kullanarak yüksek seslerin neden olduğu kulak çınlamasını önleyebilirsiniz. Yüksek ses söz konusu olduğunda her zaman dikkatli olun çünkü bu tür kulak çınlaması kalıcı olabilir!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>2. HASTALIK</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Vücudunuzla ilgili bir sorun olduğunda, bazen bunu kulaklarınızdan da fark edebilirsiniz çünkü kulaklar çınlamaya başlar. Örneğin, başınız ağrıyorsa kulaklarınız da çınlamaya başlayabilir. Bunun olmasını önlemek için yeterince uyumak önemlidir. Yetersiz miktarda uyku, kulak çınlaması ile migrene neden olabilir. Bunun yanında düzenli olarak dinlenmeniz de gerekir. Stresi bu şekilde önlemiş olacaksınız, bu da olası baş ağrılarını da önleyecektir. Baş ağrısı dışında soğuk algınlığı da beraberinde kulak çınlamasını getirebilir. Burun çekme östaki borusunun tıkanmasına neden olabilir ve bu da basınç ve geçici işitme kaybına neden olur.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><br /><img decoding="async" src="https://cdn.karar.com/other/2022/07/30/basliksiz-6.jpg"/><br /></b></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>3. YÜKSEK TANSİYON</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yüksek tansiyonunuz olduğunda, kulak çınlaması alma riskiniz daha yüksektir. Zil hem düşük hem de yüksek nota olabilir. Bundan kurtulmak için tansiyonunuzu düşürmeniz gerekir. Bunu daha az şeker ve tuz yiyerek sağlayabilirsiniz; bu iki bileşen gerçekten kan basıncınızın yükselmesine neden olabilir. Daha az kafein içmek de kan basıncınızı düşürmeye yardımcı olabilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>4. KULAK KİRİ</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulak kiri kulağa oldukça iğrenç gelebilir, ancak herkesin kulağında bulunması gereken temel bir maddedir. Ancak kulak kiri çok fazla olduğunda tıkanıklığa neden olabilir. Ciddi bir tıkanıklık kulaklarınızın çınlamasına neden olabilir. Bu sorunun bir pamuklu çubukla kolayca çözülebileceğini düşünebilirsiniz. Fakat, pamuklu çubuk sorunu daha da kötüleştirebilir! Aşırı miktarda kulak kiri ile mücadele etmek için doktorunuza gidip kulaklarınızı temizletebilirsiniz. Bu bazen kulak çınlamasından kurtulmanın en hızlı yolu olabilir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<div>  </div>
<p><b><strong><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>5. KRONİK</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></strong></b></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Kulak çınlamanızdan kurtulamıyor gibi misiniz? O zaman beyniniz bir noktada biraz hata yapmış olabilir ve kulaklarınızda açıklanamayan bir çınlamaya neden olmuş olabilir. Ne yazık ki, kronik kulak çınlaması tedavi edilemez, ancak araştırmalar akupunkturun semptomları azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. Söz konusu çalışma, test edilen kişilerin yüzde 93&#8217;ünün bir iyileşme fark ettiğini gösterdi. Yani, kesinlikle denemeye değer!</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>
</div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/">Kulak çınlaması mı yaşıyorsunuz? İşte nedenleri ve önemleri…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/kulak-cinlamasi-mi-yasiyorsunuz-iste-nedenleri-ve-onemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler&#8230;</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 11:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bağ]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Kan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1674</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin kanaması geçirmek için travma şart değil. Doğuştan gelen birçok sebep ile beraber beslenme ve pek çok etkene de bağlı olarak da meydana ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/">Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyin kanaması geçirmek için travma şart değil. Doğuştan gelen birçok sebep ile beraber beslenme ve pek çok etkene de bağlı olarak da meydana gelen beyin kanamaları, erken yaşlarda da çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Şiddetli baş ağrısının çok daha büyük bir tehlikenin habercisi olabilir diyen Avrasya hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı Dr. Engin Çiftçi, beyin kanaması hakkında bilinmeyenleri anlattı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426716150.78503100.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması nedir?</b></p>
<p>Kafatası içinde yer alan tüm kanamalar beyin kanaması olarak tanımlanır ancak hangi sebeple yaşandıklarına bağlı olarak farklı isimlendirilirler. Beyni besleyen damar cidarının yırtılmasıyla kanın beyinde yayılması ve beyin dokusunu tahrip etmesine yol açar.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426716620.66234200.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması çeşitleri nelerdir?</b></p>
<p>Bir kaza veya yaralanmaya bağlı olarak ortaya çıkan beyin kanamaları travmatik, kendiliğinden oluşan beyin kanaması ise spontan olarak tanımlanır. Bunun yanı sıra gerçekleştiği yere göre ise;</p>
<p>&#8211; <strong>Epidural</strong>, (Dış beyin zarı ile kemik arası)</p>
<p>&#8211; <strong>Subdural</strong>, (Dış beyin zarı ile orta beyin zarı arası)</p>
<p>&#8211; <strong>Subaraknoid</strong>,(Orta beyin zarı ile iç beyin zarı/beyin arası)</p>
<p>&#8211; <strong>İntraserebral</strong>, (Beyin dokusu içi)</p>
<p>&#8211; <strong>İntraventriküler</strong> (Beyin içerisindeki su havuzcuklarının içi) olmak üzere 5 farklı kategoriye ayrılır.</p>
<p>Travma sonucu yaşanan beyin kanamaları beş alanda da görülebilir. Spontan gelişen beyin kanamaları ise genellikle subaraknoid veya intraserebral olarak görülür.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426717620.37616100.png"/></p>
<p><b>Bu sebepler beyin kanamasına zemin hazırlıyor</b></p>
<p>&#8211; Hipertansiyon,</p>
<p><strong>&#8211; Şeker hastalığı,</strong></p>
<p>&#8211; Bilinçsizce kullanılan doğum kontrol hapları,</p>
<p><strong>&#8211; Çok fazla alkol tüketmek,</strong></p>
<p>&#8211; Uyuşturucu madde kullanmak,</p>
<p><strong>&#8211; Bağ ve doku hastalıkları,</strong></p>
<p>&#8211; Kan sulandırıcı ilaçlar kullanmak.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426719710.30786000.png"/></p>
<p><b>Beyin kanamaları sadece yaşlılarda görülmüyor</b></p>
<p>Beyin kanamalarının genel olarak yaşlılarda görüldüğü düşünülse de gençlerde de sıklıkla görülebilir. Doğumsal damar anomalileri ve travmalar sebebiyle yaşanan beyin kanamaları,erken müdahale edilmediği takdirde çok ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Trafik kazaları, düşme, darp, ağır sporlar ve aktif bir yaşam süren genç nüfusun travmalara bağlı beyin kanaması geçirme riskini yükseltiyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426719010.87447100.png"/></p>
<p><b>Beyin kanamasının belirtileri nelerdir?</b></p>
<p>&#8211; Çok şiddetli baş ağrısı,</p>
<p><strong>&#8211; Ani bilinç kaybı,</strong></p>
<p>&#8211; Nöbet geçirme,</p>
<p><strong>&#8211; Mide bulantısı,</strong></p>
<p>&#8211; Kusma,</p>
<p><strong>&#8211; Konuşmada zorlanma,</strong></p>
<p>&#8211; Görme bozukluğu,</p>
<p><strong>&#8211; Kol ve bacaklarda halsizlik.</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426726360.50279400.png"/></strong></p>
<p><b><em>Ayrıca;</em></b></p>
<p>&#8211; Tam veya kısmi felç,</p>
<p><strong>&#8211; Bulanık ve çift görme,</strong></p>
<p>&#8211; Bayılma,</p>
<p><strong>&#8211; Kasılma ve titreme,</strong></p>
<p>&#8211; Işığa hassasiyet,</p>
<p><strong>&#8211; İdrar kaçırma,</strong></p>
<p>&#8211; Kulakta çınlama,</p>
<p><strong>&#8211; Ensede sertlik görülebilir.</strong></p>
<p><img decoding="async" src="https://www.kadinvekadin.net/modul/user/fuimg/202201/16426720620.27428500.jpg"/></p>
<p><b>Beyin kanaması nasıl teşhis edilir?</b></p>
<p>Olası beyin kanamalarının teşhisinde Bilgisayarlı Tomografi tercih edilir. Eğer yapılan inceleme sonucunda hastada beyin kanaması saptanırsa kanamanın sebebini öğrenmek için başka yollara başvurulur. Bunlar; tomografili anjiyografi (BT anjiyografi), manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve MR anjiyografi ve kasıktan girilerek yapılan anjiyografidir. (DSA)</p>
<p><b>Beyin kanaması nasıl tedavi edilir?</b></p>
<p>Beyin kanamalarına acil müdahale edilmesi gerekir dolayısıyla yukarıdaki belirtiler söz konusu olduğunda kişilerin mutlaka doktora başvurması gerekir. Uygulanan tedavinin amacı kanamanın hafifletilmesi, yaşanabilecek sorunların önlenmesi ve kanamaya sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılması üzerine kuruludur.</p>
<div>
<div> </div>
</p></div><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/">Beyin kanamasına hakkında bilinmeyenler…</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/beyin-kanamasina-hakkinda-bilinmeyenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 3 çocuktan biri göz problemi yaşayabilir</title>
		<link>https://doktordanbilgiler.com/her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir</link>
					<comments>https://doktordanbilgiler.com/her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 08:57:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.doktordanbilgiler.com/?p=1661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başta çocuklar olmak üzere, yetişkinlerde de bilgisayar, tablet ve telefonda uzun süre vakit geçirmekten gözde hasar ve miyop oranında artış ...</p>
<p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir/">Her 3 çocuktan biri göz problemi yaşayabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başta çocuklar olmak üzere, yetişkinlerde de bilgisayar, tablet ve telefonda uzun süre vakit geçirmekten gözde hasar ve miyop oranında artış yaşandığı ortaya çıktı.</p>
<p>Koronavirüs sürecinden itibaren 1,5 yıllık süreçte bu oranın daha fazla arttığı kaydedildi.</p>
<p>Op. Dr. Belgin Ekmekçiler, miyopa bağlı olarak çocuklarda okul başarısında düşüş yaşandığını belirtirken; 2035 yılına kadar her 3 çocuktan 1’inin gözlük takacağını söyledi.</p>
<p><b>“HER OKUL BAŞLAMA DÖNEMİNDE GÖZ MUAYENESİNE GÖTÜRÜN”</b></p>
<p>Çocuklarda değil, herkeste yeni dönemin hastalığı teknoloji bağımlılığı olduğunu söyleyen Ekmeçiler, çocukluk çağında kullanımın daha sık olduğunu ifade etti.</p>
<p>Çocukların dersleri koronavirüs döneminde online yayınlarda bilgisayar ve tabletten olduğu için son 1,5 yıldır oranın gittikçe de arttığını belirten Ekmekçiler, <strong><em>“Son yıllarda miyop çocuklarda 3 kat arttı. Okullarda gözlük kullanan çocuk oranı yaklaşık 2-3 yıl önceye göre 3 kat artış gösterdi. Aileler, genelde çocukları yakını gördüğü içinde uzak görüntüleri konusuna bilgileri olmuyor. Çocuklarımızda en çok miyopiye bağlı olarak okul başarısında düşme, tahtayı görememe gibi sıkıntılarımız ortaya çıkıyor. O yüzden mutlaka çocuklarımızı rutin aralıklarla ve her okul başlama döneminde göz muayenesine götürmemiz gerekiyor.”</em></strong> dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/12/17/goz-cocuk_1802.jpg"></p>
<p><b>“20-20-20 UYGULAMASINI YAPMALARINI İSTİYORUZ”</b></p>
<p>Çocuklarda ve yetişkinlerde computer vision syndrome denilen sık baş ağrısı, göz ağrısı, gözde kaşıntı, yanma, sulanma, boyun ağrısı, sırt ağrısı şeklinde şikayetlerin ortaya çıktığını aktaran Ekmekçiler,<strong><em> “Son yıllarda biz, 20-20-20 dediğimiz, 20 dakikada bir, 20 saniye süre ile 6 metreden uzağa bakma şeklinde bir uygulama istiyoruz hastalarımızdan. Bilgisayar başında çalışıyorsak ya da çocuğumuz bilgisayar başındaysa, 20 dakikada bir 20 saniyelik ara verecek. Bu arada da gidip kitap okuyacak ya da televizyon izlemeyecek. Uzaklara bakacak. Ya da gözünü kapatıp dinlendirme istiyoruz. Uzun süre bilgisayara bakmak gözde kuruluk sıkıntısına sebep oluyor. Özellikle gece bilgisayara bakmamıza bağlı olarak mavi ışığa maruz kaldığımız için melatonin hormonlarının salgılanmasını azalttığı için uyku bozukluklarına sebep olabiliyor. O yüzden mutlaka kullanırken süreye de zamana da dikkat edin. Çocuklarımızın günde iki saatten fazla ekran başında kalmamaları lazım. Bu iki saatlik süreyi de mutlaka zamana bölmemiz gerekiyor.” </em></strong>şeklinde konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/12/17/goz-cocuk_7626.jpg"></p>
<p><b>“BU ÇOK YÜKSEK BİR ORAN”</b></p>
<p>2035 yılında 3 çocuktan 1’i miyop olacağını beklediklerini dile getiren Op. Dr. Ekmekçiler, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p><strong><em>“Bu çok yüksek bir oran. Üç çocuğunuz varsa biri gözlük takacak. Her okul açılma döneminin başında ilkokul çağından itibaren göz muayenesini tavsiye ediyoruz. Gelemiyorsa bile yapacağımız şey oturduğu yerden televizyon alt yazılarını okuyup okumadığını kontrol edebilirler. Tabii ki tek göz olarak. Bir gözünü kapatıp öbür gözünü uzak bakışla. Ya da çocuğuna sorabilirler. Okulda arka sıraya geçtiğinde tahtayı görebiliyor mu? Bunları tek gözüyle, iki gözüyle değil. Eğer çocukta bu tür sıkıntı varsa mutlaka kontrole getirmeleri gerekiyor.”</em></strong></p><p>The post <a href="https://doktordanbilgiler.com/her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir/">Her 3 çocuktan biri göz problemi yaşayabilir</a> first appeared on <a href="https://doktordanbilgiler.com">Doktordan Bilgiler</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doktordanbilgiler.com/her-3-cocuktan-biri-goz-problemi-yasayabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
